Çocukların Duygusal Gelişimi Ailede Başlar

Çocuklar her şeyin ilkini ailelerinden öğrenirler. Çünkü sürekli olarak iletişimde oldukları kişiler aileleridir. Davranışları, yeme alışkanlıkları vb. her şeylerini aileleri etkiler. Aynı şekilde duygusal açıdan da anne-babalar çocuklarına bazı şeyler katarlar. Nasıl ki çocuğun eğitimi ailede başlıyorsa duygusal gelişimi de ailede başlar. Çocuklara verilen değer onların kendilerine karşı güvenlerinin oluşmasını sağlar, aynı şekilde itilip kakılmaları özgüvenlerinin eksik olmasına sebep olur vb.Çocukların duygusal gelişimi, duygusal gelişim, çocuklarda duygusal gelişimÇocuğunuzun duygusal açıdan tam olarak yetişmiş olmasını istiyorsanız ona karşı biraz daha dikkatli davranmalısınız. Bir çocuğun sürekli olarak azarlanması, fikirlerine değer verilmemesi gelecekte onun sorunlu bir birey olmasına sebep olacaktır. Çünkü kendisi ile pek ilgilenilmeyen çocuklar duygusal açıdan tam bir gelişim gösteremezler. İtilip kakılan çocuklar aşırı duygusal olur ya da aşırı saldırgan olup etraflarındaki insanları kırarak yalnız kalırlar. Çocuklarınızın içine döndük değil de dışa dönük olmasını, güler yüzlü bir birey olmasını istiyorsanız mutlaka onlara gereken değeri vermelisiniz. Çocuğunuz size bir şeyler anlatıyorsa onu mutlaka dinlemelisiniz. Sanki karşınızda bir yetişkin varmış gibi cevaplar vermeli, gerekli durumlarda konu neyse onun ile ilgili bazı fikir alışverişlerinde bulunup beyin fırtınası dahi yapabilirsiniz. Bu şekilde davranırsanız çocuğunuz kendini daha iyi ifade edebilecek ve size karşı açık sözlü olabilecektir. Bu da elbette onun duygusal anlamda kendini tamamlamasına destek olacaktır.

Pısırık, içine kapanık, bir çocuğunuz olmasını istemiyorsanız etkili iletişim kurmayı anne-baba olarak öğrenmelisiniz. Tabii çocuğum içine kapanık, korkak birisi olmasın deyip kavga etmeyi, insanları incitmeyi öğretmemeniz gerekmektedir. Kötü örnek teşkil edebilecek her türlü davranışlardan uzak durmalı, iyi olan, güzel olan şeyleri çocuklarınıza öğretmelisiniz. Çocuğunuza onu sevdiğinizi söyleyin, aynı zamanda onu ne kadar çok sevdiğinizi de ona gösterin. Sadece seviyorum demek ile sevilmez. Mutlaka sevdiğinizi çocuklarınıza davranışlarınız ile göstermelisiniz. 15-20 yıl öncesinin çocuğu içinden sev dışından seversen şımarır saçmalıklarını ardınızda bırakın. İnsan nadide bir varlıktır ve sevmeye sevilmeye muhtaçtır. Birisi sevildiği için şımarmaz, kesinlikle böyle düşünmeyin.

En Çok Oynanan Maçları Veren İddaa Blogları

İddaa En Çok Oynanan Maçlar, İddaa En Çok Para Yatırılan Maçlar, İddaa Blog Siteleri, Maç Veren İddaa Blogları

Bugün bloğumuzda çok daha farklı bir başlık ile karşınızdayız, iddaa oyunu ile alakalı olarak kaleme alacağımız bu konuda oynanacak olan maçların öneminden bahsedeceğiz. En büyük özellik ise en çok oynanan maçlar üzerinde olacak. Çünkü iddaa oyuncuları için en çok oynanan maçlar tahmin yapma esnasında çok işe yarar ve akıllarda hemen tamam işte budur dedirten bir düşünce oluşturur. Maçları görünce evet zaten ben de bu maça oynayacaktım dedirtir. Ama bazılarımızın yanıldığı noktalar da oluyor haliyle. En çok oynanan maçları görmek demek illa ki o maçın doğru tahminle sonuçlanacağı demek değildir. Maçların en çok oynanan olması esnasında elbette en çok hangi bahsin de yapıldığı belirtilir. Örnek vererek açıklayacak olur isek daha güzel olacaktır.

Örneğin, Galatasaray – Fenerbahçe müsabakası olsun yakın bir tarihte. Size vereceğimiz sitelerde bu maçın en çok bahis yapılanlar listesinde olduğunu elbette göreceksiniz ancak hangi tahminlerin yapıldığını da göreceksiniz. 5 seçenek üzerine konuşacak olur ise %20 Galatasaray kazanır, %30 berabere biter, %24 Fenerbahçe kazanır, %16 2.5 üstü biter, %10 ile de alt biter gibi bir istatistik karşınıza gelebilir. Verdiğim rakamların hepsi kafadan atarak yazılmıştır. Bunu da belirtmek isterim. Yoksa Galatasaray’ı ya da Fenerbahçe’yi favori göstermek gibi bir hal söz konusu değildir. Eğer en çok oynanan maçları görüntülemek istiyor iseniz verdiğimiz resme tıklamanız yeterli olacaktır. Açılan sayfadaki tablolardaki web sayfaları size en çok para yatırılan maçları gösterecektir.

Ayrıca üstünde durmak istediğim bir diğer mevzu ise iddaa bloglarıdır. Aslında ne gibi şeyler söyleyeceksin diyebilirsiniz ama iddaa blog siteleri gerçekten çok önemlidir. Bazılarında banko maçlar görürsünüz. Ancak ülkemizde gördüğüm kadarıyla bu işi layığı ile yapan çok az kişi var. Bazı bloglarda ücretli maç tahminleri veriliyor ama ne denli doğru tahminler veriliyor bilgim yok. En önemlisi de nasıl bu kadar emin olabiliyorlar kendilerinden onu anlamıyorum. Millet sizi dinleyip sözünüze güvenip milyarlar yatırıyor maçlara. Tutmadığı zaman nasıl olacak? Bunu düşünerek hareket ederseniz çok güzel olur. Maç veren iddaa blogları yabancılarda çok daha yaygın şekilde. Ama onlarda ücretli maç vermek yok. Onlarınki tamamen ücretsiz ve her gelen kendi fikrini yazıp gidiyor bu bloglara. Tek maç oynanabilir bir bültene sahip olmaları da bu işi ücretsiz yapmalarına vesile oluyor.

Bizde ise böyle bir şey yok maalesef. Tek maç oynama imkanımız hep sınırlı olduğu için milletimiz ücretli maç veren yerlere yöneliyor. Sosyal medya sitelerinde de böyle sayfalar açılmış durumda. Bir tane arkadaşın dışında öyle aman aman tutturan da görmedim. Ama bu arkadaşımız gayet iyi yapıyor işini. Aslında normal, çünkü avantajları kullanıyor. Yabancı iddaa firmalarını tercih ediyor. Orada her türlü bahis serbest. Doğal olarak iddaa blog siteleri de onu takip ediyor ve buna göre maç veriyorlar ziyaretçilerine. Yalnız şunu da görüyorum, Türkiye’den yapılan tahminler yabancılara göre daha iyi. Belki biz Türkler şikeli maçlar peşine çok düşüyoruz ama tahmin yapan arkadaşlarımız yabancılardan daha iyi yorumluyor maçları. İddaada en çok para yatırılan maçları da görebileceğimiz bir ekran olduğu için önümüzde, kaybeden ya çok kaybediyor ya da kazananlar epey fazla oluyor. Aslında en sorunlu şey de burada başlıyor. Bültende yapılan oran şaşırtmacaları nedeniyle kaybetme yüzdesi kazanma yüzdesine göre çok daha fazla. Bu da demek oluyor ki hala zarardayız. Umarım sizi yönelttiğimiz sitelerdeki geniş ekran iddaa programına sahip firmalara bir göz atma şansınız olur. Bakmadan geçmeyin!

Cep Telefonu Alırken Nelere Dikkat Edilmeli?

Yeni bir cep telefonu alacaksanız burada okuyacağınız noktalara dikkat ederek güzel bir telefon seçiminde bulunabilirsiniz. Teknolojinin her geçen gün biraz daha iyiye gitmesine karşın bazı markalar telefonlarında hala geliştirme çalışmaları yapmıyorlar. Ancak birçok kişi bunu göz ardı ettiği için hiç etmeyecek telefonlara etmeyecek miktarlarda ödemelerde bulunuyorlar. Eğer siz verdiğiniz paraya değecek bir telefon almak istiyorsanız telefon alırken şu noktalara dikkat edin.Cep telefonu seçimi, telefon alırken, telefon seçimi

  • 5G uyumlu olsun: Yakın zamanda geçtiğimiz ve birçok kişi tarafından kullanılmaya başlanan 4.5G internet başta olmak üzere genel anlamda iletişimde yeni bir dönem başlattı. Hız ve güvenliğin beraberinde geldiği 4.5G ne yazık ki her cihaz tarafından desteklenmiyor. Bu nedenle satın alacağınız telefonların mutlaka ama mutlaka 4.5G uyumlu olup olmadığını kontrol etmeli ve uyumlu bir modeli satın almalısınız.
  • Şarjı uzun süre dayanmalı: Bataryası kuvvetli bir telefon satın almanız çok kısa sürelerde şarjınızın bitmemesini sağlayacağı için olabildiğinde güçlü bir bataryası olan telefon satın alın. Bataryanın gücü ne kadar yüksek ise o kadar uzun süre telefonunuz ile zaman geçirebileceğiniz için bu önemli bir noktadır.
  • Ekran boyutu ideal olsun: Bu aslında birçok kişiye göre değişkenlik gösteren bir noktadır. Ancak genel anlamda ele alacak olursak satın alacağınız telefonun ekranı ne çok küçük ne de çok büyük olmalıdır. Küçük ekran kullanım açısından sorun teşkil ederken büyük ekran da telefonunuzu taşırken sorun yaşamanıza sebep olabilir. Bu nedenlerden dolayı satın alacağınız telefonun ideal ekran boyutu bulunmasına dikkat etmelisiniz.
  • Kolay tamir edilebilir olmalı: Son zamanlarda cep telefonlarının çok fazla değer kazanması sebebiyle kaçak ya da taklit ürünler satılmaya başlandı. Durum böyle olunca birçok kişi garantisi bulunmayan ve yedek parça bakımından sıkıntılı olan cep telefonlarından satın aldı. Yedek parça sorunu olan telefon satın alanlar arıza halinde telefonlarını tamir ettiremeyip mecburen değiştirmek zorunda kaldı. Böyle bir sorun yaşamak istemiyor ve küçük arızalarda telefonunuzu tamir ettirmek istiyorsanız mutlaka bilindik markaları tercih etmelisiniz.

Yazlık Kıyafet Alırken Nelere Dikkat Edilmeli?

Haziran itibariyle yaz sıcakları iyice hissedilir hale geldi. Sıcaklardan bunalmamak için yapılabilecek birçok şey bulunuyor. Bunların en başında elbette kıyafet seçimi geliyor. Yazlık kıyafet alırken dikkat edilmesi gereken noktalara dikkat ederseniz sıcağın etkisine biraz daha az maruz kalabilirsiniz. Kıyafet alırken dikkat edilmesi gereken birkaç farklı nokta bulunmaktadır. Bu noktaların arasında renk, kumaş ve biçim gelmektedir.Yazlık kıyafet alırken, yazlık kıyafet seçimi, kıyafet tercihiBir kıyafetin rengi ne kadar koyu ise o kadar fazla derecede sıcağı hissettirecektir. Çünkü koyu renkler güneş ışınlarını yansıtamamakta ve emmektedir. Emilen güneş ışınları da haliyle vücuda sıcaklığını aktarmakta ve bu nedenden dolayı bunaltıcı olmaktadır. Yazlık alırken mutlaka açık renkler almaya özen gösterin. Beyaz, toz pembe, açık mavi, cam göbeği, ten kahverengisi güneş ışınlarını en iyi yansıtan renklerdir. BU renklere sahip kıyafetler tercih ederseniz sıcaktan bir nebze de olsa korunmuş olursunuz.

Kumaş seçimi de en az renk seçimi kadar önemlidir. Mümkün olduğunda naylonlu kumaşlardan uzak durun. Özellikle de şu günlerde naylonlu kıyafetler giymeniz aşırı derece sıcağa maruz kalmanıza sebep olacaktır. Vücudunuzun vıcık vıcık ter içinde kalmaması için hava geçiren kumaşları tercih etmelisiniz. Özellikle pamuklu kıyafetler giymeniz yazın sıcağından korunmanız açısından önemlidir. Kumaşlarınız ne kadar delikli ise ve açık renkse o kadar az seviyede ısıyı vücudunuza aktaracaktır.

Biçim açısından baktığımızda ise olabildiğinde kısa kollu ve mümkünse delikli bir şekle sahip kıyafet tercih edin. Vücudunuz alabildiği kadar hava alsın. Teniniz ne kadar hava ile temas halinde olursa o derece az terleyecek ve sıcağın üstünüzde bırakacağı yorgunluğun oluşmasını o derece engelleyecektir. Şort, kapri, t-shirt,  şapka gibi mevsimlik kıyafetlere yönelmeniz daha iyi olacaktır. Kot pantolon, tayt gibi kıyafetler sıcakta kullanmak için pek uygun değillerdir. Hava geçirme özelliği pek fazla olmayan malzemeden üretildikleri için gün boyunca bunaltıcı olacaktır.

Windows mu Mac mi?

Bilgisayar kullanımı son 4-5 yılda iyice artış gösteri. Artık neredeyse her evde bir hatta birkaç tane bilgisayar bulunuyor. Standart bir kullanım amacıyla bilgisayar satın alan kişiler genel de satın alacakları bilgisayarlara pek önem vermiyorlar. Onlar için bilgisayarın çalışıyor ve iş görüyor olması yeterlidir. Ancak standart bir kullanıcı olmayıp da nitelikli işler yapan kişiler satın alacakları bilgisayarları özenle seçmektedir. Zaten olması gereken de budur. Çünkü nitelikli işler ile uğraşan kişilerin bilgisayarlarının yeterli kapasitede olması gerekmektedir. Mimar, mühendis, yazılımcı, tasarımcı vb. gibi işinin büyük bir kısmı bilgisayar üzerinde görülen kişilerin bilgisayar tercih ederken oldukça seçici olması gerekmektedir. Bilgisayar seçerken dikkat edilmesi gereken ilk şey donanım ikinci şey ise yazılımdır. Kullanılacak olan cihazın işletim sisteminin ne gibi avantajlar sunduğu bilinmeli ve buna göre tercih yapılmalıdır.İşletim sistemi, Windows işletim sistemi, Linux işletim sistemi, Mac işletim sistemiİşletim sistemi olarak en yaygın kullanım Windows, Mac, Linux şeklinde sıralanmaktadır. Linux daha çok kodlama, yazılım geliştirme vb. işler yapanların tercihidir. Çünkü Linux açık kaynak kodlu bir işletim sistemidir ve geliştirmeyi bilen kişiler Linux tabanını kullanarak kendilerine özel bir işletim sistemi ortaya koyabilmektedirler. Windows ise kapalı kutudur. Bu ifade Windows’u en iyi tanımlayan ifadedir. Çünkü Windows üzerinde yapılabilecek şeyler sınırlıdır. Çünkü açık kaynak kodlu değil korumalı bir yapısı bulunmaktadır. Güvenlik açısından baktığımızda Linux’a virüs bulaşması ihtimali çok düşüktür. Çünkü Linux için oturup da virüs yazan kişi sayısı bir hayli azdır. Linux’a kıyasla Windows’a virüs bulaşma riski aşırı yüksektir. Apple markasının kendi işletim sistemi olan Mac ise Linux ve Windows’a göre çok daha farklı bir platformdur. Mac işletim sistemine virüs girmesi, bilgisayarın çökmesi gibi bir sorun oluşmasının ihtimali yok denecek kadar azdır. Kodlaması gereği Mac kendi kendini koruyan bir sistemdir. Finansal işler, mühendislik, yazılımcılık vb. gibi konularda faaliyette bulunuyorsanız Windows yerine Mac kullanabilirsiniz. Bu noktada Linux’u bir kez daha hatırlatmak gerekir. Linux açık kaynak kodlu olduğundan yazılım işi ile uğraşanlar için Mac ve Windows’a kıyasla daha iyi bir tercih olacaktır. Ancak bilgisayarıma virüs bulaşmasın, format atmakla uğraşmak istemiyorum, bilgisayarım çökmesin diyorsanız Mac’e yönelmelisiniz.

Kadınların Yaz Sorunları

Yazın gelmesi ile birlikte plajlar yine ana baba günü gibi olmaya başladı. Çoluk çocuk, genç yaşlı demeden hemen hemen herkes plajlara akın edip, denizin serin sularında vakit geçiriyor. Tabii yaz bu kadar güzelliğinin ve keyif vericiliğinin yanı sıra bazı sorunları da beraberinde getiriyor. Özellikle bayanlar açısından bazı sorunlar daha yazın başındayken ortaya çıkıyor. Bayanların erkeklere göre biraz daha takıntılı olduklarını varsayarsak yaz demek bayanlar için bir sorunlar dizisi demektir. Çünkü bayanlar fazla kilolarından kurtulmaya çalışırlar, varislerini eritmeye uğraşırlar, geçen yıl aldıkları mayo ve bikiniler üstlerine olmadığında sinir krizleri geçirip rahatlamaya çalışırlar vb.Bayanların yaz sorunları, yaz sorunları, bayanların sorunları

Kadınların bu kadar fazla yaz sorunu olunca tabii yaz onlar için biraz sorunlu geçer. Aslına bakarsanız bayanların kendilerine biraz aman ayırması sonucunda böyle sorunlar ortadan kalkmaktadır. Henüz bahar dönemindeyken kilo vermek için diyet yaparsanız fazla kilolarınızın en azından bir kısmını ardınızda bırakabilirsiniz. Bir bayan olarak siz üstünüze düşeni yaparsanız vücudunuz da buna uyum sağlayacak ve yağlarınızın fazlasını eritecektir.

Bir bayan olarak alışveriş etmek sizin en doğal hakkınızdır. Geçen sene aldığınız mayoyu-bikiniyi bir kenara atın gitsin. Kendinize size yakışacak yeni bir mayo –bikini alın. Psikolojik açıdan kendinizi yiyip bitireceğinize biraz parayı hiç etmeniz daha mantıklıdır. Varis veya selüloit sorununuz var ise bu sorunları aşmak için de bir hekimden yardım alabilirsiniz. Bunların hiç birisi önemli sorunlar değildir. Her birini birkaç günlük uğraş ile arkanızda bırakabilir ve yazın keyfini sürebilirsiniz.

Kişisel sorunları gerinizde bıraktığınızda tek dert edeceğiniz şey çocuklarınız olacaktır. Eğer çocuğu olan bir bayan iseniz denizin keyfini çıkartırken bir yandan da onlar ile ilgilenmek zorundasınız.  Ancak bu da o kadar büyük bir dert değil. Birkaç günlüğüne çocuklarınızı annenize bırakın ve eşiniz ile unutamayacağınız bir yaz tatiline çıkın. Aşk, romantizm ve daha birçok şeyi eşiniz ile birlikte deniz için gittiğiniz yerde yaşayabilirsiniz.

Yüzdeki Çilleri Azaltmanın Yolları Nelerdir?

Son dönemlerde bireylerin en fazla merak ettiği konulardan biri de yüzdeki çilleri yok etmenin yollarının neler olduğu konusudur. Makalemizin de ana konusu olan bu önemli konu hakkında sizlere ve merak edenlere detaylı olarak bilgiler sunmaya çalışacağız. Bilindiği üzere birçok cilt sorunlarının giderilmesi amacıyla evde doğal yöntemler uygulanmaktadır. Bu yöntemler arasında yüzdeki çillerin yok edilmesi amacıyla uygulananları da bulunmaktadır. Peki bunlar hangileridir? dilerseniz hemen bilgi vermeye başlayalım.yüzdeki çilleri geçirme, çilleri geçirme, yüzde çil oluşması

Çilleri Yok Etmek İçin Evinizde Kolaylıkla Uygulayabileceğiniz Doğal Yöntemler Şunlardır;

  • Meyve özlü kozmetik peeling kremler: Bu harika besleyici kremler sayesinde hafif ve orta düzeydeki çilleri kısa sürede kalıcı olarak yok edebilirsiniz.
  • Emzim ve doğal peeling yöntemi: Bu yöntemi de evinizin konforunda kolaylıkla hazırlayabilir ve cildinizde bulunan çillere sürerek kısa süre sonrasında başarılı sonuçlar alabilirsiniz.
  • Doğal maskeler: Yine evinizde kolayca hazırlayabileceğiniz doğal maskeler sayesinde yüzünüzde oluşan çilleri kısa sürede kalıcı olarak ortadan kaldırabilirsiniz.
  • Kimyasal peeling: Bu yöntem kullanabileceğiniz en son tedavi yöntemidir. Özellikle zorlu çillerde başarılı sonuçlar alabileceğiniz kimyasal peeling yöntemine başvurmadan önce dermatologtan onay almanız faydanıza olacaktır. Çünkü adında da anlaşılacağı üzere kimyasal içeriklere sahip olan kimyasal peeling yöntemi yanlış uygulandığı takdirde cildinizde ciddi anlamda hasarlar bırakabilmektedir.

Yukarıda da görüldüğü üzere yüzümüzde oluşan çillerin yok edilmesinde birçok uygulamalar etkili olabilmektedir. Evinizde kolayca hazırlayabileceğiniz bu uygulamaların en belirgin niteliklerinden biri de herhangi bir maliyet gerektirmemesi ve yan etkisiz olmasıdır. Ancak kimyasal peeling uygulaması yan etkili olduğundan ilgili doktorunuzdan onay almadığınız durumlarda kesinlikle tatbik etmenizi tavsiye etmemekteyiz.

Çillerin Yok Edilmesinde Uygulanan Başka Bir Tedavi Yöntemi Var Mı?

Çillerin yok edilmesinde uygulanan bir başka tedavi yöntemi de tabiki doktor tarafından yeşil reçete ile yazılan reçeteli ilaçlardır. Ancak bu ilaçların da bazı yan etkileri olduğu bilinmektedir. Dolaysıyla mecbur kalmadıkça yeşil reçeteli ilaçlara yönelmemelisiniz. Özellikle hafif ve orta düzeylerde çil sorunlarınız varsa yukarıdaki tedavi yöntemlerinden maksimum düzeylerde başarılı sonuçlar elde edeceksiniz.

Çil sorunlarında önemli olan başka noktalarda da bulunmaktadır. Bu noktalardan biri de yukarıdaki doğal tedavi yöntemlerinin düzenli olarak hayata geçirilmesidir. Düzenli olarak uyguladığınız takdirde çil sorunlarınızda büyük bir iyileşme görüldüğünü fark edeceksiniz.

Bu Doğal Tedavi Yöntemleri Tüm Çil Sorunları İçin Geçerli Midir?

Elbette yukarıda belirttiğimiz doğal tedavi yöntemi en zorlu çil sorunlarında bile oldukça başarılı sonuçlar verebilmektedir. Hatta internet dünyasına giriş yaptığınızda birçok bireylerin bu doğal tedavi yöntemleri sayesinde yüzündeki çil sorunlarından kısa sürede ve kalıcı olarak kurtulduğunu göreceksiniz.

ANDROİD TELEFON KULLANMANIN AVANTAJLARI

Teknolojinin devamlı olarak gelişim ve değişim göstermesinden dolayı teknolojik gelişimler kısa sürede cep telefonlarına da etki etmiştir. Hayatımızın oldukça kolaylaşmasını sağlayan Android telefonların birçok avantajı bulunmaktadır. Kısa dönem önce hayatımızda bu denli yer edineceğini düşünmediğimiz Android akıllı telefonlar şimdilerde hayatımızın merkezinde yer edinmiş durumdadır. Herkes için hayatının büyük bölümünü kaplayan bu Android telefonların ne gibi avantajları olduğunu ve bize ne gibi faydalar sağladığını inceleyelim.android telefonlar, akıllı telefonlar, akıllı telefon özellikleri

Akıllı telefonların faydaları

Teknik özellikleri hızla değişim göstermesi ve işletim sisteminin artış göstermesiyle tüm işlerimizi kolaylıkla giderebiliyoruz. App store bölümünde akla hayale durgunluk veren, eğlenmememizi sağlayan ve her türlü ihtiyacımızı telefon üzerinden gidermemize yardımcı olan uygulamalar yer almaktadır. Sosyal medya ağları üzerinden gitmiş olduğunuz özel gezi mekânlarında anında Check-in yaparak yerinizi bildirebilir, sevdiğiniz bir fotoğrafı daha güzel bir görünüme sokarak İnstagram ve facebook gibi sayfalarda yayınlayabilir, paylaşımlarınızı Twitter üzerinden birçok kişiye duyurabilirsiniz. Farklı bir yemek tarifi arayışına girdiğinizde veya karşınıza çıkan bir soruya kısa sürede açıklık getirmek istediğinizde anında internet üzerinden yardım alabilirsiniz. Canınız sıkıldığında istediğiniz kadar müzik dinleyebilir, farklı oyunlar oynayabilirsiniz. Aynı zamanda ÖdeAl uygulaması sayesinde tahsilat yapma gibi tüm işlerinizi halledebilirsiniz. Android özellikli bir telefona sahipseniz artık telefonunuzun kaybolma, çalınma gibi durumu olmayacaktır. Telefonunuza indireceğiniz Airdroid uygulaması sayesinde artık telefonunuzu kablosuz internet ağları üzerinden kolaylıkla yönetebilir ve nerede olduğunu kolay bir şekilde tespit edebilirsiniz.

Esneklik özellikleri

Android özellikte ki bir telefonu diğer mobil işletim sistemlerinden ayırmakta olan en önemli özellik esnekliktir. Android sistem kendi çapında fazlası ile esnek olduğu kullanıcıya birçok imkân sunmaktadır. Cihazın ara yüz değişikliğinden tutunda cihazda gerekli olan birçok değişikliği bizzat kendiniz yapma özelliğine sahipsiniz. Bu durumun tek yan etkisi cihaza ve konulara vakıf olmanızdan geçmektedir. Aksi takdirde gerekli düzenlemeleri yapmanız çok zordur. Bu esneklik özelliği Android cihazınızı dışarıdan gelebilecek saldırılara karşı da açık hale getirmektedir. Çünkü play store üzerinde yer alan tüm uygulamaları indirebilme özelliğine sahip olduğunuz için bu size hem avantaj hem de dezavantaj kazandırmaktadır.

Tansiyonunuzu Dengelemek İçin Bunlara Dikkat Edin

Tansiyon nedir ve çeşitleri?

Kalbin kanı organlara ulaştırılması için yaptığı pompalama işlevi kısaca tansiyondur. Kalbin önce kasılarak kanı pompalaması büyük tansiyon, gevşemesi ise küçük tansiyon olarak adlandırılır. Kan pompalaması sırasındaki basıncın yüksekliği ya da düşüklüğü, tansiyon rahatsızlığını gösterir. İki çeşit tansiyon rahatsızlığı vardır

  • Hipotansiyon: kan basıncındaki anormal düşüklük hipotansiyon olarak anılır. Belirli bir neden olmamakla birlikte, hipotansiyona neden olan rahatsızlık araştırılıp tedavi edildiğinde çözülür
  • Yüksek tansiyon ( hipertansiyon) : Kan basıncının yüksek olmasına Hipertansiyon denir. Tansiyon değerleri, normal değerlerin üzerindedir. Çeşitli rahatsızlıklar neden olabilecekken, genetik faktörler önemli bir nedendir. Tedavi edilmezse ciddi rahatsızlıklara, hatta ölümlere neden olabilir.

tansiyon, tansiyona dikkat edin, tansiyona iyi gelen besinler

Tansiyon neden düşer ya da yükselir

Tansiyon düşüklüğü kendi başına ciddi bir problem olarak görülmez. Temelinde yatan nedenler tedavi edildiğinde geçer. Ani tansiyon düşmelerinde ise sırt üstü uzanarak, bacakları yukarıya kaldırmak ve tuzlu sıvı gıdalar almak tansiyonu dengeleyecektir. Yüksek tansiyon, ülkemize neredeyse her üç kişiden birinde görülebilmektedir. Yanlış beslenmeye bağlı oluşan obezite, şeker hastalığı, sigara ve alkol kullanımı, hareketsiz yaşam, aşırı stres, yaşlılık, tuz alımındaki fazlalık gibi nedenler, yüksek tansiyona neden olabilir. Ayrıca kronik böbrek hastalıkları, Tiroid bezi rahatsızlıkları da yüksek tansiyona neden olabilir. Ancak yüksek tansiyonda en temel neden, genetik yatkınlıktır. Yani ailede yüksek tansiyon hastalığı olan bireyler, yüksek risk grubundadır.

Tansiyona iyi gelen besinler

Hipotansiyon yani düşük tansiyon rahatsızlığı, tuzlu ayran içilmesi ile kolayca giderilebilen bir rahatsızlıktır. Ancak yüksek tansiyon, çok daha ciddi bulgular veren bir hastalık olup, bazı besinlerin tüketilmesi yüksek tansiyona iyi gelebilir.

  • Sarımsak, yüksek tansiyon dostu bir besindir. Özellikle çiğ tüketilen sarımsak, yükselmiş olan tansiyonu hızla düşürecektir.
  • Sebzeler tansiyonun düşürülmesine yardımcı besinlerdir. Sebzeleri asıl fonksiyonu, vücut için gerekli olan besin değerleri ile lifleri barındırdığından, tansiyonun yükselmesine neden olmazlar. Özellikle kereviz, kabak, brokoli gibi sebzeler, tansiyonu düşürmede yardımcı olur.
  • Kuruyemişler. Ceviz, badem gibi kuruyemişlerden özellikle sert kabuklu olanları kalp dostu besinlerdir. İçeriğindeki yüksek orandaki Omega yağları, lalp sağlığı için çok önemlidir.
  • Deniz ürünleri içeriğindeki faydalı proteinler nedeniyle son derece sağlıklıdır. Ayrıca sodyum açısından zengin olan deniz mahsüllerini haftada 2 kez tüketmek, kalp sağlığı için faydalıdır

Çocuklara Kaç Yaşında Tuvalet Eğitimi Verilmelidir?

Çocuk gelişiminin en önemli parçalarından olan tuvalet eğitimi, çocuğunuzun hijyen ve temizlik konularında da eğitim almasını sağlıyor.  Özellikle 18 ay sonrası ve 3 yaş arasını kapsayan bu dönem çocukların başkalarına ihtiyaç duymadan rahatlıkla tuvaletini yapmasını sağlıyor.  Bu döneme çok yabancı olan çocuklar,  zor ve sıkıcı geçirecekleri bu sürede sizleri de aynı şekilde stres altına sokabilirler. Sizler sakin ve temkinli olursanız, durum  iki taraf içinde mutlu sonuçlanır.çocuklarda tuvalet eğitimi, tuvalet eğitimi yaşı, sorunsuz tuvalet eğitimi

Anne Ve Baba Hazır  Mı?

Çocuğu tuvalete hazırlamada en büyük görev hiç şüphesiz anne ve babaya aittir. Anne ve babanın da  tuvalet eğitimine hazır olduğu bir dönemde tuvalet eğitimi verilmelidir. Çünkü kopuk kopuk verilen eğitimin  hiçbir faydası yoktur, hatta zararı vardır.  Anne veya eğitimi verecek olan  kişinin bu süreçte hiçbir işi olmamalı ve bütün vaktini çocuğa ayırmalıdır. Çocuğunuzun bu süreci hızlı ve sağlıklı geçirmesini istiyorsanız; erkek çocuğunu  babası, kız çocuğunu  da annesi eğitmelidir. Bu şekilde daha sağlıklı sonuçlara ulaşırsınız.

Tuvalet Eğitiminin Sorunsuz Geçmesi İçin Neler Yapılmalıdır?

1- 18 ve 36 haftalık dönemler arasında verilecek olan eğitiminin ne zaman biteceği hiç belli olmaz, bu yüzden siz şu zaman biter bu zaman biter diye hiç zaman kavramına girmeyin. Sonucunda üzülen siz olursunuz.

2- Alıştırma kilodu kullanmayı deneyin. Bu size yardımcı olacaktır.

3- Lazımlık alın ve çocuğunuzu ona alıştırmaya çalışın. Ona uyum sağladıktan sonra tuvalete rahatlıkla gidebilir.

4- Çocuğunuzun tuvaletine pis, kötü, iğrenç kokuyor gibi kelimeler kullanmayın. Bu kelimeler bu eğitimi başlamadan bitirir.

5- Gündüz eğitimini verip,  gece bezlemeyin. Bu en büyük yanlışlardan biridir. Önüne geçmek için akşam  yatmadan tuvaletini yaptırın ve gece boyu belli aralıklar ile tuvalete kaldırın.

6-Çocuğunuzun yatağına alez alıp serin, arada tuvaletini yatağa yaparsa sıkıntı olmasın.

7- Çocuğunuza asla bağırıp çağırmayın kesinlikle;  bu tuvalet alışkanlığını zora sokar,  çocuk korkar ve altına yapmaya devam eder.

8- Başkasının çocuğuyla kendi çocuğunuzu asla kıyaslamayın.  Her çocuğun özellikleri farklıdır bunun farkına varın.