Akdeniz Anemisi Tedavisi

Akdeniz anemisi kalıtsal bir kan hastalığıdır. Akdeniz anemisinin önlenmesinde doğum öncesi tanı yöntemleri büyük önem taşımaktadır. Hastalık bazı durumlarda sadece taşıyıcı olmak suretiyle yaşanabiliyor. Uzmanlar iki taşıyıcının evlenmesi halinde bebeklerinin Akdeniz anemisi olma ihtimalinin % 25 olduğunu ifade etmekteler. Bebeğin hasta mı, taşıyıcımı yoksa sağlam mı olduğu doğum öncesi tanı yöntemleriyle tespit edilebiliyor. Bebeğin hasta olması durumunda gebelik erken dönemde sonlandırılabiliyor.akdeniz anemisi, akdeniz anemisi tedavi yapımı, akdeniz anemisi nasıl tedavi edilir

Akdeniz anemisi hastalarının ayda bir kan alması gerekiyor, hastalar genellikle kalp yetmezliğinden kaybediliyor. Kesin Akdeniz anemisi tedavisi sadece kemik iliği nakli, yani kök hücre naklidir.

Bir adı da talesemi olan Akdeniz anemisi hastalığının genetik bir hastalık olduğu belirtilmektedir. Kandaki eritrositlerin yapımında bozukluk meydana getiren hastalık, alyuvarlar yapımında da eksiklikler meydana getirmektedir. Bu ağır kan hastalığı sebebiyle dalak, karaciğer ve kemik gibi kan yapılmayan bölgelerde hatta diğer kan yapılmayan yerlerde de kan yapılmaya çalışılıyor ve bu organlar gerçek görevlerini yerine getiremezler.

Prof.Dr Aksoy Akdeniz anemisi hastalığına yakalanan hastaların bütün hayatları boyunca kan alması gerektiğine dikkat çekmektedir. Normalde kan yapan eritrositlerin 100-120 yaşadığını dile getiren Prof.Dr Aksoy hastalarda bu sürenin 30-40 güne düşerek sonuçta kansızlık yaşadığına dikkat çekiyor. Diğer organlar kan yapmaya çalışınca vücudun her yerini işgal edecek kadar büyüdüğüne de dikkat çekiyor. Hastalığın irsi olduğunu dile getiren Prof.Dr.Aksoy ebeveyn adaylarının evlenirken mutlak kontrolden geçmesi gerektiğini ifade ediyor.

Uzmanlar Akdeniz anemisi hastalığının tedavisinin zor ve pahalı olduğunu belirtiyor. Kansızlığa karşı kan vermek gerekir. Kanlarda eritrosit parçalanmasındaki hız yüzünden açığa çıkan demirin toplanmasının önlemek için desferoksamin tedavisi gerekmekte olduğunu dile getiriyorlar. Bu tür kan hastalıklarının tedavisi için hemotoloji bölümü olan hastanelerde tedavisi gerekmekte ve bu ünitelerinde sadece üniversite hastanelerinde mevcut olduğunu dile getirmektedir uzmanlar.

Bir adı da talasami olan Akdeniz anemisi ilk defa Akdeniz’e kıyısı olan ülkelerde görüldüğü için bu adla anılmıştır. Ülkemizde 33 merkezde yapılan çalışmalar Akdeniz anemisi görülme sıklığının yüzde 2.1 olduğu ortaya çıkmıştır, çalışmalar 1 milyon 700 bin taşıyıcı ve beş bin Akdeniz anemisi hastasının bulunduğunda ortaya çıkarmıştır. Akdeniz anemisi çoğunlukla bir yaşından önce solukluk, iştahsızlık, huzursuzluk ve huysuzlukla kendini gösterir.