Sağlıklı Dişlere Sahip Olmak İçin Neler Yapılmalıdır

Dişler; yüzümüzde ki en dikkat edici ve işlevi çok önemli olan yapılardır. Gülümseye de en çok katkıyı dişler yapar. Bütün insanlar, sağlıklı dişlere sahip olmak ve yaşlandığında bile kendi orijinal dişlerini kullanmak isterler. Ancak bu durum sadece diş fırçalanması ile mümkün olmamaktadır. Diş fırçalamanın yanında, başka takviye bakımlarda mutlaka yapılmalıdır. Özellikle diş ipi, dişlerin sağlığı açısından bir kurtarıcı olabilir. Diş fırçasının giremediği diş araları için diş ipi, kullanılması gereken bir malzemedir. Diş fırçalama ve diş ipi kullanımından sonra mutlaka, ağızda ki kalan bakterileri yok etmek için gargara kullanılmalıdır. Ferahlatıcı esansları olan gargaraları kullanmak oldukça kolay ve ağız için rahatlatıcıdır.sağlıklı dişler, diş bakımı, diş sağlığıDoğru Diş Fırçalama Nasıl Olmalıdır?

Diş fırçalama işleminin sayısından çok, nasıl yapıldığı önem taşır. Günde en az 2 defa ve her bir fırçalama ise 2 dakikanın altında olmayacak şekilde yapılması, diş fırçalamada önemli bir noktadır. Diş fırçasının üzerindeki kılların paralelliği, 3 ay sonra bozulmaktadır. Bu sebeple kullanılan diş fırçası, 3 ayda bir mutlaka değiştirilmelidir. 3 aydan daha kısa zamanda fırçanın bu bahsedilen paralelliği bozulmuşsa, bu dişleri çok sert bir şekilde fırçalandığı anlamına gelir. Bu durum da diş hassasiyeti açısından kesinlikle istenmeyen bir durumdur. Diş fırçalarken dişlere 45 derecelik bir açı verilmesi gerekir. Bu açı ayarlandıktan sonra, dairesel hareketlerle yumuşak bir şekilde dipten uca dişler fırçalanır. Diş fırçası seçimi de bir başka önemli noktadır. Orta sertlikte bir diş fırçası tercih edilmelidir. Ayrıca diş fırçasının kıllarının aynı boyda ve uçları yuvarlatılmış şekilde, 3 veya 4 demet halinde olması ideal bir seçimdir.

Diş sağlığına önem veren kişilerin, 6 ayda bir diş hekimine kontrole gitmesi, olası problemlerden korunmaya ve problem varsa erkenden müdahale edilmesine imkan verir. Kullanılan diş macunu da gereğinden fazla kullanılmamalıdır. Fırçanın ortasında, mercimek tanesi büyüklüğünde olması dişler için yeterlidir. Diş macununun fazla kullanımı diş florasına zarar verir ve aşınmalara sebep olur. 20’ li yaşlar ağız ve diş sağlığı için önemli yaşlardır. Bu dönemde diş sağlığının üzerine ne kadar düşülürse o kadar iyidir. Yaşlılıkta kendi dişlerini sapasağlam ve beyaz şekilde kullanmak hayal değildir. Yeterli ve özenli bir bakımla, sağlıklı dişler ile yaşlanılabilir. Yenilenlerden keyif alarak bir ömür geçirmek için, diş sağlığına gereken özen gösterilmelidir.

Meme kanserinin yayılmasını önleyin

 Kanser türü maalesef kana karışarak beyin ve omurga sağlığını da ciddi bir şekilde tehlikeye atmaktadır. Bayanların karşısında çıkan sağlık sorunları arasında bir hayli fazla kendini gösteren meme kanseri, maalesef göğsün yerinden alınması ve pek çok daha ciddi sorun ile birlikte sonuçlanabilmektedir. Elbette ki kansere yakalanma riski her bireyde farklı bir değer alırken, yine yapılan egzersizler ve hayatınızı geçirdiğiniz şekil bunların önüne geçebilmekte yardımcı olmaktadır. Bahsettiğimiz hastalığın, maalesef beyin ve omurga sağlığına da pek çok farklı etkisi bulunmaktadır. İlk olarak onlardan bahsederek, daha sonra da hastalığın yayılmasını önleyebilmek adına birkaç tavsiyeye yer verelim.meme kanseri, meme kanseri önlemleri, meme kanseri etkileri

Hastalığın sağlığınıza etkileri

  • Vücut direncinde azalma, kuvvet kaybı ve aşırı şiddetli baş ağırı ilk etkiler arasında olabilir
  • Baş ağrılarının geçen süreçte sürekli artış göstermesi
  • Yüz ve dudak bölgelerinde seğirme, konuşma bozukluğunun yanı sıra yine kol ve bacaklarda istem dışı hareketler, nöbet geçirme gibi problemleri arasında yer alıyor.
  • Hissizlik, yorgunluk ve aşırı kuvvet kaybına neden olan bu hastalık, ilk olarak kol ve bacakların kuvvetini kaybetmesi ile başlayacaktır. Daha sonra bu kuvvet kaybı daha fazla artış göstererek, yürüme bozuklukları, bedenin tek tarafında uyuşma ve yürürken düşme gibi sorunları beraberinde getirecektir.
  • Eğer ki kanser hücreleri beyne sıçramış ise maalesef dengesizlik sorunları da kendini gösterirken, denge kayıpları yaşatacaktır. Daha sonra da ayakta duramama gibi belirtiler kendini gösterenler arasında olacaktır.
  • Gece yaşadığınız ağrılar, maalesef kanser hücrelerinin omurgaya sıçramış olmasını ortaya koyabilir. Bunun için ağrılarınızı her zaman önemsemeniz gerekiyor. Sırt ve boyun ağrıları en çok dikkat edilmesi gerekenler arasında.

Erken teşhisin önemi

   Genel olarak hastalığın belirtileri bunlar olmak ile birlikte kanserin yayılmaması için erken teşhis her zaman önemlidir. Ara ara kontroller yaptırmak, kanserin yayılma riskini azaltırken, beslenme düzeni, düzenli egzersizler yine kanser riskini en alt düzeylere çekmekte yardımcı olabilecektir. Doktorunuzdan konu hakkında daha detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz.

Saç Sağlığı İçin Bakım

Saç sağlığı için diğer tüm faktörlerin yanında saç bakımı için kullanılan şampuanların, bakım ürünlerinin de etkisi bulunmaktadır. Saçın deri yapısına uygun olan ve kalitesi yüksek olan şampuanlar, uygulama ve bakım ürünleri ve şekillendirici ürünler kullanarak da saçları korumak mümkündür. Saç kremi saçtaki statik elektriğin azalımı için uygundur. Kuruluğu giderir, saçın parlaklığını ve esnekliğini arttırır. Saç kremlerinin uygulanması saç uçları için daha uygundur. Sıcak su saçın doğal parlaklığını ve yağını azalttığından saç yıkamalarında ılık su kullanılmalıdır.saç sağlığı, saç bakımı, saç sağlığı için bakım

Saç sağlığı, saçın ihtiyacı olan mineral, vitamin ve diğer besin öğelerinden besleniş şekline bağlıdır. Saç teli koruma, nem ve pigment tabakası ve kalınlık tabakası olarak üç farklı bölümden oluşur. En dıştaki kısım koruma katmanıdır. Saçın parlaklığını ve düzgün olmasını sağlar. Bu tabakada saça şekil verebiliriz. Orta tabakayı çevresel zararlardan korumak görevidir.

Nem ve pigment ise orta tabakasıdır. Saçın dokusunu ve rengini belirler. Bu tabakanın zarar görmesi durumunda saç zayıf hale gelir. Saç için hayati değerde önemlidir. En içte kalan tabaka saça kalınlık veren tabakadır. Zayıf saçlar negatif yüklüdür. Saçlarda bakım ürünü kullanırken sülfat içermemesine dikkat edilmelidir. Sülfat ürünün köpürmesini sağlar.

Menopoz döneminde saç dökülmesi yüksek oranda görülür. Metabolizmanın dengesi bozulduğundan saç dökülmelerine yol açar. Erkek tipi saç dökülmesi de aynı şekilde menopoz döneminde ortaya çıkar ve artar. Bunun nedeni vücuttaki erkeklik hormonunun çoğalmasından kaynaklanmaktadır. Saçtaki bu negatif etkiyi hormon tedavisi kontrol altına almak mümkündür.

Saçları boyamak günümüzde artık moda haline gelip bu hali bile aşmış durumda. Ana saç renklerinin haricinde birçok çeşit de ara renkleri görmek çok mümkün. Üstelik artık kadın erkek de fark etmiyor. Gencinden yaşlısına, erkeğinden kadınına kadar herkes saç boyasını kullanıyor. Güzellik ve moda haricinde saç boyaları saç bakımı için de tercih ediliyor. Özellikle organik boya adıyla kullanılan boyaların saçı beslediği söyleniyor. Yine de boya yaparken dikkat edilmesi gereken kurallar da var. Sık sık yapılan boyalar saçı yıpratır. Özellikle ilk yapılan boyanın hemen ardından ikincisini yapmak saçı yakabilir. Saçı yıpratmamak adına kendi saç tonuna yakın renkler boyada tercih edilmelidir.

Çok eşlilik ve kanser belirtileri

Cinsel hayat, erkek ve kadın için mükemmel hazlar oluşturabilirken, elbette ki bazı kurallara uyulmasının gerektiği de kaçınılmazdır. Şüphesiz ki en sağlıklısı tek eşli bir cinsel hayat sürmekten geçmektedir. Fakat maalesef bazı kişiler cinsel hayatlarında çok eşli bir hayat sürmesinden dolayı, bazı kanser türlerinin riskini de taşıdığını bilmeleri gerekiyor. Kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarının yaptıkları araştırmalara ve açıklamalara göre çok eşli kişilerin her zaman bir kanser riskini taşıdığı ortaya koyulmuştur. Bu kanser türü de serviks kanseri olarak açıklanırken, yine bu kanser riskini taşıyan diğer durumlar da şu şekilde açıklanmıştır.Cinsel hayat, erkek ve kadın için mükemmel hazlar oluşturabilirken, elbette ki bazı kurallara

  • 20 yaşından önce cinsel aktiviteler gerçekleştirmek
  • Çok sayıda doğum yapmış olmak
  • Sigara, alkol kullanımı
  • Bakteriyel ve viral enfeksiyonlar
  • Bağışıklık sisteminin baskı halinde olması

Rahim ağzı kanseri

Yukarı da bahsetmekte olduğumuz serviks kanseri, rahim ağzı kanseri olarak tanımlanmaktadır. Kanser türleri arasında ülkemizde 8. Sırada yer alan bu tür, sosyoekonomik durumunda düşüklüğünden kaynaklanmakta olup, çok eşli bireylerde daha fazla görüldüğü açıklanmıştır. Çok sayıda doğum yapmanın ve çok eşliliğin en çok risk oluşturduğu nedenleri arasında açıklanması da kişilerin dikkatinden kaçmaması gerekiyor.

Tedavi ve aşıları

Elbette ki her kanser türünde olduğu gibi bu kanser türü için de süreç farklı şekilde işleyebilmektedir. Her ne kadar Anormal RAP- smear test sonucu sık görülmüş olan bir durum olsa da serviks kanseri taşıyor anlamına gelmeyebilir. Eğer ki hücresel değişiklikler hafif derecede seyir ediyorsa, RAP- smear testleri tekrardan yapılması gerekebilmektedir. Hafif derecede olan sorunlar kendini geliştirerek, iyileştirebildiğinden dikkatli olmak ve testlere önem vermek gerekmektedir.  Bu rahatsızlık için geliştirilmekte olan yöntemler çeşitlilik kazanmıştır. Bu rahatsızlığa ve kansere neden olan HPV türüne karşı koruyucu olarak iki farklı tipte geliştirilmiş aşı türü bulunmaktadır. 40 yaşa kadar uygulanabilen bu aşı, doğru olarak uygulansın isteniyorsa eğer, bir kızın ilk cinsel deneyiminden önce yapılması doğrudur. Yine bu aşılar sadece bazı tip türlere koruyucu kalkan oluştururken, testlerin ve taramaların yapılmasına özen gösterilmesi gerekmektedir.  Konu hakkında tüm diğer detaylar, doktorunuz tarafından öğrenilebilir.

Tansiyonunuzu Dengelemek İçin Bunlara Dikkat Edin

Tansiyon nedir ve çeşitleri?

Kalbin kanı organlara ulaştırılması için yaptığı pompalama işlevi kısaca tansiyondur. Kalbin önce kasılarak kanı pompalaması büyük tansiyon, gevşemesi ise küçük tansiyon olarak adlandırılır. Kan pompalaması sırasındaki basıncın yüksekliği ya da düşüklüğü, tansiyon rahatsızlığını gösterir. İki çeşit tansiyon rahatsızlığı vardır

  • Hipotansiyon: kan basıncındaki anormal düşüklük hipotansiyon olarak anılır. Belirli bir neden olmamakla birlikte, hipotansiyona neden olan rahatsızlık araştırılıp tedavi edildiğinde çözülür
  • Yüksek tansiyon ( hipertansiyon) : Kan basıncının yüksek olmasına Hipertansiyon denir. Tansiyon değerleri, normal değerlerin üzerindedir. Çeşitli rahatsızlıklar neden olabilecekken, genetik faktörler önemli bir nedendir. Tedavi edilmezse ciddi rahatsızlıklara, hatta ölümlere neden olabilir.

tansiyon, tansiyona dikkat edin, tansiyona iyi gelen besinler

Tansiyon neden düşer ya da yükselir

Tansiyon düşüklüğü kendi başına ciddi bir problem olarak görülmez. Temelinde yatan nedenler tedavi edildiğinde geçer. Ani tansiyon düşmelerinde ise sırt üstü uzanarak, bacakları yukarıya kaldırmak ve tuzlu sıvı gıdalar almak tansiyonu dengeleyecektir. Yüksek tansiyon, ülkemize neredeyse her üç kişiden birinde görülebilmektedir. Yanlış beslenmeye bağlı oluşan obezite, şeker hastalığı, sigara ve alkol kullanımı, hareketsiz yaşam, aşırı stres, yaşlılık, tuz alımındaki fazlalık gibi nedenler, yüksek tansiyona neden olabilir. Ayrıca kronik böbrek hastalıkları, Tiroid bezi rahatsızlıkları da yüksek tansiyona neden olabilir. Ancak yüksek tansiyonda en temel neden, genetik yatkınlıktır. Yani ailede yüksek tansiyon hastalığı olan bireyler, yüksek risk grubundadır.

Tansiyona iyi gelen besinler

Hipotansiyon yani düşük tansiyon rahatsızlığı, tuzlu ayran içilmesi ile kolayca giderilebilen bir rahatsızlıktır. Ancak yüksek tansiyon, çok daha ciddi bulgular veren bir hastalık olup, bazı besinlerin tüketilmesi yüksek tansiyona iyi gelebilir.

  • Sarımsak, yüksek tansiyon dostu bir besindir. Özellikle çiğ tüketilen sarımsak, yükselmiş olan tansiyonu hızla düşürecektir.
  • Sebzeler tansiyonun düşürülmesine yardımcı besinlerdir. Sebzeleri asıl fonksiyonu, vücut için gerekli olan besin değerleri ile lifleri barındırdığından, tansiyonun yükselmesine neden olmazlar. Özellikle kereviz, kabak, brokoli gibi sebzeler, tansiyonu düşürmede yardımcı olur.
  • Kuruyemişler. Ceviz, badem gibi kuruyemişlerden özellikle sert kabuklu olanları kalp dostu besinlerdir. İçeriğindeki yüksek orandaki Omega yağları, lalp sağlığı için çok önemlidir.
  • Deniz ürünleri içeriğindeki faydalı proteinler nedeniyle son derece sağlıklıdır. Ayrıca sodyum açısından zengin olan deniz mahsüllerini haftada 2 kez tüketmek, kalp sağlığı için faydalıdır