Sivilce Nedir ve Neden Çıkar?

Sık rastlanan cilt hastalıklarından birisi olan sivilce, yağ bezlerinin fazla çalışmasıyla ve yağ bezlerinin deriye açılma kanallarının tıkanmasıyla ortaya çıkan bir deri hastalığıdır. Ergenlikte cilt altında yağ miktarında artışa bağlı olarak yağ bezleri bozulur ve ciltte iltihaplı, kızarmış şişlikler oluşur. Sivilce diye adlandırdığımız bu şişlikler, en çok en çok yüz, göğüs, sırt ve omuzlara yerleşir.sivilce neden çıkar, sivilce nedir, sivilce çıkartan etkenler

Sivilceyi etkileyen faktörler arasında genetik eğilim, ağızlan alınan ilaçlar, yüze sürülen kremler ve stres yer alır. Hafif şiddetli olan sivilceler bazen siyah ya da beyaz noktalar şeklinde kendini gösterir. Büyük ve sert kistler şeklinde olan sivilceler ise ağrıya neden olurlar. Bunların dışında püstül denen iltihaplı sivilceler de sık görülen sivilce tipleri arasında yer alır.

Irk ve etnik kökeni ne olursa olsun, 12 ile 17 yaş arası insanların hemen hemen tamamına yakını sivilceden hafif ya da yoğun bir şekilde etkilenir. Sivilce, her ne kadar ergenlik döneminde ortaya çıksa da hem kadında hem de kadınla her yaşta görülebilen bir hastalıktır. Genellikle yağlı bir deriye sahip olan kişilerde ortaya çıkar. Tehlikeli bir rahatsızlık olmamasına rağmen özellikle yüz bölgesindeki sivilceler, tedavi edilmediği takdirde kişinin cildinde hayat boyu süren iz bırakmakta bu durum da fiziksel görüntünün bozulmasına yol açtığı için kişinin psikolojisini etkilemektedir. Bu yüzden bir dermatolog tarafından tedavi edilmesi gerekir.

Tedavide birçok ilaç kullanılmakla beraber, bunlar sivilcenin şiddetine göre değişir. Hafif vakalarda sürülen ilaçlar kullanılırken, daha şiddetli vakalarda sürülen ilaçların yanında ağızdan içilen birtakım ilaçlar da kullanılır.

Nasıl Oluşur?

Sivilcenin oluşumunda birçok faktör sorumludur. Cildimizin üzerinde alttaki yağ bezlerine bağlanan ufak delikler bulunur. Bu delikler kanallar yoluyla derinin altındaki yağ bezine bağlanır.Yağ bezleri isimlerini ürettikleri yağlı bir madde olan “Sebum” dan alırlar. Normal koşullar altında sebum, kıl folikülü boyunca ilerler ve cilt yüzeyine çıkar. Ancak zamanla

yağ bezinin deriye açılan kanalı, fazla yağ bezi salgısı nedeniyle tıkanır. Sivilce oluşumunun asıl nedeni de bu tıkanmadır. Yağ bezi kanalının tıkanmasıyla birlikte deride bulunan bazı bakteriler çoğalır ve iltihabi bir durum oluşturur. Dolayısıyla sivilcenin ciltteki görünümü, siyah veya beyaz noktalar şeklinde olabileceği gibi kızarık veya içi cerahatle dolu şişlikler şeklinde olabilir. Hatta daha şiddetli durumlarda sivilce, içi sert şişlikler veya kistler şeklindedir.

Sivilceye, yağ bezlerindeki sorunlar dışında, derideki bakteri sayısındaki artış ve derinin kalınlaşmasına da yol açmaktadır. Ayrıca genetik, stres, terleme, hormonlar, uygun olmayan temizleme, nemlendirme ve makyaj da sivilce oluşumunu artıran nedenler arasında sayılabilir.

Ortodonti Neler Yapar?

Ortodonti, dişlerde oluşan yapısal bozuklukları onarmak ve düzeltmek üzerine genişletilmiş bir bilim dalıdır. Ortodontisiler ise bu konu üzerine uzmanlığı elde etmiş olan diş hekimleridir. Ortodonti tedavilerinin tamamı ortodontistler tarafından yapılmaktadır.ortodonti tedavisi nasıl yapılır, ortodonti nedir, ortodontinin ilgi alanı

Ortodonti ağız ve çene sorunları ile ilgilenmektedir. En sık görülen ortodonti sorunları;

  • Dişlerin çarpık olması; dişlerin yamuk olarak çıkması ve üst üste gelmesi gibi problemlerdir. Bu tür problemler için genellikle diş teli ile tedavi önerilmektedir. 1,5 – 2 yıl yıl arasında değişen tedavi süresi içerisinde dişler olması gerektiği gibi düz bir şekilde sıralanacaktır. Tedavi sonrasında ise ortodontist, dişlerin arka tarafına dişleri sabitlemek için bir tel takar. Bu tel ön taraftan kesinlikle görünmez. Dişlerin eski yerlerine gelmemeleri için bu kesinlikle yapılmalıdır.
  • Dişler arasında ki boşluklar; hem üst çene de hem de alt çene de, yaygın olarak boşluk sorunu görülmektedir. Dişleri arası açık olduğundan, yemek kalıntıları kalmakta ve estetik olarak hoş bir görünüm olmamaktadır. Çarpık dişlere göre temizlenmesi daha kolay olduğundan, dişler sağlıklı olabilir fakat yine de tedavi edilmesi gereken bir durumdur.
  • Çeneye gömük dişler; tedavi edilmeyen çene yapılarında, diş çıkacak yer bulamadığı zaman çıkamamakta ve et içerisinde gömülü bir şekilde kalmaktadır. Çene yapısı, çevresel faktörlere bağlı olsa da, kalıtımsal olarak da kişiye geçmiş olabilir.
  • Çapraz kapanma; alt çenenin öne çıkması ile oluşan sorunlardır. Dişler kenetlendiği zaman alt çenenin dışarıda kalması, üst çenenin içeride kalması söz konusu ise bu çapraz kapanma olarak tanımlanabilir.
  • Ön dişlerin kapalı halinin açık olması; çene kapanığında dişlerin arka kısmı birbirine temas ediyor, ön kısmı ise açık kalarak birbirine temas etmiyor ise bu sorun ortodontiyi ilgilendiren bir durumdur.
  • İleri itim; ağız kapandığında dişlerin birbirine temas ettiği anda üst ön dişlerin, alt ön dişlerden olması gerektiğinden fazla uzakta kalması ile oluşan sorundur. Bu sorun, dişleklik durumu olarak bilinmektedir. Dişlerinde ileri itim sorunu yaşayan kişiler, bir ortodontiste kontrolünden geçtikten sonra, en uygun ortodonti tedavisine başlamalıdırlar.

İmplant nasıl yapılır ve yapılırken nelere dikkat edilir?

İlk olarak neden implant yaptırmanız gerektiğini bilmeniz gerekmektedir. Çünkü merak ettiğiniz ya da size yapılacak olan tedavinin ne olduğunu ya da nasıl yapılacağını tam anlamıyla bilmezseniz, ilerleyen süreçte hoş olmayan bir durumla karşılaştığınız da bu sizin tedirgin, mutsuz hatta sinirli olmanıza sebep olabilir. İlk olarak implant nasıl yapılır sorusundan başlayalım. İmplant tedavisi belli bir süredir normal diş yapınızın haricin de standart ağız yapınız da eksik olan diş taneniz yerin de olan damağa yapılan bir diş tedavisi işlemidir. Bu tedavi yöntemi  dünya da en çok uygulanan tedavi yöntemlerinden birisidir. Aklınız da olan İmplant nasıl yapılır sorusu yavaş yavaş şekillenmeye başlamıştır. Öncelikle sizin kendi iradenizle vermeniz gerken kararlar vardır. Özel bir klinikte mi, devley hastanesin de mi yoksa özel bir hastanede mi tedavi olacağınız çok önemlidir. Çünkü bu kararlar ilerleyen süreçte çok önemli olacaktır. İmplant tedavi yöntemi 3 ile 6 ay arasında sürdüğünden sizin doktorunuza tabiri caizse çat kapı gidebilmeniz gerekmektedir. İmplant tedavisi için ağzınızdan size yapılması gerken dişin kalıbı alınır ve diş siparişiniz verilir. Size uygun diş üretildiğin de ya da geldiğin de sizin de tedaviniz başlar.implant nasıl yapılır, implant uygulaması nasıldır, implant nasıl uygulanır

Doktorunuz size nasıl bir anestezi istediğinizi sorar. İsterseniz local anestezi isterseniz genel anestezi uygular size. Biz local anesteziden yanayız çünkü local anestezi sizin uyanık olmanızı sağlayacak bir anestezidir. Sadece ağrı ve sızı hissetmeyeceksiniz. İmplant nasıl yapılır sorusu artık neredeyse şekillenmeye başlamıştır. Ancak anestezi olduktan sonra damağınıza implant dişin titanyum kısmı olan vida kısmı damağınıza çakılır. Bu yüzden vida diş, çakma diş gibi isimler de almıştır bu tedavi yöntemi. Daha sonra çakılan vidanın üzerine geçiçi olarak protez bir diş koyulur ve vida çene kemiğinize otursun diye bir zaman geçmesi beklenir. Daha sonra bu süreçte çok dikkatli olmanız gerekmektedir. Çünkü vida çene kemiğinize dahil olmalı ve size ileride bir problem yaşatmaması gerekir. Bu yüzden çok dikkatli olmanız gerekir ve ilerleyen sürek için bunlar faydalıdır.

Akne Tedavisinin Zararları Nelerdir?

Cildin yağ tabakası tıkanarak yağ bezlerinin salgıladığı yağın dışarı atılamaması sonucu ortaya çıkıyor. Hemen her insanda görülen akne dış müdahale gerektirmeden zaman içerisinde kendi tedavisi olabilir. Gerçekleştiremediği durumlarda ise kişinin yasam kalitesini düşür ve psikolojik olarak etkilemektedir. Akne tedavisinde kullanılan yöntemlerden bahsedelim; krem tedavisi, peeling,  ilaç tedavisi, cilt bakımı ile lazer yöntemidir. Genel olarak akne tedavisi yaptıranlar krem ve ya ilaç tedavisini uygulanılıyor. Krem tedavisine yanıt vermeyen aknelere ağız yoluyla kullanabilecekleri ilaç verilmektedir. Sivilceler kişinin kendi bedenini ilgilendiren olumsuz olarak etkileyen ve genellikle ergenlik döneminde ortaya çıkan bir cilt sıkıntısıdır. Kalıtsal ve çevresel etkenler, stres ve beslenme seklimiz olumsuz olarak aknelerin oluşmasına sebep oluyor. Tedavisin ihmal edilmemesi gerekmektedir aksi takdirde akne lekeleri ve ya izleri kalabilmektedir. Kesinlikle aknelerle oynanmamalı ve ya sıkılmaması gerekiyor. Eğer oynanırsa leke oluşmasına sebep olan etkenlerden biridir.akne tedavisi nasıl yapılır, akne tedavisi sonrası, akne tedavisinden sonra dikkat edileceklerAkne tedavisi uygulattıran kişilerin bir kısmı da peelingi tercih ediyor. Peeling Yüzeysel olarak tedavide cildin üst kısmını etkiler. Bunun yanı sıra siyah ve ya beyaz noktalar ve lekelerin tedavisi içinde tercih edilen bir yöntemi belirtir. 2 ve ya 3 hafta Aralıklarla 6 ve 10 seans yapılan bir tedavi tekniğini belirtir. Akne oluşumuna neden olan sebepler arasında yorgunluk ile stres, uykusuzluk, hareketsizlik, az su içilmesi, çevresel-genetik etkenler ve beslenme seklimiz akne oluşumunu son derece olumsuz etkilemektedir. Akne tedavisi yaptıranlar genellikle stres ile beslenme alışkanlıklarının düzensizliğinden aknelerin oluştuğunu söyleniyor. Bölgesel ürünlerin yetersiz kaldığı zamanlarda ise hap tedavisi uygulanmaktadır. Birde önemli olan diğer konu ise akne tedavisinin zararları bulunur. Bölgesel olarak kullanılan ilaçlar yanı krem, losyon ile merhem kullanımında seyrek olarak alerjiler, yüzeysel yanık ve ya kızarıklar gibi zararları görülür. Bunlar cilt tipine göre değişiklik göstermektedir. İlaçlara ara verilerek bu sorunlar ortadan kaldırılır. Ağır sivilce vakalarında kullanılan haplar ise daha ciddi yan etkileri bulunuyor. Genellikle yağ metabolizmasını etkilediği için ciddi yan etkileri olur.

Akne tedavisinin zararları denildiğinde akla ilk karaciğer hasarı gelir. Çünkü sivilce haplarının genelinde karaciğere zarar verme özelliği vardır. bu yüzden kontrole gidildiğinde kan tahlili yaptırılır karaciğere hasar verip vermediğini öğrenmek için. Bunu dışında saç dökülmesi, ciltte kızarıklık ve kasıntı ortaya çıkmaktadır. İlaçları kullanmadan önce mutlaka reçete okunmalıdır.

Bölgesel Zayıflama Yöntemleri Nelerdir?

Zayıflamak pek çok bayanın en büyük isteği olarak bilinirken bu konuda teknolojinin günden güne gelişmesinin ardından çeşitli yöntemler geliştirilmeye başlandı. Bunun ardından son yılların en gözde çalışmaları arasında bölgesel incelme yöntemleri gelmeye başladı. Bu sayede incelmesini istediğiniz bölge üzerinde yoğunlaşıldığı için bu konu hakkında çalışmalar  daha fazla tercih edilmeye başlandı. Bölgesel zayıflama yöntemleri genellikle vücudun şikayet edilen kilolu bölgeleri üzerinde yoğunlaşma sağladığı için bu anlamda istenilen sonuçlar elde edilmektedir.bölgesel olarak zayıflama, nasıl bölgesel zayıflanır, bölgesel zayıflama yöntemleriBölgesel zayıflama kişilerin vücutlarında bulunan yağ yakım oranının orantılı bir şekilde sağlanmasına neden olurken bu sayede her yerden fazla yağ yakımı sağlamaz. Bu durum genellikle bazı bölgelerin daha fazla incelmesine neden olacağı için orantısız bir görüntünün oluşmasına neden olunabilir. Bu durumda zayıflamak isteyenlerin en uygun yöntemleri seçmeleri gerekmektedir. Bölgesel zayıflama sırasında yapılan işlemler sonucunda sadece yağ yakımı sağlanmakla kalmadığı gibi bu anlamda kaslarında çalışması sağlandığı için kaslı bir güzelliğe sahip olmak mümkündür. Yöntemler teknoloji ile birlikte sürekli olarak geliştirilmektedir. Bunlar arasında kavitasyon, soğuk lipoz, radyofrekans, pressoterapi gibi çeşitli işlem seçenekleri bulunmaktadır. Bu sayede hızlı ve kalıcı bir şekilde kilo vermek mümkün olacağından dolayı kişiler kendilerine uygun bir yöntem seçebilirler. Bu sayede kilo verilmesi ve yağ yakılması gereken bölgeye yoğunlaşarak hızlı bir şekilde yağ yakımı sağlanabilir.

Son zamanlarda hastaneler ve çeşitli sağlık merkezlerinde işlemler güvenilir bir şekilde yapıldığı için konu hakkında herhangi bir soru işareti oluşmamaktadır. Zayıflık son zamanlarda popüler hale gelince özellikle bayanlar tarafından bu durum çeşitli takıntılara sebep olmaya başladı. Çeşitli egzersizler ve diyet listeleri sayesinde zayıflanabilir. Ancak bu durum sabır ve zaman gerektirdiği için çeşitli sıkıntılara yol açabilir. Teknolojinin gelişmesi ile birlikte bölgesel zayıflama son zamanlarda bayanlar tarafından en çok tercih edilen yöntemler arasında yer almaktadır. Bölgesel zayıflama kendi içerisinde uygulanılan bölge ve yönteme göre çeşitlilik göstermektedir. Bölgesel zayıflama hakkında araştırma yaparak ve merak ettiklerinizi sorarak kusursuz bir görüntü için ilk adımı atabilirsiniz.

Diş teli nasıl takılır ve kimlere uygulanabilir?

Diş teli tedavisi kesinlikle ertelenecek bir sağlık sorunu değildir. Çünkü ertelenme halinde dişlerde daha büyük çapraşıklıklar oluşacak ve tedavi sonucunda yüzde 100 düzelme olasılığı düşecektir. Diş teli tedavisi dişlerinde çapraşıklık olan hastalara uygulanır. Bu görüntüden rahatsız olan ve toplum içinde rahat bir şekilde gülmek isteyen kişiler tercih eder. Bu şekilde hem dişlerindeki bozukluklardan kurtulacaklar hem de psikolojik olarak bir rahatlama yaşayacaklar.diş teli nasıl takılır, diş teli takma, diş teli kimlere takılabilirDiş teli nasıl takılır sorusu ise her bu tedaviyi uygulamak isteyen kişinin merak ettiği ve üstüne araştırma yaptığı bir konudur. İnternet ortamında türlü türlü anlatımını bulabilir ve yaptıranlar tarafından nasıl yapıldığı konusunda fikir alabilirsiniz. Bizde bu makalede diş teli nasıl takılır sorusuna cevap verelim. Öncelikle diş teli tedavisine karar vermiş kişinin diş kontrolü yapılır. Dişlerde ve etlerde sıkıntılar varsa bunlar önce halledilir. Daha sonrasında hastanın ağzında tükürük birikmemesi için ağız içinden bir aparat yardımı ile tükürük dışarı çıkartılır. Uzmanın bütün dişleri görebilmesi gerekmektedir bu nedenle ağız ona göre şekil aldırılır. Geleneksel yöntemde dişlerde pürüzlendirme işlemi yapılır ve metal braketler özel bir yapıştırıcı yardımı ile dişlere yapıştırılır. Braketler içerisinden bir tel geçirilerek birbirlerini desteklemeleri sağlanır. Bu şekilde diş teli takımı sonuçlanmış olur. Bundan sonrasında hastanın uzun süre sabır göstermesi ve dişlerinin çürümemesi için braketler arasını iyi temizlemesi gerekir. Görünmez diş teli tedavisinde ise braketler bu sefer dişin arka tarafına yani görünmeyen yüzüne monte edilir. Birde en son tür olan diş teli tedavisi yöntemi indirekt bonding yönteminde ise hastanın ağız ölçüleri alınarak ona uygun bir kalıp hazırlanır. Bu kalıp sertleştikten sonra üstüne braketler yerleştirilir. Bu şekilde hasta bazı durumlarda diş telini çıkarma imkanına sahip olur.

Diş teli nasıl takılır ya da diş teli tedavisi sırasında can acır mı gibi sorular çok endişe edilecek sorular değildir. Çünkü emin olabilirsiniz ki diş teli takılırken her hangi bir acı hissedilmez. Sadece ilk zamanlarda ağız içindeki hassas doku üzerinde bazı ufak yaralar çıkabilir. Ancak belli bir müddetten sonra onlarda kaybolacaktır.

Spor yapmak kısırlık sebebi mi?

Her gün düzenli olarak spor ve ya egzersiz yapılması sağlıklı yaşamın vazgeçilmez bir parçası olmakla beraber her şeyde olduğu gibi olduğu gibi sporun da azı karar çoğu zarardır. Ergenliğe yeni girmiş hassas yapıdaki vücudun fazla egzersiz ile zorlanması ve düzensiz beslenmelerin yumurta kalitesini bozarak kısırlığa neden olabiliyor. Çok fazla yorucu ile ağır spor yapan genç kızlarda bu duruma beslenme bozukluğu eklendiğinde östrojen yani kadınlık hormonu azalıyor ve buna bağlı olarak kemik erimesi başlamaktadır. Fiziksel ve ruhsal anlamda çok çeşitli gelişmelerin yaşandığı bu dönemde ağır egzersizler altına giren genç kızların yüzde 60’ında amenore yani hiç adet kanamasının olmaması durumu görülmektedir. Doğum uzmanları ise; kilo kaybının yaşanması aşırı yorgunluk ile konsantrasyon bozukluğu, düzensiz adet kanamaları ve ya regl dönemlerinin kesilmesi gibi durumlarda hemen bir hekime başvurulmasını önermektedir.spor kısırlığa sebep olur mu, sporun kısırlığa etkisi, spor ve kısırlıkYUMURTA KALİTESİNİN BOZULMASINA SEBEP OLUR!

Kadın doğum uzmanları ergenliğe yeni girmiş hassas yapıdaki vücudun fazla egzersiz ile zorlanmasının kas yaralanmalarına ve özellikle kemiklerde herhangi bir travmaya bağlı olmadan kendiliğinden oluşan kırıklara neden olabileceğini belirtmektedir. Özellikle bu durum tedavi edilmediğinde kısırlığa neden olabilmektedir. Çok hazla kilo verenlerde ise altı ay boyunca yumurtlamaları durunca, o döneme mahsus olmak üzere kısırlık sorunları yaşanabiliyor. Vitaminsizlikten dolayı yumurta kalitesi bozulabilir. Uzun süre tedavi edilmediği zaman üreme sağlığında ve kemiklerde kalıcı zararlar meydana gelmektedir. Genç yaşta olan kişilerin kilo almaya başladıklarında adetleri düzene girerek kısırlık sorunları ortadan kalkabilir.

ÖGÜN ATLAMAMALISINIZ!

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanları genç kızların spora bağlı sağlık sorunlarının yaşamamaları için düzenli beslenmeye çok dikkat etmeli ayrıca gerekli durumlarda kalsiyum ve vitamin takviyesi yapılması gerektiğini belirtmektedir. Bilinçsizce yapılan spor sonucunda istenmeyen durumlar yaşanabilir. Fazla spor yapıldığı durumlarda adet kanmalarının tarihleri kaydilerek izlenmeli ve öğün atlamadan düzenli olarak beslenilmesi daha doğru olacaktır. Genç kızlar bayan atletlerle çalışan diyetisyenlerden beslenmeleri ile ilgili tavsiyeler alarak, gerektiğinde vitamin, kalsiyum ve demir takviyesi yapabilirler. Dikkat edilirse bir sorun yaşanmadan istenilen sonuçlara kolaylıkla ulaşabilmeniz mümkün olacaktır.

Tansiyon Düşmesinin Nedenleri?

Düşük tansiyonunuzu, yüksek tansiyonunuzla kıyasladığımız zaman daha az tehlike oluşturur, ancak bazı kişilerde ise; baş dönmesi, gözlerin kararması ile hatta bayılmaya yol açtığı için nedenleri araştırılması gerekir. Tansiyon ve yetersiz beslenmeden kullandığınız ilaçların yan etkisine kadar pek çok farklı nedenden dolayı düşebiliyor. Sıcaklık, az su tüketimi gibi gündelik durumlara bağlı tansiyon düşüklüğü geçici bir durumdur. Fakat tansiyon düşüklüğü nedeniyle sürekli problem yaşıyorsanız mutlaka bir doktora görünmelisiniz ve bunun altında yatan nedenin ne olduğunu öğrenmeniz gerekir.

Susuzluk: Susuzluk ani tansiyon düşmesinin temel nedenlerindendir. Vücudun terle attığı su miktarından daha az su tüketilmesi susuzluğa neden oluyor. Bu durum havaların sıcak olduğu ve terle birlikte normalden daha fazla su kaybedilen yaz aylarında daha sık görülmektedir. Bunun yanı sıra kardiyo egzersizleri ya da ağır fiziksel aktiviteler sırasında susuzluk riski yükselir. Ayrıca ateşli hastalıklar, ishal ile kusma da susuzluğa yol açabiliyor.tansiyon niye düşer, tansiyon düşmesinin sebepleri, tansiyon düşmesine çözümHamilelik: Hamilelik sürecinde hızla genişleyen dolaşım sistemi tansiyonun düşmesine neden olur. Özellikle de hamileliğin ilk 24 haftasında bu oldukça normal bir durumlardandır ve tansiyon genellikle doğumdan sonra gebelik öncesi düzeyine geri dönmektedir.

Kalp Sorunları: Anormal derecede yavaş kalp hızı, kalp yetmezliği, kalp krizi ve kalp kapakçığı sorunları düşük tansiyona neden olabiliyor. Bu rahatsızlıklar damarlara kan pompalayan kalbin fonksiyonlarını tam olarak yerine getirememesi nedeniyle kan basıncının düşmesine yol açmaktadır.

Endokrin Sorunları Zemin Hazırlar: Düşük kan şekeri, Adrenal problemi, tiroit rahatsızlıkları ve bazı durumlarda diyabet tansiyon düşüklüğüne neden olabiliyor. Vücudun hormon üretimini etkileyen tüm rahatsızlıklar düşük tansiyon nedenleri arasında yer alır.

Şiddetli Enfeksiyon Olanak Tanır: Septik şok enfeksiyona sebep olan bakterinin enfekte etmiş olduğu bölgeyi terk ederek kana karışması ile ortaya çıkmaktadır. Damarlara giren bakteri burada bir toksin üreterek kan basıncının hayati risk yaratacak kadar düşmesine yol açabiliyor.

Alerjik Reaksiyon: Vücutta şiddetli tepkimeye yol açan alerjiler kişinin anafilaktik şok geçirmesine neden olur. Alerjinin neden olduğu nefes alırken zorlanma, boğazın şişmesi ve kaşıntı gibi belirtilere ek olarak tansiyonu düşürebilir.

Kol Altında Ağrı Nedenleri

Koltuk altında yaşanan ağrının nedeni birçok farklı sağlık koşuluna bağlı olabiliyor. Bu bölgede yaşanan ağrıların başlıca nedenleri ise; şişen lenf düğümleri, kistler ile bakteriyel enfeksiyonlara bağlıdır. Özellikle koltuk altında bulunan kaslar, sinirler, kemik ile damarlarda yaşanan sorunlar hafif veya şiddetli ağrılara yol açabilir. Sinir sistemini etkileyen hastalıklar, kol altında ağrı olarak kendini belli eder. Yaralanma ile darbelere bağlı ağrılar, eğer çok şiddetli değilse, ağrı kesici ve dinlenme ile tedavi edilebilir, fakat koltuk altı ağrısına neden olan bazı hastalıkların tedavisi için uzman yardımı almak gerekir. Son derece hassas olan ve kolayca şişebilen lenf bezleri koltuk altı ağrısının başlıca nedeni olarak gösterilir. Erkeklerde yalnızca koltuk altında, kadınlarda ise koltuk altı ve meme çevresinde bulunan lenf düğümlerinin şişmesi genel olarak ciddi bir rahatsızlığa işaret etmemektedirler. Fakat lenf şişliği sık sık oluşuyorsa ve ya şişlik uzun bir süre devam ediyorsa altında yatan nedenin belirlenmesi için doktor kontrolü gerekebiliyor. Geçmeyen lenf bezi şişliği bazı durumlarda ise ciddi bir viral enfeksiyon ve ya kanserin belirtisi olarak meydana gelir.kol altında hissedilen ağrı, kol atı ağrısı, kol altı niye ağrırGrip ve nezle gibi hastalıklar tüm vücutta kırıklığa neden olabileceği gibi koltuk altında da ağrıya yol açar. Üst solunum yolunu etkileyen bu hastalıklar, bağışıklık sistemini zayıflatırak halsizliğe neden olmaktadır. Hastalık sırasında bol bol dinlenmek ve virüslere karşı vücudun direncini arttırmak için C vitamini tüketilmeli, hastalığın ve koltuk altında yaşanan ağrıların daha kısa sürede geçmesini sağlar. Koltuk altında kolayca oluşabilen kistler bu bölgede yaşanan ağrıların en çok görülen nedenleri arasında yer alıyor. Nemli, sıcak, güneş ışığı görmeyen ve ya toksinlerin önemli bir kısmının vücuttan atıldığı koltuk altında oluşan kistler doktor tarafından muayene edilmesi gerekir. Çoğunlukla muayenehanede küçük bir cerrahi operasyonla alınabilen bu kistler nadir olmakla beraber kanserin bir belirtisi olarak oluşur. Kolda ya da koltuk altında bulunan kasların zedelenmesi, ters bir harekete maruz kalması, gerilmesi ve zorlanması koltuk altında geçici ağrılara yol açar. Kasın zorlandığı durumlarda ağırlık kaldırmak ve ya bu bölgeyi hareket ettirmek ağrıların şiddetlenmesine neden olacaktır.

Ağız Bakımında Dil Temizliğinin Önemi Nedir?

Ağız bakımı denilince ilk olarak aklımıza diş bakımı ile diş temizliği geliyor. Fakat diş ile beraber dilin temizliği de oldukça önemli bir konudur. Bu sebeple ağız bakımı denilince sadece diş bakımı değil, dil bakımı ve dil temizliği de düşünülmesi gerekir. Dil mikroorganizmaların üremesi için oldukça iyi bir bir yerdir. Özellikle de oksijensiz ortamda üreyen mikroorganizmalar için dil gayet iyi bir ortam diyebiliriz. Temizliği yapılmadığı takdirde alınan gıdalardan kalan parçalar ile beslenen bakteriler kısa sürede üremekte ve sonrasında değişik sorunlara neden olabiliyor. Bu nedenle ağız temizliği bir bütün olarak düşünülmeli ve diş, diş eti ile dil hep beraber uygun şekilde temizlenmesi gerekir.ağız bakımı yapımı, ağız bakımında dil temizliği, dil temizliğinin  önemiDil temizliği özellikle de ağız kokusunun giderilmesi için önem taşır. Ağız kokusunun sebeplerinden birisi dilin yeterince temizlenmemesi ve ya dil bakımına özen gösterilmemesinden kaynaklanıyor. Bunda dilde üreyen bakteriler önemli rol oynar. Eğer ki, dil bakımı ve temizliği yapılmazsa dil mikroorganizmaların yani bakterilerin üremesi için uygun bir ortam haline gelir. Bu ortamda üreyen bakteriler ağız kokusuna sebebiyet veriyor. Dil temizliğinin en büyük önemidir. Yani ağız kokusunun önlenmesi için dil temizliği gerekmektedir. Dil temizliği özellikle diş ve diş etlerinin de sağlığı için önemli bir konudur. Çünkü hepsi ağız içerisinde yer alır. Birisinin yeterince temizlenmemiş olması demek; diğerlerini tehdit edebilir. Dil yeterince temizlenmez ise, dilde bulunan ve üreyen bakteriler dişlere ve diş etlerine yerleşecek ve bir süre sonra diş ve diş etlerinin tahrip etmeye başlar. Özellikle de dil yarığı fazla olan kişiler dil temizliğine daha fazla önem göstermesi gerekiyor. Çünkü bu yarıklarda mikroorganizmaların üreme olasılığı çok daha fazla olur. Dil temizliği yeterince yapılmadığı takdirde ağızda acı tat hissedilmesi olasılığı da artar. Dilde biriken bakteriler ağız kokusu ile beraber ağızda acı hissede neden olabilir. Dil temizliğinin diğer bir önemidir. Yine dil temizlenmediği zaman; burun, sinüs ile boğaz problemlerine de neden olabilir. Özellikle de, boğaz iltihabı gibi sorunlar dil temizliği yapılmadığında daha fazla görülebilir. Dil bakımı özellikle ağız kokusunun önlenmesi için gereklidir.