D Vitamini Hangi Besinlerde Bulunmaktadır?

Bilindiği üzere günlük olarak mutlaka almamız gereken önemli vitaminlerden biri de D vitaminidir. Gerek vücut ve gerekse de beyin sağlımız açısından oldukça önemli bir vitamin olan D vitamini düzenli olarak alındığı takdirde başta kemik erimesi hastalığı olmak üzere birçok hastalığı önleyebildiği gibi vücut fonsiyonlarının da büyük ölçüde düzelmesine yardımcı olmaktadır. Vücut direncinin de artmasına olanak tanıyan D vitamini ve bu harika vitaminin daha çok hangi besinlerde bulunduğu hakkında sizlere detaylı olarak bilgiler sunmaya çalışacağız.vitamin d

Bilindiği üzere D vitamini en fazla yağlı balık türlerinden bulunmaktadır. Özellikle ton balığı, uskumru ve istidre türü balıklarda oldukça fazla D vitamini bulunmaktadır. Bu nedenle uzmanlar balık türleri arasında özellikle bu üç tür balığın çokça tüketilmesi gerektiğinin altını çizmektedirler. D vitaminin yoğun olarak bulunduğu besinlerden biri de hiç kuşkusuz yumurtadır. Birçok faydalarının bulunduğu yumurta aynı zamanda D vitamini bakımından oldukça zengindir. Bu nedenle uzmanlar özellikle kahvaltılarda yumurtanın bolca bulunması gerektiğinin altını çizmektedirler. D vitamini yönünden oldukça zengin olan bir başka besin ise patatestir. Ülkemizin çeşitli bölgelerinde bolca yetişen bu harika besin ürünü D vitamini bakımından oldukça zengindir. Dolaysıyla uzmanlar patates besininin de bolca tüketilmesi gerektiğini önemle vurgulamaktadırlar. D vitamini bakımından çok zengin bir içeriğe sahip olan besinlerden biri de tereyağıdır. Günlük kahvaltı sofralarımızda eksiltmediğimiz bu harika besinin bir özelliği ise D vitamini bakımından çok zengin bir içeriğe sahip olmasıdır. Dolaysıyla uzmanlar tereyağının da düzenli olarak tüketilmesi gerektiğinin altını çizmektedirler. D vitamini bakımından zengin bir içeriğe sahip olan bir başka besin ürünü ise peynirdir. Kahvaltı sofralarımızın vazgeçilmez besinlerinden olan peynir D vitamini bakımından oldukça zengin bir içeriğe sahip olmaktadır. Bu nedenle uzmanlar bu harika besinin de aşırıya kaçmamak kaydıyla tüketilmesinden yana olmaktadırlar.

Yukarıda da görüldüğü üzere D vitamini birçok besinlerde bolca bulunmaktadır. Dolaysıyla uzmanların da tavsiyelerini göz önünde bulundurarak bu harika besinleri düzenli olarak tüketmemiz gerekmektedir. Makalemizde D vitamini yiyecekler ve D vitamini hakkında sizlere detaylı olarak bilgiler sunmaya çalıştık. Umarız bu önemli sağlık konuları hakkında sizlere bir nebze de olsa faydalar sağlayabilmişizdir.

Sabit disk arızası ve silinen verilerin kurtarılması nasıl olur?

Hepimizin bilgisayardan sildiğimiz ve sonrasında pişman olduğumuz veriler olmuştur. Ama çok fazla üzülmenize gerek yok. Bunun için ilk önce verilerimizi bilgisayarda depoladığımız sabit disk birimini inceleyelim. Sabit disk çalışma mantığı; depoladığı verileri sırayla yazar ve o sırayı bozmadan ilerler. Yani baştan başlar ve silinen veri olsun olmasın geri dönmez. Sona vardığında ise başa döner sabit diskve işte o zaman baştan itibaren silinenlerin üzerine yazar. Yalnız silinme mantığı da sabit disk için farklıdır. Örneğin sabit disk hafızası 500 GB olsun. Sizin veriniz 200 GB hafıza doluyken 5 MB büyüklüğünde. Verinizi sildiniz ve sabit diske yükleme yapmaya başladınız. Veri kaybı yaşamanız için kalan 300 GB hafızayı doldurmuş olmanız ve silindi gösterilen yere 300 GB boşluktan artan veri eklendiği zaman gerçekleşir. Yani sabit disk aslında siz silseniz de veriyi silmez sadece açığa alır ve üzerine başka bir veri gelinceye kadar korunur. Bunun için size “Data Recovery Suite” önerebilirim. Bu ve benzeri programlar ile veri kaybı riskini en aza indirgeyebilirsiniz. Bir diğer durum ise sabit disk arızasıdır.

Arızanın Sebebi

Sabit diskin yüzeyi manyetik bir metal madde ile kaplandığı için hava ile temas ettiği anda pas yüzeyi oluşturacaktır. O sebeple normal ortamlarda sabit disk tamiri yapmak problemi mutlaka arttıracaktır. Havadaki nem ve toz miktarı vakumlanarak sıfıra indirilmiş kapalı bir ortamda bu işlem yapılır ve diskiniz, veri kaybı yaşamadan farklı bir okuyucuyla buluşur. Tabi bu işlemin meşakkatinden de anlayabileceğiniz gibi biraz tuzlu gelebilir. O sebeple başvurulan en son yöntemdir. Veri kaybı yaşamamak istiyorsanız en güzel yöntem tedbiri önceden almak ve ikinci bir sabit disk kullanarak verilerin anlık olarak iki kopya edilmesidir. İnternet serverleri de bu şekilde çalışır. Standart bir sunucu sabit disk 3 yıl ömür taşır ve bu yöntem sayesinde veriler yıllarca sorunsuz bir şekilde saklanabilir

İstanbul’da En İyi İmplant Tedavisi

İmplant zor olan bir diş tedavisi bu yüzden kesinlikle güvendiğiniz yerlere yaptırmalısınız. Gideceğiniz hekimi önceden yaptığı işlerine bakarak buna karar verebilirsiniz. İstanbul’da en iyiyi bulmak çok zor olacak.  Çünkü şehir o kadar büyük ve insan sayısı o kadar çok ki kime güveneceğinizi bilmek yine çok zor. En güveneceğiniz yer her zaman ki gibi üniversite hastaneleri olmalıdır. Çünkü tam teçhizatı olan devlet hastaneleri operasyon yapılacak konularda daha teçhizatlı oluyorlar. İmplant taktırmak bir nevi ameliyat gibi bir şey bunu en güvenilir ellerde yaptırmaya dikkat etmelisiniz. Ağız içerinde olabilecek herhangi küçük mikrop kapma durumunda tüm diş etleriniz ve çene kemiğiniz zarar görebilir.implant

implant-taktirmak-istanbulda-implant-taktirmakİmplant ağız içine vidalar yerleştirilerek doğal olmayan kökler tasarlamak ve bu tasarım üzerine takılan dişler anlamındadır. Direkt olarak kemiğe vidalanan bu aletler damağınıza kaynatılarak kök oluşumu hazırlanır. Bu yüzden dikkat edilmesi gereken nokta, vücuda yaradılış gereği olması gereken bir organı insan eliyle köklendirmenin her zaman risk taşıyacağıdır. İstanbul’da implant taktırmak için dolar ve avrolarla konuşan sektör çok pahalı işler yapmaktadır. Bu da tedavi için çok masraf demektir. Fiyat ne olursa olsun sizi ömür boyu idare edecek olan implant dişleriniz bir daha sorun çıkarmayacaktır. Yapılacak diş sayısına göre verilecek olan fiyatlar dişin tedavi edilirken gerekli olan malzemeye kadar fark etmektedir. Ucuz yapılan implant fiyatları da vardır ama yinede güvenli olması için pahalı olanları tercih etmelisiniz. Çin mallarına itimat etmemeli dişinizi yapan hekime mutlaka danışmalısınız. Ucuz diye yaptırdığınız dişler yüzünden daha çok zarar görebilirsiniz.

implant-taktirmak-istanbulda-implant-taktirmak-implant-fiyatlariİstanbul’da hemen hemen bütün devlet hastanelerinde uygulanan bu tedavi şekli özel hastanelerde de oldukça rağbet görmektedir. İstanbul’a özellikle yurt dışından gelen hastalar daha çok tedavi amaçlı olarak gelip burada dişlerini yaptırmaktadır. Yurt dışında daha pahalı olan diş tedavileri buradan gelenler için bulunmaz bir fırsattır. Her zaman iyi hekimi ve sağlıklı hayatı bulmak kolay değildir. Araştırarak sizin için en uygun olan hekimlerle dişlerinizi yaptırmalısınız. Özel hastanelerin para tuzaklarına da asla aldanmamalısınız.

Beyaz Dişlere Sahip Olma

Dişler hem sağlığımız hem de güzel bir gülüş için çok önemlidir.  Hepimiz gülümsediğimizde parlayan ve bembeyaz dişlerimiz olsun isteriz.  Bunun içinde bir çok yöntem deneriz.  Doğada bulunan besinler yardımıyla dişlerimizin daha sağlıklı ve parlak görünmesi mümkün. İşte size bunun için uygulayabileceğiniz doğal yöntemler:diş ağrısı

Kabartma tozunu dişlerinizi fırçalarken kullanırsanız hem diş mineleriniz güçlenir hem de dişlerinizdeki kahve sigaradan dolayı oluşan lekelere iyi gelir. Daha parlak dişler için karbonatı rahatlıkla diş fırçalarken kullanabilirsiniz.  Haftada bir diş fırçalarken kullanmanız yeterli olacaktır. Çünkü fazla kullanmak diş minelerine zarar verecektir.

Çileğin içinde bulunan maleaik asitte dişlerin daha parlak görünmesinde etkilidir. Çileğin bu özelliğinden dolayı diş macunlarının içinde de çilek bulunur. Aynı karbonatta olduğu gibi dişteki lekeler için doğal bir çözümdür.

Elma, havuçta dişlerin doğal yoldan temizlenmesi için tercih edilen yiyeceklerdendir.İçlerinde dişlerin beyazlaması için gereken doğal aşındırıcı lifler bulundurur.  Çay, kahve ve sigara tüketiminden sonra elma ve havucu ısırarak yemek dişlerin daha parlak  görünmesi için uygulanacak yöntemlerden biridir.

Diş Ağrısına Pratik Çözümler

 Diş ağrısı çekilmez ve dayanılmaz bir ağrıdır. Diş ağrısı ansızın ortaya birden çıkabilir. Bu anlarda mutfağımızdaki ürünlerle bu ağrıyı biraz olsun hafifletebiliriz.

Mutfaklarımızda sık kullandığımız zerdaçalın antibakteriyel ve antiseptik özelliği sayesinde diş ağrısından kurtulabiliriz. Ağrıyan dişimizin üstüne su ve zerdeçal tozunu karıştırıp  sürersek ağrının bir süre sonra hafiflediğini fark ederiz.

Karanfil yağını mutfağımızın bir köşesinde saklarsak ansızın çıkan diş ağrılarımızın azalması için ağrıyan dişimizin üstüne sürebiliriz.Bazı diş macunlarının içinde de karanfil yağı bulunmaktadır.

Mutfaklarımızın baş tacı olan sarımsakta iyi bir antibiyotik kaynağı olduğu için dişteki bakterilerle savaşarak diş ağrısının azalmasını sağlar.

Yine mutfaklarımızda sıkça kullandığımız ve yemeklerimize tat veren bir baharat olan karabiberde diş ağrısı için bir çözümdür. Karanfil yağı veya su ile karıştırarak ağrıyan diş üzerine sürülebilir.

Diş ağrısına başka bir çözümde ağızda soğan çiğnemektir. Soğanında mikrop öldürücü ve ağrı kesici bir özelliği vardır.

Diş ağrısına en pratik çözüm yolu da tuzlu sudur. Tuzlu su dişteki bakterileri temizlerken diş ağrısını da gidermektedir. 1 bardak suya 3 yemek kaşığı tuz  döküp karıştırdıktan sonra gargara yapabilirsiniz.

Kalorifer Böceği ve Hamam Böceği

Kalorifer Böceği

Kalorifer böceği, özellikle sıcak ve kuru alanlarda yaşamayı tercih eder. Kalorifer böceği insanın olduğu her alanda aktif yaşar. Kalorifer böceği, ışığa hassas olmasından dolayı gündüzleri ortada çok görülmez, akşam olduğunda daha aktif hareket ederler. Kalorifer böceği çok soğuk ülkeler haricinde her yerde yaşayıp, çoğalabilir. Kalorifer böcekleri, gıda ve besinler üzerinde sürekli dolaşır hastalık mikroplarını bırakır. Kalorifer böceğinden bulaşan mikroplar, insanların hasta olmasına neden olur. Bu böceklerin üremesini yumurtlama yaparak sağlar, yiyebildiğimiz yiyemediğimiz her şeyi yiyebilmektedir. böcekEklemli ve vantuzlu bacak yapıları ile kolaylıkla tavanda asılı kalabilir, duvara tırmanabilirler. Kalorifer böceği dış etkenlere dayanıklı yapıdadır, açlığa ve susuzluğa karşı dirençlidir. Dişi hamam böceği sürekli yumurtlama halindedir, yumurtalarını sırtında gittiği yerlere taşır ve bırakır. Koloni kurarak yaşayan, hamam böceği her yumurtlama sırasında 200 civarında yumurta yapabilir. Çok hızlı üreyebilen bu böcekler için ilk yapılan ilaçlamadan sonra ikinci ilaçlama 15 – 20 gün sonunda yapılırsa kesin sonuçlara ulaşılır. Gıda üzerine çalışan sektörler ayda 1 defa periyodik olarak böcek ilaçlama yaptırmalıdır. Kalorifer böceği ile mücadelede bireysel olarak yapılan çalışmalar etkili olmayabilir. Böcekle mücadele ve haşere ile mücadele için ilaçlama firmamızdan yardım alınız.

Hamam Böceği

Hamam böcekleri dünyanın her bölgesinde olan bir böcek türüdür. Mükemmel bir radar sistemine sahiptir. Algıları çok kuvvetlidir. Sert bir yapıya sahiptirler. Hamam böcekleri dış etkenlere karşı çok dayanıklıdırlar. Yüksek derecede ısıya ve soğuğa karşı da dayanıklıdırlar. Radar sistemleri ile yiyecekleri gıdaları tespit ederler. Hamam böcekleri radar sistemleri sayesinde bulundukları ortama gelen yabancı bir maddeyi algılayıp ayırt edebilirler. Beslenmelerini geceleri yaparlar Hamam böcekleri günün büyük bir kısmını uyuyarak geçirirler. Hamam böcekleri insanlara hastalık bulaştıran tek böcek türüdür. İnsanları ısırmazlar fakat besinler üzerinde bıraktıkları salyaları ve yumurtalarıyla insanlara hastalık bulaştırırlar. Ayrıca hamam böcekleri kâğıt tükettikleri gibi elbiselerimizde kemirirler.

Şok Ayran Diyeti

Ayran diyeti şok diyetler içerisinde yer alır ve 75 kg üzerinde kiloya sahip kişiler için önerilmektedir. Ayrıca en fazla bir ayda iki gün uygulanması tavsiye edilir. Nasıl ayran diyeti yapılır diye merak edenlere iki günlük ayran detoksu diyet listesini sizlerle paylaşıyoruz. Yağdan kilo verebilmeniz, ayran diyetlerindeki en önemli özelliklerdendir. Sizi hem fazla yağlarınızdan kurtaracak ve tok kalmanızı sağlayacak işte o diyet:ayran diyeti

Ayran diyetinin listesi:

–       Az yağlı 2 litre yoğurttan elde edilmiş ayranın içine;

–       8 adet haşlanmış kuru buğday

–       2 adet orta boy salatalık

–       4 çorba kaşığı haşlanmış nohut

Ve bir miktar da nane ilave edilecek. Tuz ve yağ ilavesi olmayacaktır.

Not: Yukarıda sunduğumuz kür bir günlüktür. Aynı kür ikinci gün taze olarak hazırlanmalıdır.

Bir dilim sabah kahvaltısında kepek ekmeği ile az yağlı peynir tüketilir. Domates ve salatalık da bununla birlikte yenebilir. Ayrıca sabah kahvaltısına bir adet haşlanmış yumurta da dahil edilebilir.

Sabah kahvaltısından akşam 8’e

Sabah kahvaltısından akşam 20:00’e kadar yukarıda tarifini verdiğimiz soğuk ayran çorbası küçük kaselerle 2 saat aralıklarla tüketilir. Ara içeceklerde ayran diyetlerinde kahve tüketilmemelidir. Bolca bunun yanı sıra su tüketilmesi gerekir.

Ayran diyetini uygulayanlar ve yorumları

Zayıflamak için yağsız yoğurt tüketmek ve bu teknikle, yağsız yoğurt tüketen insanların genel vücudundaki yağların %61’inin azaldığı, göbek bölgesinde yer alan yağların da %81 oranında azaldığı saptanmıştır.

Süt içeren besinlerde fazla kilo sorunu olan kişilerde kısıtlama getiren uzmanlar, bu kategori içerisine yağsız yoğurt tüketimini sokmamaktadır.

12 hafta ABD’nin Tennessee Üniversitesi’nde devam eden araştırmalar neticesinde, 34 denek arasında kilo problemi bulunan ve yağsız yoğurt tüketen deneklerin daha fazla kilo verdikleri gözlemlenmiştir. Düşük kalsiyum diyeti yapan deneklere göre %22 daha fazla kilo veren deneklerin yağsız yoğurt tüketimi aradaki farkı oluşturan ölçülerden biri olduğu görülmüştür.

Kasların kilo vermede kalori yakılmasında çok önemli rolü olduğuna değinen uzmanlar, bilinçsizce diyet yapanların uyguladıkları diyetlerle kas kayıplarının da olduğuna dikkat çekiyor.

Göğüsten Sütlü Akıntı Gelmesi

Hamilelik esnasında iki memeden de bir anda olan, sütlü akıntıların meydana gelmesine tıpta galaktore ismi verilmektedir. Bu durum çoğunlukla hamilelik döneminin sonlarına doğru ve bebek doğduktan birkaç gün sonrasında görülmeye başlar ve çoğunlukla iki üç sene içerisinde normale döner. Eğer emzirme işlemi bu süreden sonrada devam ediyorsa sütlü akıntı işlem bittikten sonra kesilir. Hamileliğin ve emzirilen bir bebeğin dışında durup dururken memelerde sütlü akıntı oluşması bazen fizyolojik bazen alınan ilaçlara bağlı bazen de bir takım hormonal dengesizlikler nedeniyle meydana gelebilir.justify

Genellikle bu durumun fizyolojik olarak meydana gelmesinde iki faktör etkilidir. Bunlar; göğüslerin elle aşırı derecede uyarılması ve meme başlarının emilerek aşırı derecede uyarılmasıdır. Bu durumlar çoğunlukla geçici olduğu için endişelenmeye gerek yoktur, fakat akıntı bir haftadan sonra geçmiyorsa doktor kontrolüne gitmekte yarar vardır.

Başka hastalıkların tedavisinde kullandığınız ilaçlar da kimi zaman galaktoreye neden olabilir. En yaygın olarak bu duruma sebebiyet veren ilaçların başında ise ülser ilaçları, doğum kontrol hapları, mide bulantısında kullanılan ilaçlar ve antidepresan ilaçlar gelmektedir. Bunun dışında kronik olarak morfin kullanmak zorunda olan hastalar içinde bu durum yaygın olarak görülebilmektedir.

Endokrinolojik nedenlerden dolayı meydana gelen akıntılar ise kolay kolay açıklanamaz. Bu vakalarda özellikle vücuttaki serum prolaktin maddesinin seviyesi oldukça önem taşımaktadır. Bu madde, hipofizin ön lob bölgesinden oluşturulan bir hormon çeşididir. Temel olarak vücuda sağladığı yarar, meme içerisinde süt oluşumunu sağlamak ve bir takım başka hormonlarla birlikte memenin gelişimini tamamlamasına yardımcı olmaktadır. Hamilelik ve doğum olaylarının dışında bu hormonun salgılanmasındaki yükselme tümör kitlesinin işareti olabilmektedir. Genellikle tümör nedeniyle oluşan vakalarda kişide şiddetli baş ağrıları ve görme yetisinde kayıp oluşmaktadır. Bu durumun teşhisi için bir takım görme testleri uygulanmaktadır. Bunun dışında bilgisayarlı tomografi yöntemiyle de vücut içerisinde oluşan kitlelerin yerleri tespit edilebilir. Tüm bu işlemler tamamlandıktan sonra kitlenin boyuna ve iyi niyetli yada kötü niyetli olmasına göre çeşitli tedaviler uygulanmaktadır. İlk önce uygulanan tedavi yöntemi medikal yani ilaç tedavisidir. Eğer bu tedaviye yanıt alınmazsa cerrahi operasyon ve radyoterapi tedavileri de uygulanmaktadır.

Tüm bu saydığımız nedenlerin dışında hipotalamik oluşumlar, meydana gelmiş çeşitli enfeksiyonlar, vasküler veya dejeneratif hasarlar, normal pozisyonun dışında salgılanan bronkojenik karsinoma ve cerrahi skarlar göğüsten sütlü akıntı gelmesine neden olabilir. Eğer bu hastalık tüm tedavilere rağmen kontrol altına alınamıyorsa ve kişinin gündelik ya da cinsel hayatının olumsuz olarak etkilenmesine neden oluyorsa kişinin ileriki zamanlarda bir hamilelik planı bulunmuyorsa cerrahi operasyon ile tüm kanalların çıkartılması son seçenektir. Bu durum son seçenek olduğu için kesin çözüm sağlamaktadır.

Adet Düzensizliği ve Gebelik

Adet dönemleri birbirinden farklı zamanlarda ve olması gerekenden kısa süren bayanların dikkat etmesi gereken luteal faz yetmezliği yani ikinci adet döneminin normalden daha kısa sürmesi gebelik oluşmamasına (kısırlık) neden olabilir.Normal bayanlar genellikle 28 günde bir olmak koşuluyla düzenli olarak adet görürler. Eğer bu dönemin 14.gününden hemen sonra 28 günü henüz tamamlamadan tekrardan adet dönemine giriyorsa kişi, o kişide büyük ihtimalle luteal faz durumu söz konusudur. Tıp dilinde luteal faz olarak bilinen adet döneminin ikinci periodu adet döngüsünde yumurtlama işlemi gerçekleştikten sonra diğer döneme kadar geçen zaman dilimidir. Adet döngüsündeki ikinci dönemin normalden kısa sürmesi bayanlarda genellikle yaygın olarak görülen fakat fark edilmesi zor bir durumdur. Bunun tedavisi oldukça kolaydır. Rahmin iç bölgesinde bulunan dokunun, olması gereken zamanda orada olmaması durumudur. Bebeğin rahim içine düşmesi, rahmin içerisinde bulunan dokunun zamanlamasıyla ilgili direk olarak alakalı olduğundan yumurtlama evresinden sonraki dönemin daha kısa sürmesi gebeliğin oluşmasını veya devamlılığını engelleyebilir.justify

Sağlıklı bir adet döneminde vücut kanama işlemine geçmeden birkaç gün evvelinden Follikül uyarıcı hormonları yaymaya başlar. Bu hormonların vücut içerisinde yayılmasının neticesinde, follikül kistleri gittikçe genişlemeye başlar. Kistler olması gereken büyüklüğe geldiğinde bu seferde Luteinize hormonu salgılanmaya başlar. Bu salgılanan hormonla beraber daha önce genişlemeye başlayan kistler çatlar ve içerisinde bulunan yumurtalar tüplere doğru vücuttan atılmak üzere gönderilir. Adet döngüsünün temeli buna dayanır. Fakat luteal faz yetmezliği bulunan bayanlarda bu döngü farklılıklar göstermektedir. Folliküllerin olması gerekenden az büyümesi, korpus luteumun evresinin olması gerekenden erken bitmesi ve rahmin iç bölgesinde bulunan dokuların progesteron hücrelerine cevap vermemesi luteal faz yetmezliğinin semptomları arasındadır.

Luteal faz yetmezliği tedavi edilmediğinde kısırlığa kadar gidebilmektedir. Bu yüzden çok yaygın olarak görülen bu durum kesinlikle tedavi edilmelidir. Tedavisi oldukça kolay ve genellikle kesin sonuç vermektedir. Bu nedenden dolayı, tedavide en çok dikkat edilmesi gereken nokta, adet dönemindeki düzensizliğinin neden olduğunun bulunması ve tedavinin doğru bir şekilde planlanmasıdır.

Fazlalıkları Kapatan Elbise Modelleri

Fazlalıkları kapatmak için nasıl giyinmeli? Vücudumuzdaki fazlalıkları kapatan elbise modelleri nelerdir? Fazlalıklarınızı saklamak için kıyafet seçiminin püf noktalarından bahsetmek istiyoruz.

Geniş Kalçayı Kapatan Elbise Modelleri

Kesimi bol kıyafetlerden kaçının. Sizi, üzerinize oturan kıyafetler daha zayıf gösterecektir.

Bel kısmında pile olanlardan pantolon seçerken uzak durmalısınız. Size geniş paçalı pantolonlar uygun olacaktır. Geniş kalçalıların yaptığı hatalardan biri de yanları cepli pantolonları tercih etmeleridir.elbise

Hafif aşağı doğru açılan ceket modellerini tercih edebilirsiniz. Kalçanızı örten uzunlukta olabilir.

Koyu renkli, anvelop ve hafif dökümlü modelleri etek seçiminde tercih edebilirsiniz. Sizin için diz boyu etekler de ideal olacaktır. Dikey dikiş detaylı ve ortası pilli modeller sizi olduğunuzdan daha uzun boylu gösterecektir.

Straplez ya da ince askılı modelleri elbisede tercih edebilirsiniz.

Büyük Göğüsleri Gizleyen Elbise Modelleri

İlk olarak doğru bir sutyen seçerek işe başlamalısınız. Göğüslerinizi küçük gösterecek bir sutyenle işinizi kolaylaştırabilirsiniz.

Kıyafet seçiminizde gövdenizi uzun gösterecek olanları tercih etmelisiniz.

Takı seçiminizde dikkat çeken küpeler takarsanız, göğüslerinizden dikkati yüzünüze çekmiş olursunuz.

Çok dar bluzlar, göğsü büyük olanlar için yanlış bir seçimdir.

Pantolon ya da etek seçiminde desenli modelleri tercih etmelisiniz. Gözler böylece göğüslere değil, aşağı tarafa odaklanır.

Göbek Bölgesini Kapatan Elbise Modelleri

Eğer göbeğiniz varsa göbeğinizden dikkati uzaklaştırarak, göğüs ya da bacaklara yöneltmektir. Boynunuza bunun için gösterişli bir kolye ya da aşarp takabilir, bacaklarınızı mini etek giyerek ön planda tutabilirsiniz.

Paçası dar pantolonlar da size göredir. Önü düz olan ve yanlarında ya da arkasında fermuar olan modelleri giymelisiniz.

Sizin için önden büzgülü elbiseler ideal bir seçim olacaktır. Kalın kollara sahipseniz yarım ya da uzun kollu modeller tam size göre olacaktır. Sizin için V yakalı elbiseler de doğru bir seçimdir.fazlalıkları kapatan elbise modelleri

Sizin için iki parçalı giyinmek de daha uygundur. Sizi etek üzerine giydiğiniz bluz olduğunuzdan daha ince gösterir.

Likralı ve polyester kumaş elbiselerden uzak durmalısınız. Bunlar çünkü hatlarınızı belli eder ve göbeğinizi gizlemenize yardımcı olmaz.

Beldeki Fazlalıkları Kapatan Elbise Modelleri

Beliniz eğer çok kalın ise ilk olarak yapmanız gereken şeylerden biri, omuzlara dikkat çekmektir. Omuzlarda bunun için vatkası olan bluzları tercih edebilirsiniz.

Korseli modellerde de iç çamaşırı seçimi yapabilirsiniz.

Koyu renkli kemerler özellikle belinizi ince gösterir.

Gölbaşı Evden Eve Nakliyat Firmaları

Hemen hemen herkesin hayatında en az bir kere de olsa taşınma hikâyesi vardır. Günümüzde artık evden eve nakliyat hizmetleri ile taşınmak, oldukça kolay bir şekilde gerçekleştirilmektedir. Şimdilerde taşımacılık hizmetleri bir kamyon ve birkaç kişiden oluşan taşıyıcılarla sınırlı kalmamaktadır. Taşınma işlemlerinin gerçekleşmesi için gerekli olan tüm ihtiyaçları sadece bir tek firmanın halledebilmesi mümkündür. Burada taşınacak olan kişiye düşen sadece işini profesyonelce yapan nakliyat firmasıyla irtibata girmektir. Gölbaşı ev taşıma firması ile işlemlerinizi sorunsuz bir şekilde gerçekleştirmek sizin için de artık çok kolay. Evininizdeki hiçbir eşyaya dokunmadan taşınma işlemlerinizin sağlanmasının yanı sıra kendi isteğinize bağlı olarak şahsi eşyalarınızı toplayabilirsiniz. Gölbaşı evden eve nakliyat firması, sistemli ve önceden belirlenmiş belirli bir program dâhilinde yaptığı işin eğitiminden geçmiş olan çalışanlarıyla hizmet vermektedir.justify

Evinizin taşınma esnasında her aşamada görevli olan farklı ekipler bulunmaktadır. İşinde uzman olan ve görevlerinin gereklerini yerine getiren çalışanlarla sorunsuz bir taşınma garantisine sahip olursunuz. Eşyaların ambalajlanmasında farklı yöntemler kullanılır. Doğru yapılan paketlemeler sayesinde hiçbir eşyaya zarar gelmemesi ön planda tutulmaktadır.  Ek olarak yerleştirilen koruyucu malzemeler veya desteklerle profesyonel bir ambalajlama gerçekleştirilir. Gölbaşı evden eve nakliyat tüm müşterilerine en kaliteli hizmeti vermek için, sizlerin hizmetinize sunulmuş bir firmadır. Eşyaların taşınma işlemleri, en fazla dikkat gerektiren aşamadır. Bu aşamada eşyaların zarar görmesini engellemek için, yeterli sayıda çalışanlarının yanında asansör gibi gereçlerin kullanımıyla da eşyalar, problemsiz bir şekilde taşınmaktadır.

Gölbaşı evden eve nakliyat firmalarının taşıma araçları da eşyalar ve nakliye hizmetine uygun olarak seçilmektedir. Kapasite olarak, çok eşya alabilen bu araçlar aynı zamanda güvenilir olmalarıyla da dikkat çeker. Gölbaşı evden eve nakliyat firmaları için sadece eşyaların amlajlanması ya da yüklenmesi değil aynı zamanda araca sıkışmadan ve rahat olarak yerleştirilmesine de büyük önem verir. Gölbaşı evden eve nakliyat firmaları, nakliye sırasındaki tüm aşamalarda en büyük özeni ve gayreti göstererek çalışır. Müşteri memnuniyetini ön planda tutan firmalar, aynı zamanda çevreye karşı da oldukça duyarlı davranırlar. Gölbaşı evden eve nakliyat firmaları ile kendinizi hiç yormadan taşınma işlemlerinizi gerçekleştirebilirsiniz.