Alerji Çeşitleri Nelerdir ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Alerji tıbbın başlı başına bir alanı ve en önemli konularından biridir. Özellikle çok da geniş bir hastalık grubunu teşkil etmektedir. İnsanların gıdalara, çiçeklere, ilaçlara ile her türlü maddeye karşı gösterdiği hassasiyete, kızarma, şişme ve ya kaşıntıya alerji ismi verilir.

Alerji Çeşitleri Nelerdir?

Alerji tüm dünyada en çok görülen hastalıkların başında gelmektedir.

  • Saman nezlesi
  • Alerjik nezle
  • Sinüzit
  • Ürtiker
  • Alerjik astım
  • Alerjik ishal
  • Bronşit
  • Egzama

Gibi çeşitli sonuçlar bu hastalığın birer etkisi olabiliyor.

Alerji Belirtileri Nelerdir?

alerjen maddeler, alerji, penisilin alerjisiKişiler hassas olduğu madde ile temas ya da beslenme gibi yollarla etkileşime geçerse, bünyeye ve maddenin çeşidine göre yukarıda belirtilen hastalıklardan birisi, kaşıntı ve ya kızarıklık ile kendisini göstermektedir. Alerji bazı durumlarda çok tehlikeli bilhassa öldürücü olabilmektedir. Bu alerjiye en iyi örnek de penisilin alerjisidir diyebiliriz. Diğer kimyasal içeriğe sahip ilaç ve de antibiyotikler de alerjiye sebep olabilir ve vücuda girdikten çok kısa bir süre sonra hastayı sadece dakikalar içerisinde ölüme götürebilmektedir. Bu sebepten herhangi bir ilacı kullanmadan önce hasta alerjisi olup olmadığından emin olmalı ve prospektüsünü iyice incelemesi gerekir.

Alerji Tedavisi Nasıl Olmalıdır?

Alerji tedavisi sanıldığı kadar kolay olmayan ciddi tahlil ve ya araştırma isteyen özel bir uzmanlık alanlarıdır. İlk olarak alerjiyi oluşturan faktörler, yani alerjenler ortaya çıkartılmaktadır. Kişi üzerinde etki eden bu madde her ne ise hastalar çeşitli ilaç tedavileri ve ya aşılamaların ardından alerjen maddelere karşı hassas olmaktan kurtarılabilirsiniz. Alerjiye neden olan alerjen maddelerin doğru tespiti için çeşitli inceleme teknikleri bulunmalıdır. Bunlar arasında en doğru sonucu veren ve en kolay uygulanan deri testleri olmaktadır. Yalnızca doktorlar tarafından yapılması gereken bu inceleme bazı durumlarda riskli de olabilmektedir.

Alerjinin Sonuçları

Çok ağır alerjik reaksiyonlar ile hasta üzerinde anında öldürücü bir etki oluşturmaktadır. Bunlardan en yaygın olanları boğaz yollarında şişme ve ya dolayısıyla boğulma olduğu gibi, kişide çok ağır şoklar da oluşabiliyor. Bu gibi acil durumlarda yalnızca acil servislerde, çeşitli kortizonlu ilaçlar kullanılabiliyor. Genellikle penisilin ve ya arı sokması alerjiler ölüme neden olabilmektedir.

Zirkonyum Diş Fiyatlarının Belirlenmesini Neler Etkiler?

Zirkonyum diş kaplaması son dönemlerde insanlar tarafından büyük ilgi gören bir tedavi yöntemidir. Zirkonyum diş kaplaması tamamen pürüzsüz, ışıl ışıl ve güzel dişlere kavuşmanıza yardımcı olur. Zirkonyumun ağzınız ve diş etiniz ile olan uyumu adeta mükemmeldir ve hiçbir şey belli olmaz. Yani anlayacağınız zirkonyum kaplaması metal destekli porselenlere göre çok daha kullanışlıdır. Metal destekli porselenlerde pürüzler ve matlıklar dikkat çekmektedir. Tabii ki daha yeni bir teknoloji ile ortaya çıkan zirkonyum diş kaplamasının bu şekilde tercih edilmesi çok doğaldır. Ancak zirkonyum diş kaplamasının fiyatı da metal destekli porselenlere oranla çok daha pahalıdır. Son dönemlerde gördüğü rağbetten sonra zirkonyum diş fiyatlarında bir indirime gidilsede bu indirimin yeterli düzeyde olduğunu söylemek çok kolay değildir.

Fiyatları Neye Göre Belirlenir?

zirkonyum diş fiyatları, diş sağlığı, diş kaplama tedavisiZirkonyum diş fiyatları birçok etkene göre belirlenmektedir. Türkiye’nin her köşesinde farklı ücretlendirme tarifelerine göre fiyatı belirlenen zirkonyum diş kaplama tedavisinin fiyatlarının bu derece farklılık göstermesinde birçok farklı nokta bulunmaktadır. Zirkonyum diş fiyatları tedavinin gerçekleştirildiği hastaneye, tedaviyi yapan doktora ve tedavide kullanılan malzemeye göre farklılıklar gösterir. Aslına bakarsanız bu bütün diş sağlığı ile ilgili tedavilerde bu şekildedir. Diş sağlığı ile ilgili tedavilerde fiyatların bu kadar çok değişmesi devletin de bu konuda uyguladığı politika ile yakından ilgilidir. Bilindiği üzere diş sağlığı ile ilgili birçok tedavide sigorta geçmemektedir. Bu durum zirkonyum diş fiyatları için de geçerlidir. Devlet her dönem sabit bir ücretlendirme konusunda adım atsada konunun üzerine düşüp denetimlerini yapmadığı için iki adımda bile fiyatlar farklılık göstermektedir.

Türkiye’de Fiyatlar Nelerdir?

Kısacası zirkonyum diş fiyatlarının belirlenmesinde tedavinin yapıldığı hastanenin ya da kliniğin, doktorun ve tedavide kullanılan malzemenin önemi vardır. Bu saydığım unsurların kalitesine ve tecrübesine göre fiyatlar farklılık göstermektedir. Türkiye’de zirkonyum diş fiyatlarının 350 TL ile 1000 TL arasında değiştiğini düşünürsek devletin bu fiyat pergelini biraz olsun daraltması gerektiğini anlayabiliriz. Tabi ki bununla beraber de fiyatların düşmesi toplumun sağlıklı bir diş sağlığına kavuşması için de önemlidir. Aksi takdir de diş sağlığı için adım atamayan bir toplumda değişik psikolojik sorunların da çıkabileceğini ön görebiliriz.

Sağlıklı Bir Ömür İçin Sağlıklı Beslenmek Önemli

İnsanoğlu geçmişten bugüne kadar hep daha uzun bir yaşamın sırrını aradı durdu. Daha uzun bir ömür yaşayabilmek için dağları aşıp bitkiler toplatan, özel iksirler hazırlatan pek çok kral, kraliçe ya da padişah vardı. Bugün artık tıptaki ve bilimdeki gelişmeler sayesinde insanın yaşam süresi de uzamaya başladı. Uzun bir süre yaşamak tabii ki önemli ancak uzun bir süre sağlıklı yaşamak daha da önemlidir. Toplumdaki bilinç arttıkça uzun bir süre sağlıklı yaşamanın yolları da araştırılmaya başlandı. Ne yazık ki yenilen besinler geçmişte olduğu kadar kaliteli değil, ihtiyaç duyulan vitamin ve mineral miktarlarını bu besinlerden alabilmek artık mümkün değil. Kullanılan tarım ilaçları, hormonlar ve yanlış uygulamalar besinlerin kalitesizleşmesine neden oluyor. Bunun yanı sıra bazı durumlarda  vücudun günlük olarak alması gereken vitamin miktarını besinlerden karşılayabilmek mümkün olmuyor.

vitamin, vitamin ve mineralleri, multivitamin şurupYiyeceklerden sağlayamadığımız vitamin ve mineralleri elde edebilmek için günümüzde pek çok yardımcı ürün üretiliyor. Vücudun ihtiyacı olan bu vitamin ve mineralleri düzenli olarak kullanmak gerekiyor. Ancak çoğu insan bazen zamansızlıktan bazen de unutkanlıktan sağlık için son derece önemli olan bu takviyeleri almayı unutuyor. Çok çeşitli vitamin ve minerale aynı anda ulaşabileceğiniz site, hem kapsamlı bir şekilde hazırlanmış hem de kullanımı çok kolay. Seçeceğiniz vitamin ve mineralleri sepetinize atmanız ve ödemenizi gerçekleştirmeniz sadece birkaç dakikanızı alacaktır. Sitede sunulan ürünlerle ilgili detaylı bilgilerin yer alması; ürünlerin içeriklerinin ve kullanım şekillerinin sunulması da kullanıcılara kolaylık sağlıyor. Yüzde yüz garantili, tedarikçi ürünlerini sunan bu güvenilir sitede arama yapılabiliyor olması da aradığınız ancak bulamadığınız ürünleri sitede arayarak sipariş verebilmenizi sağlıyor.

Vitamin ve mineraller bugün sadece yetişkinler için değil çocuklar için de önemlidir. Onların yaşlarına ve vücutlarına uygun olarak hazırlanan multivitamin şurup ya da tabletlerini almak çocukların gelişimi ve büyümeleri açısından gereklidir. Günümüzde yapılan pek çok bilimsel çalışma, B Grubu vitaminlerinin özellikle B12’nin çocukların zeka gelişimlerinde son derece önemli olduğunu ve hafızalarını güçlendirdiği ortaya koyuyor. Çocuklar için önerilen pek çok vitamin ve mineralden bir diğeri ise Omega 3 ‘tür. Bazı özel balık türlerinden elde edilen bu ürünün de çocukların zeka gelişimine katkı sağladığı belirtiliyor.

Ameliyatsız Göğüs Büyütme Hareketleri

Göğüs büyütme ameliyatı günümüzde en çok tercih edilen ameliyatların başında gelmektedir. Göğüs büyütme ameliyatında başarılı sonuçlar elde edilmektedir. Fakat ameliyat sonrasında hastanın vücudunda dikiş izi kalabilmektedir, kişi ameliyat olmaktan korkabilir ve ameliyat yaptıracak maddi imkânı olmayabilir. Böyle durumlarda kişi evde yapabileceği birkaç egzersiz ile ameliyatsız göğüslerini büyütebilir. Sizler için araştırdığım ameliyatsız göğüs büyütme hareketlerini kullanarak sizde istediğiniz göğüslere kavuşabilirsiniz.

Ameliyatsız Göğüs Büyütmek İçin Yapılması Gerekenler

Göğüs büyütme ameliyatı, ameliyatsız göğüs büyütme, göğüs sarkmalarıAmeliyatsız göğüs büyütme hareketleri sayesinde memelerinizin altında bulunan göğüs kaslarında bir miktar büyüme söz konusu olacaktır. Bu hareketler sayesinde hem göğüs sarkmalarıyla mücadele edebilirsiniz hem de memelerinizin daha hacimli görünmesini sağlayabilirsiniz. Bunu için yapmanız gereken haftanın üç günü antrenman yapmanız gerekmektedir. Antrenmanda ilk yapmanız gereken hareketlerden birisi şınav çekmektir. Bu sayede göğüs kaslarınız gelişecektir ve göğüsleriniz dolgunlaşmaya başlayacaktır. İkinci hareketiniz ise göğüsten dambıl itiş hareketidir. Bu hareketi yaparken ilk yapmanız gereken yere koyacağınız sert ve yüksek yastıklarla güvenli bir yükseklik oluşturmaktır. Daha sonra göğsünüzde birleştirdiğiniz dambılları indirirken dirseklerinizi boşta tutmaktır. Üçüncü yapmanız gereken hareket ise pectoralis minor ve dips hareketidir. Yani yüksek bir yere sırt üstü uzanıp dambıllarınızla avuç içleriniz birbirine bakacak şekilde kollarınızı uzatın ve kollarınızı açabildiğiniz kadar yana açın ve tekrar yukarıya doğru uzatın. Dördüncü ve en son hareketiniz ise dumbbell fly adı verilen dambıl açış hareketidir.

Ameliyatsız Göğüs Büyütme Hareketlerini Ne Kadar Yapmalıyım?

  • Şınav çekme üç set halinde on beş kere yapılmalıdır.
  • Göğüsten dambıl itiş hareketini dört set halinde on üç kere yapılmalıdır.
  • Pectoralis minor ve dips hareketi üç set halinde on iki kere yapılmalıdır.
  • Dumbbell fly hareketi ise dört set halinde on iki kere yapılmalıdır.

Antrenman yapacağınız günler ise, bir gün antrenman yapıp iki gün ara vermeniz gerekmektedir. Verdiğiniz iki gün aranın ardından bir gün antrenman yapıp bu seferde bir gün ara vermeniz gerekmektedir. Verdiğiniz bir gün aranın ardından bir gün antrenman yapmalısınız. Yine bir gün ara verip bir gün antrenman yapmalısınız. Kısaca programdaki aralar 2 gün ara,1 gün ara, 1 gün ara şeklinde olmalıdır.

 

PSİKOLOJİ BİLİM DALI

İnsan ve hayvanların zihinsel işleyiş mekanizmalarını ve davranışlarını inceleyen psikoloji bilim dalı, birey veya grupların duygu, düşünce, davranış ve motivasyon süreçleri ile ilgili gözlemlerin de yapıldığı ve tüm araştırma ve gözlemlerin bilimsel verilere dayandığı, sosyal bilim dalları içerisinde yer alır. İnsana dair birçok alanı içeren psikoloji bilimi; sosyal psikoloji, gelişim psikolojisi, klinik psikoloji vb. alt dallara ayrılsa da klinik psikoloji en fazla ön planda bulunan alt bilim dalı olduğunu söyleyebiliriz. İnsanlarda görülen her türlü duygu, düşünce ve davranış bozukluklarının sebeplerini keşfetmeyi ve bu sebepler ışığında davranış bozukluklarını tedavi etmeyi hedefleyen psikoloji bilimi, tanısı konulmuş davranış bozukluklarının da psikoterapi yöntemleri ile çözüme kavuşturulmasını hedefler.

Psikologların Çalışma Alanları

Kişilerin ve hastaların duygu, düşünce ve davranış süreçlerini gözlemleyen, psikolojik rahatsızlıklarla ilgili olan tedavi yöntemlerini araştıran, bilimsel terapi teknikleri ile hastaları tedavi etmeye çalışan kişilere ise psikolog denir. Fen Edebiyat Fakültelerinin 4 yıllık Psikoloji bölümünden mezun olduktan sonra 2 yıllık yüksek lisans ile belirli bir alt dalda uzmanlaşan psikologlar, meslek hayatlarına atılabilirler. Psikologlarla en çok karıştırılan psikiyatrisler ise Tıp fakültesinden mezun olan doktorlar olmakla birlikte tüm psikolojik rahatsızlıkları tıbbi yaklaşımlar üzerinden alan ve hastaya ilaç tedavisi uygulama yetkisi olan kişilerdir. Bu bağlamda psikologların hastayı hastaneye yatırma ya da hastaya ilaç tedavisi sunma gibi bir yetkisinin olmadığını söyleyebiliriz. İki meslek dalı birbirinden farklı olsa bile psikolog ve psikiyatrisler çoğunlukla işbirliği içerisinde çalışarak, psikolojik bir rahatsızlığı olan hastayı birlikte tedavi eder. Tedavi sürecinde psikologlar, hastaya terapi desteği verirken; psikiyatrisler ise ilaç tedavisi ile hastaya yardımcı olur. Psikoloji eğitimini tamamladıktan sonra terapi eğitimi de almış olan psikologlara ise psikoterapist adı verilir. Hastane, klinik ve danışmanlık merkezlerinde görev yapabilen psikoterapistler; sosyal, ailesel, ilişkisel pek çok konuda hastalarının problemlerine çözüm geliştirmeye çalışırlar.

Psikolog seçerken neye dikkat edilmelidir?

psikolog, psikoloji bilimi, psikiyatrisPsikolojik destek almaya karar vermiş, hayatında birtakım şeylerin kötü gittiğine inanan kişilerin yardım almadan önce yapması gereken birtakım zorunluluklar vardır. Öncelikle psikologlar, farklı dallarda uzmanlaştığı için, psikologa gitmek isteyen kişinin hastalığı hakkında fikir sahibi olması gerekir. Üstelik psikologluk mesleğini de başarı ile sürdürmeyen ve hastalara sadece ekonomik çıkar için yaklaşan psikologlar da mevcuttur. Bu yüzden doğru psikologu seçmek için geniş çaplı bir araştırma yapmak gerekir. Psikologunuzu seçerken, size yardımcı olacak kişinin de ek terapi eğitimi alıp almadığını da kontrol etmeniz gerekir. Çocuk terapisi, cinsel terapi, çift terapisi gibi farklı dallarda olabilen ek terapi sertifikasına sahip olmayan psikologlar, bu alanlarda size yardımcı olamaz.

Terapi ile Tedavi

psikolog, psikoloji bilimi, psikiyatrisPsikologlar, terapi esnasında probleminizin derinine inerek, rahatsızlığınızın sebebini bulmaya çalışır. Sizlere doğru düşünme ve doğru karar verme kabiliyeti kazandırmak için yardımcı olur. Yani, psikologların sizler adına karar verme yetkisinin olmadığını söyleyebiliriz. Psikologlar, terapi boyunca sizlere sorununuz hakkında farkındalık kazandırmayı da hedefler. Ev, iş, aile vb. sorunlarınızla baş edebilmeniz için yeni bir bakış açısı geliştirmenize yardımcı olur. Psikologların hiçbir konuda sizleri yargılamayacağından emin bir şekilde, tüm sorunlarınızı onlarla paylaşabilirsiniz. Üstelik psikologlar sizle konuştuğu tüm konuları, üçüncü kişilere aktarmaz. Yani, onunla paylaştığınız her sorununuz aranızda sır kalacaktır. Hayatınızı olumsuz etkileyen, yaşama sevincinizi elinizden alan, sizleri depresyonun eşiğine kadar getiren bütün ruhsal sorunlarınızda psikologlardan yardım alabilirsiniz. Terapiler eşliğinde sorunlarınızı çözme becerisi edinebilir ve terapi sonrası hayatınızı düzene koyabilirsiniz. Psikologların sorunuzun çözümünde tek başına yeterli olmadığına karar vermesi durumunda tavsiye ettiği psikiyatris ile ilaç tedavisine başlayabilirsiniz.

 

SPORDA YAPILAN BÜYÜK HATALAR

Günümüzde yediden yetmişe birçok insan sporla uğraşıyor. Kimi kilo almak için spor yaparken kimi kilo vermek için spor yapıyor. Hal böyle olunca da spor merkezleri dolup taşıyor. Aslında vücudunu hareket ettirdiğini ve sağlıklı yaşamak için yaptığı spor dalının içerisinde çoğu insan hatalar yapabiliyor ve bu hataların sonucunda sağlıklarına ciddi anlamda zarar verebiliyorlar.sporda yapılan hatalar, spor hataları nelerdir, spor ve yapılan hatalar

Günümüz genç bireyleri genellikle fitness sporunu yani vücut geliştirme sporu ile uğraşıyor. Erkekler genellikle bayanların hayallerini süsleyen kaslı bir vücuda erişebilmek, kimisi fazla kilolarını vermek ve kimileriyle kilo almak için bu sporla uğraşmaktadır. Ancak fitness dışardan görüldüğü kadar kolay bir spor dalı değildir. Vücut geliştirme dalında birçok ağırlık indirilip kaldırılır. Böylelikle kaslar çalışmaya başlar ve yağ yakımı başlar. Özellikle kilo bakımından bu sporu yapmaya yetersiz kiloda olan kişiler bu spor ile uğraşacaklarsa oldukça dikkat etmelilerdir. Çünkü vücut geliştirme sporun yaparken gereğinden fazla yağ yakımı başlar. Eğer kilonuz yetersiz ise vücutta bulunan tüm yağlar eridikten sonra kas yakımı başlar ve bu sağlığınıza büyük ölçüde zarar verir. Bu açılardan bakarsak fitness sporu oldukça meşakkatli bir spor türüdür.

Spor yaparken öncelikle yaptığınız ya da yapmayı düşündüğünüz spor dalı hakkında öncelik olarak bilinçlenmeniz gerekmektedir. Yeteri kadar bilgi sahibi olmadığınız spor dallarına kesinlikle bulaşmamalısınız. Örneğin; futbol oynarken kesinlikle sert bir futbol oynamamalısınız. Aksi takdirde yanlış yapacağınız bir darbe sonucu hem kendinizi hem de karşınızdaki rakibin sakatlanmasına sebebiyet verebilirsiniz. Bir başka örnek olarak, kickbox… Kickbox ya da box tarzı sporlara merak salanlara ‘dikkat!’ uyarısı vermek istiyorum… Çünkü bu tarz spor dalları oldukça tehlikelidir ve alacağınız ya da atacağınız her darbe sizin ya da karşınızdaki rakibin sağlığını büyük ölçüde etkileyebilir. Bu ve benzeri durumlarda, atılan darbenin şiddetinin büyük ve etkili olması durumunda beyin kanamaları vs. söz konusu olabilir. O yüzden yapacağınız spor dallarına başlamadan önce gerek internet üzerinden gerekse bizzat o spor alanında uzman kişilere danışılıp öyle başlanmalıdır. Sağlıklı olacağım derken sağlığınızdan olmamanız için bunları yapmalısınız.

Sağlıklı Dişlere Sahip Olmak İçin Neler Yapılmalıdır

Dişler; yüzümüzde ki en dikkat edici ve işlevi çok önemli olan yapılardır. Gülümseye de en çok katkıyı dişler yapar. Bütün insanlar, sağlıklı dişlere sahip olmak ve yaşlandığında bile kendi orijinal dişlerini kullanmak isterler. Ancak bu durum sadece diş fırçalanması ile mümkün olmamaktadır. Diş fırçalamanın yanında, başka takviye bakımlarda mutlaka yapılmalıdır. Özellikle diş ipi, dişlerin sağlığı açısından bir kurtarıcı olabilir. Diş fırçasının giremediği diş araları için diş ipi, kullanılması gereken bir malzemedir. Diş fırçalama ve diş ipi kullanımından sonra mutlaka, ağızda ki kalan bakterileri yok etmek için gargara kullanılmalıdır. Ferahlatıcı esansları olan gargaraları kullanmak oldukça kolay ve ağız için rahatlatıcıdır.sağlıklı dişler, diş bakımı, diş sağlığıDoğru Diş Fırçalama Nasıl Olmalıdır?

Diş fırçalama işleminin sayısından çok, nasıl yapıldığı önem taşır. Günde en az 2 defa ve her bir fırçalama ise 2 dakikanın altında olmayacak şekilde yapılması, diş fırçalamada önemli bir noktadır. Diş fırçasının üzerindeki kılların paralelliği, 3 ay sonra bozulmaktadır. Bu sebeple kullanılan diş fırçası, 3 ayda bir mutlaka değiştirilmelidir. 3 aydan daha kısa zamanda fırçanın bu bahsedilen paralelliği bozulmuşsa, bu dişleri çok sert bir şekilde fırçalandığı anlamına gelir. Bu durum da diş hassasiyeti açısından kesinlikle istenmeyen bir durumdur. Diş fırçalarken dişlere 45 derecelik bir açı verilmesi gerekir. Bu açı ayarlandıktan sonra, dairesel hareketlerle yumuşak bir şekilde dipten uca dişler fırçalanır. Diş fırçası seçimi de bir başka önemli noktadır. Orta sertlikte bir diş fırçası tercih edilmelidir. Ayrıca diş fırçasının kıllarının aynı boyda ve uçları yuvarlatılmış şekilde, 3 veya 4 demet halinde olması ideal bir seçimdir.

Diş sağlığına önem veren kişilerin, 6 ayda bir diş hekimine kontrole gitmesi, olası problemlerden korunmaya ve problem varsa erkenden müdahale edilmesine imkan verir. Kullanılan diş macunu da gereğinden fazla kullanılmamalıdır. Fırçanın ortasında, mercimek tanesi büyüklüğünde olması dişler için yeterlidir. Diş macununun fazla kullanımı diş florasına zarar verir ve aşınmalara sebep olur. 20’ li yaşlar ağız ve diş sağlığı için önemli yaşlardır. Bu dönemde diş sağlığının üzerine ne kadar düşülürse o kadar iyidir. Yaşlılıkta kendi dişlerini sapasağlam ve beyaz şekilde kullanmak hayal değildir. Yeterli ve özenli bir bakımla, sağlıklı dişler ile yaşlanılabilir. Yenilenlerden keyif alarak bir ömür geçirmek için, diş sağlığına gereken özen gösterilmelidir.

Meme kanserinin yayılmasını önleyin

 Kanser türü maalesef kana karışarak beyin ve omurga sağlığını da ciddi bir şekilde tehlikeye atmaktadır. Bayanların karşısında çıkan sağlık sorunları arasında bir hayli fazla kendini gösteren meme kanseri, maalesef göğsün yerinden alınması ve pek çok daha ciddi sorun ile birlikte sonuçlanabilmektedir. Elbette ki kansere yakalanma riski her bireyde farklı bir değer alırken, yine yapılan egzersizler ve hayatınızı geçirdiğiniz şekil bunların önüne geçebilmekte yardımcı olmaktadır. Bahsettiğimiz hastalığın, maalesef beyin ve omurga sağlığına da pek çok farklı etkisi bulunmaktadır. İlk olarak onlardan bahsederek, daha sonra da hastalığın yayılmasını önleyebilmek adına birkaç tavsiyeye yer verelim.meme kanseri, meme kanseri önlemleri, meme kanseri etkileri

Hastalığın sağlığınıza etkileri

  • Vücut direncinde azalma, kuvvet kaybı ve aşırı şiddetli baş ağırı ilk etkiler arasında olabilir
  • Baş ağrılarının geçen süreçte sürekli artış göstermesi
  • Yüz ve dudak bölgelerinde seğirme, konuşma bozukluğunun yanı sıra yine kol ve bacaklarda istem dışı hareketler, nöbet geçirme gibi problemleri arasında yer alıyor.
  • Hissizlik, yorgunluk ve aşırı kuvvet kaybına neden olan bu hastalık, ilk olarak kol ve bacakların kuvvetini kaybetmesi ile başlayacaktır. Daha sonra bu kuvvet kaybı daha fazla artış göstererek, yürüme bozuklukları, bedenin tek tarafında uyuşma ve yürürken düşme gibi sorunları beraberinde getirecektir.
  • Eğer ki kanser hücreleri beyne sıçramış ise maalesef dengesizlik sorunları da kendini gösterirken, denge kayıpları yaşatacaktır. Daha sonra da ayakta duramama gibi belirtiler kendini gösterenler arasında olacaktır.
  • Gece yaşadığınız ağrılar, maalesef kanser hücrelerinin omurgaya sıçramış olmasını ortaya koyabilir. Bunun için ağrılarınızı her zaman önemsemeniz gerekiyor. Sırt ve boyun ağrıları en çok dikkat edilmesi gerekenler arasında.

Erken teşhisin önemi

   Genel olarak hastalığın belirtileri bunlar olmak ile birlikte kanserin yayılmaması için erken teşhis her zaman önemlidir. Ara ara kontroller yaptırmak, kanserin yayılma riskini azaltırken, beslenme düzeni, düzenli egzersizler yine kanser riskini en alt düzeylere çekmekte yardımcı olabilecektir. Doktorunuzdan konu hakkında daha detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz.

Saç Sağlığı İçin Bakım

Saç sağlığı için diğer tüm faktörlerin yanında saç bakımı için kullanılan şampuanların, bakım ürünlerinin de etkisi bulunmaktadır. Saçın deri yapısına uygun olan ve kalitesi yüksek olan şampuanlar, uygulama ve bakım ürünleri ve şekillendirici ürünler kullanarak da saçları korumak mümkündür. Saç kremi saçtaki statik elektriğin azalımı için uygundur. Kuruluğu giderir, saçın parlaklığını ve esnekliğini arttırır. Saç kremlerinin uygulanması saç uçları için daha uygundur. Sıcak su saçın doğal parlaklığını ve yağını azalttığından saç yıkamalarında ılık su kullanılmalıdır.saç sağlığı, saç bakımı, saç sağlığı için bakım

Saç sağlığı, saçın ihtiyacı olan mineral, vitamin ve diğer besin öğelerinden besleniş şekline bağlıdır. Saç teli koruma, nem ve pigment tabakası ve kalınlık tabakası olarak üç farklı bölümden oluşur. En dıştaki kısım koruma katmanıdır. Saçın parlaklığını ve düzgün olmasını sağlar. Bu tabakada saça şekil verebiliriz. Orta tabakayı çevresel zararlardan korumak görevidir.

Nem ve pigment ise orta tabakasıdır. Saçın dokusunu ve rengini belirler. Bu tabakanın zarar görmesi durumunda saç zayıf hale gelir. Saç için hayati değerde önemlidir. En içte kalan tabaka saça kalınlık veren tabakadır. Zayıf saçlar negatif yüklüdür. Saçlarda bakım ürünü kullanırken sülfat içermemesine dikkat edilmelidir. Sülfat ürünün köpürmesini sağlar.

Menopoz döneminde saç dökülmesi yüksek oranda görülür. Metabolizmanın dengesi bozulduğundan saç dökülmelerine yol açar. Erkek tipi saç dökülmesi de aynı şekilde menopoz döneminde ortaya çıkar ve artar. Bunun nedeni vücuttaki erkeklik hormonunun çoğalmasından kaynaklanmaktadır. Saçtaki bu negatif etkiyi hormon tedavisi kontrol altına almak mümkündür.

Saçları boyamak günümüzde artık moda haline gelip bu hali bile aşmış durumda. Ana saç renklerinin haricinde birçok çeşit de ara renkleri görmek çok mümkün. Üstelik artık kadın erkek de fark etmiyor. Gencinden yaşlısına, erkeğinden kadınına kadar herkes saç boyasını kullanıyor. Güzellik ve moda haricinde saç boyaları saç bakımı için de tercih ediliyor. Özellikle organik boya adıyla kullanılan boyaların saçı beslediği söyleniyor. Yine de boya yaparken dikkat edilmesi gereken kurallar da var. Sık sık yapılan boyalar saçı yıpratır. Özellikle ilk yapılan boyanın hemen ardından ikincisini yapmak saçı yakabilir. Saçı yıpratmamak adına kendi saç tonuna yakın renkler boyada tercih edilmelidir.

Çok eşlilik ve kanser belirtileri

Cinsel hayat, erkek ve kadın için mükemmel hazlar oluşturabilirken, elbette ki bazı kurallara uyulmasının gerektiği de kaçınılmazdır. Şüphesiz ki en sağlıklısı tek eşli bir cinsel hayat sürmekten geçmektedir. Fakat maalesef bazı kişiler cinsel hayatlarında çok eşli bir hayat sürmesinden dolayı, bazı kanser türlerinin riskini de taşıdığını bilmeleri gerekiyor. Kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarının yaptıkları araştırmalara ve açıklamalara göre çok eşli kişilerin her zaman bir kanser riskini taşıdığı ortaya koyulmuştur. Bu kanser türü de serviks kanseri olarak açıklanırken, yine bu kanser riskini taşıyan diğer durumlar da şu şekilde açıklanmıştır.Cinsel hayat, erkek ve kadın için mükemmel hazlar oluşturabilirken, elbette ki bazı kurallara

  • 20 yaşından önce cinsel aktiviteler gerçekleştirmek
  • Çok sayıda doğum yapmış olmak
  • Sigara, alkol kullanımı
  • Bakteriyel ve viral enfeksiyonlar
  • Bağışıklık sisteminin baskı halinde olması

Rahim ağzı kanseri

Yukarı da bahsetmekte olduğumuz serviks kanseri, rahim ağzı kanseri olarak tanımlanmaktadır. Kanser türleri arasında ülkemizde 8. Sırada yer alan bu tür, sosyoekonomik durumunda düşüklüğünden kaynaklanmakta olup, çok eşli bireylerde daha fazla görüldüğü açıklanmıştır. Çok sayıda doğum yapmanın ve çok eşliliğin en çok risk oluşturduğu nedenleri arasında açıklanması da kişilerin dikkatinden kaçmaması gerekiyor.

Tedavi ve aşıları

Elbette ki her kanser türünde olduğu gibi bu kanser türü için de süreç farklı şekilde işleyebilmektedir. Her ne kadar Anormal RAP- smear test sonucu sık görülmüş olan bir durum olsa da serviks kanseri taşıyor anlamına gelmeyebilir. Eğer ki hücresel değişiklikler hafif derecede seyir ediyorsa, RAP- smear testleri tekrardan yapılması gerekebilmektedir. Hafif derecede olan sorunlar kendini geliştirerek, iyileştirebildiğinden dikkatli olmak ve testlere önem vermek gerekmektedir.  Bu rahatsızlık için geliştirilmekte olan yöntemler çeşitlilik kazanmıştır. Bu rahatsızlığa ve kansere neden olan HPV türüne karşı koruyucu olarak iki farklı tipte geliştirilmiş aşı türü bulunmaktadır. 40 yaşa kadar uygulanabilen bu aşı, doğru olarak uygulansın isteniyorsa eğer, bir kızın ilk cinsel deneyiminden önce yapılması doğrudur. Yine bu aşılar sadece bazı tip türlere koruyucu kalkan oluştururken, testlerin ve taramaların yapılmasına özen gösterilmesi gerekmektedir.  Konu hakkında tüm diğer detaylar, doktorunuz tarafından öğrenilebilir.