Karın Ağrısı İçin Bitkisel Çözüm

Birçoğumuz heyecanlandığımız veya hızlı ve aşırı emek yediğimiz zaman çektiğimiz karın ağrılarını iyi biliriz. Doğal ilaçlar kullanarak ve yaşam tarzımızı değiştirerek bu ağrıların çoğunu dindirmek mümkündür.

Karın ağrısı genellikle sindirim sistemindeki bir sorunla ilişkilidir. Gastroenterit veya peptik ülser gibi bir enfeksiyon, ülserli kolit, divertiküler hastalık veya apandisit gibi iltihaplı bir durum ya da kabızlık veya safrakesesi taşının neden olduğu bir tıkanma yaşamyor olabilir. Bağırsak florası (bakteri ve normalde bağırsakta bulunan diğer organizmalar), antibiyotik veya steroid tedavilerinden sonra genellikle dengesini yitirir. Bazı durumlarda ağn, bağırsakları besleyen sinirlerin strese karşı fazla duyarlı olması sebebiyle ortaya çıkabilir veya hava yutmak şişkinliğe yol açabilir. Besin alerjileri ve diğer hassasiyetler de sindirim yollarını rahatsız edebilir.karın ağrısına bitkisel çözüm yolları, karın ağrısı nasıl geçirilir, karın ağrısı nedenleri

Korunma

Doktorunuzun ağrınızın önemli bir nedeni olmadığını tespit etmesinden sonra, beslenme ve yaşam tarzınızda değişiklikler yaparak bu ağrının tekrarlamasını önleyebilirsiniz.

Acı portakal, nane ve keraviye yağlarıyla karın bölgesine yapılan masaj hazımsızlık ve gaz ağrılarını yatıştırır.tekrarlamasını önleyebilirsiniz. Bilhassa sindirim sorunlarını önlemek için aşağıdaki hususlara dikkat edin:

  • Tam tahıllı yiyecekler yiyin, lif oranı yüksek bir beslenme uygulayın, çok şekerli, yağlı ve baharatlı yiyeceklerden kaçının.
  • Düzenli yemek yiyin ve yemeklerinizi yavaş yavaş tüketmeye çalışın. Hızlı yemek yeme huyunuz varsa yavaşlayın, iyi çiğneyin ve yerken hava yutmamaya dikkat edin. Ayrıca, yemeklerle birlikte tükettiğiniz sıvı miktarını da sınırlayın.
  • Size dokunan yiyecekleri tespit etmeye çalışın ve gerekirse bu konuda profesyonel yardım alın. Bazı kişiler belirli yiyecekleri veya içinde katkı maddesi bulunan besinleri tükettiklerinde karın ağrısıyla karşılaşırlar; lezzetli olması için yiyeceklere katılan monosodyum glutamat (MSG) bu sorunun yaygın sebeplerinden biridir.
  • Susuzluğunuzu gidermek için su temelli içecekler tüketin, kabızlığı önleyin ve idrar renginin açık olmasına özen gösterin. Bu, sindirim sisteminizin verimini artıracaktır. Fazla alkol, çay, kahve ve sigara sindirimi bozar ve kann ağrılarının pek çoğunu ağırlaştırır.
  • Susuzluğunuzu gidermek için su temelli içecekler tüketin, kabızlığı önleyin ve idrar renginin açık olmasına özen gösterin. Bu, sindirim sisteminizin verimini artıracaktır. Fazla alkol, çay, kahve ve sigara sindirimi bozar ve kann ağnlan-mn pek çoğunu ağırlaştınr.
  • Yaşantınızdaki gereksiz stresleri mümkün olduğunca azaltın. Stresle başa çıkmayı sağlayan etkin stratejiler kullanın (bkz. “Tedavi”), iyi uyuyun ve egzersiz yapın. Yemek saatlerinde huzurlu olmaya ve acele etmemeye çalışın.

Hazımsızlığın Nedenleri

Karın ağrısı bazen aşağıda sayılan ve sindirim organları ile ilişkisi olmayan sorunlardan kaynaklanabilir:

  • İdrar yolu iltihabı.
  • Karın duvarındaki kasların fazla gerilmesi.
  • Böbrek taşları.
  • Fıtık.
  • Sancılı adet görme (dismenore)gibi jinekolojik sorunlar, pelvis iltihabı, fibroidler ve rahmin yüzeyini örten hücrelerin karında büyümesi ile oluşan ağrılı kistler (endometriyozis).
  • Sindirim yolu dışında gerçekleşen bir olayın yarattığı basınç veya tahriş (bazı tümörlerde, zatürrede ve bağırsakların etrafındaki lenf bezlerinin şişmesinde olduğu gibi).

Tedavi (Doğal Yöntemler & Bitkisel Çözümler)

Stresle başa çıkma: Stresli olduğunuz zaman adrenalin gibi uyancı hormonların kandaki seviyesi artar ve bu da mide ve bağırsak duvarlarındaki kasların gerilmesine neden olur. Kasların gerilmesiyle, midenizde “kelebekler uçuşuyormuş” gibi bir his veya gerçek bir ağrı meydana gelir. Stres gideren stratejilere örnek olarak; düzenli egzersiz veya yoga yapma, gevşeme derslerine katılma ve bu konuyla ilgili kasetler dinleme gösterilebilir.

Bunlar işe yaramazsa, stresle başa çıkma kurslarına katılabilir veya engelleyemediğiniz stresle başa çıkmanız için daha iyi yollar bulmanıza yardımcı olabilecek bir terapiste görünebilirsiniz.

Sıcak ve soğuk: Karın ağrılan, hazımsızlık ve sancı verecek kadar gerilmiş karın duvarı kaslannın neden olduğu rahatsızlıklar, bir bezle sıkıca sarılmış sıcak bir şişeyi ağnlı bölgenin veya gergin kaslann üstüne koyarak veya sıcak kompres uygulayarak giderilebilir.

Şişenin üzerine kalın bir havlu sararak daha uzun süre sıcak kalmasını sağlayabilirsiniz.

Diğer bir yöntem, şişe veya kompresi üç dakika kadar yerinde tuttuktan sonra bir dakika serin suyla dolu bir şişe veya soğuk kompresle değiştirmektir. Dönüşümlü olarak sıcak ve soğuk uygulamaya 20 dakika kadar devam edebilirsiniz, ancak sonunda sıcakla bitirmelisiniz.

Karın Masajı

Dairesel hareketlerle karna yapılan masaj bazen ağrıyı dindirebilir. Bunun kendiniz yapabilirsiniz, ancak eşinizin veya bir arkadaşınızın yapması daha kolaydır. Bu masajla birlikte “Aromaterapi” bölümünde önerilen uçucu özyağlardan bazılarını kullanmayı deneyin.

1 Sırtüstü uzanın ve masajı yapacak olan kişi yanınızda diz çöksün.

2 Ardından, masajı yapacak olan kişi bir elini karnınızın üstüne koymalı ve sıkı, yumuşak ve saat yönünde dairesel hareketlerle yavaş yavaş karnınızı ovmalıdır. Dairesel hareket kalça kemiklerinden birinin hemen iç kısmından başlamalı, karmn kenarından yukan doğru uzanmalı, kaburga kemiklerinin hemen altından karnın öbür tarafına geçmeli ve karnın diğer kenarından öbür kalça kemiğine uzanmalıdır.

3 Masaja birkaç dakika veya rahatlattığı sürece devam edin.

Aromaterapi: Bir çay kaşığı tatlı badem yağı, zeytinyağı veya diğer bir soğuk-baskı bitkisel yağa, ikişer damla nane, acı portakal ve keraviye yağı katın ve karnınızın ağrıyan bölgesine sürün (bkz. yukarıdaki kutu). İsterseniz ikişer damla acı portakal ve keraviye yağını yarım litre sıcak suya damlatıp buharını teneffüs edebilirsiniz. Hamileyseniz veya olma ihtimaliniz varsa keraviye yağı kullanmayın. Acı portakal özü sürülmüş derinin güneşten korunması gerekir.

Bitkisel ilaçlar: Bitkiler yüzyıllardır karın ağrılarını gidermek için kullanılmaktadır. Size neyin daha iyi geldiğini anlamak için birkaçını denemek faydalı olabilir.

  • Papatya, zihinsel stresi giderdiği, bağırsak kaslarını gevşettiği ve atıkların bağırsaklardan geçişini kolaylaştırdığı için özellikle stres ve hazımsızlığın neden olduğu ağnlara iyi gelir. Aynı zamanda iltihaplan da yatıştınp iyileşmelerini hızlandırabilir. Günde iki-üç bardak papatya çayı için.
  • Maydanoz, çiğ olarak tüketildiğinde, gaz ve hazımsızlık kaynaklı ağnlara iyi gelir. Maydanoz tohumu çayı bağırsak kaslannı gevşetir ve sancılan yatıştınr.
  • Nane çayı veya kapsülleri bağırsak sancılarını hafifletebilir; ancak bu bitki mide duvarını tahriş edebildiği için aşırı miktarlarda kullanılmamalıdır.

Homeopati: Bazı homeopatik ilaçlar sindirim sorunlarından kaynaklanan karın ağrılarına iyi gelir.

Rahatsızlık semptomlarınıza göre şunları alın:

  • Nux vomica:çok yemek yediniz veya içki içtiyseniz ve mideniz bulanıyorsa; özellikle de ağır şeyler yediniz ve aşın derecede içtiyseniz.
  • Arsenicum:mideniz yanıyor, kendinizi rahatsız hissediyor ve üşüyorsanız.
  • Pulsatilla:çok ağır yemek yediyseniz, sonrasında ağzınızda kötü bir tat oluştuysa ve açık havaya çıkınca kendinizi daha iyi hissediyorsanız.
  • Carbo vegetabilis:şişkinlik hissediyor, ancak geğirdikten veya gaz çıkardıktan sonra rahatlıyor ve üşümenize rağmen açık havayı tercih ediyorsanız.

Ne Zaman Tıbbi Yardım Gerekir?

  • Ağrı iki-üç gün içinde hafiflemezse.
  • Ağrı bir ay içinde nüksederse.
  • Ateş, şiddetli ishal, kusma, âdet ve idrar sorunları veya genel keyifsizlik gibi başka belirtiler varsa.
  • Dışkınızda kırmızı veya siyah kan varsa.
  • Beslenme biçiminizde değişiklik gibi belirli bir neden olmaksızın bağırsak hareketlerinizin sıklığında bir değişim olursa.
  • Sebepsiz kilo kaybı görülürse.

Acil Durumlar

  • Ağrı çok şiddetliyse veya giderek artıyorsa.
  • Kusmuşsanız ve kusmuğunuzda kan veya kahve taneleri gibi bir şeyler varsa.

CİLDİNİZİN YAZ SONRASI DERMATOLOJİK BAKIMI

CİLDİNİZİN YAZ SONRASI DERMATOLOJİK BAKIMI

Sonbaharın ilk ayı, Eylül, dünya nüfusu kadar saydığımız her insana farklı anlamlar katar.

Eylül, bir Türk ailesinin yeni doğan bebeklerine koydukları isim de olabilir iken, kimine göre de yeni bir hayatın başlangıcı, okulların açılması, balayı v.s. dir.

Bir cildiye hekimi olarak, Eylül benim için, dermatolojik cilt onarım mevsiminin başlangıç tarihi anlamını taşıyor.

Yazın güneşte, kışın solaryumda tutkuyla bronzlaşmak, olmazsa olmaz şart, erken yıpranan, erken hasarlanan ve dolayısıyla yaşlanan bir cilt ile kanser riski oluşur.

Güneşin, insana yaşama sevinci ve mutluluk verdiği muhakkaktır ! Güneşin bu çekiciliği nedeniyle, her tatil sezonunda, binlerce turist, nerede güneş varsa, dünyanın o bölgesine akın eder. Biliyorsunuz, ultraviyole ışınlarının %80’i bulutlardan geçerek cilde ulaşır. Cilt renginiz ne kadar açıksa, derinin renk maddesi açısından da o kadar fakir demektir. Yani, cildinizin güneşe karşı o kadar yalnız ve savunmasızdır anlamına gelir.

Kısa vadede güneş ışınları ciltte ; kızarıklık, şişlik, soyulma, bronzlaşma, damar genişlemesi gibi ilk hasarlarını ortaya koyar.

Güneş ışınları, kalıcı hasar olarak da;

1- Cildin kabalaşma, sertleşme, matlaşması,

2- Cildin lekelenmesi,

3- Cildin elastik liflerinin hasara uğraması ile derin çizgilerde artış,

4- Kılcal damar genişlemesi,

5- Siyah noktalar,

6- Deri kanseri.

Cildinizin yaz sonrası, dermatolojik onarımı, işte bu hasarların azaltılması, giderilmesi amacına yönelir. Her dönem farklılaşan, cildin yenileme, onarma yöntemleri kısaca ;

1- Cildin hasarının analizi,
2- Cilde uygun dermatolojik ürünün reçetelenmesi,

3- Kimyasal, bitkisel (Bkz.Estetik dermatoloji linki-Cilt bakımları konusu ), mekanik peelinglerden bir yada bir kaçının uygulanması,

4- OKSİJEN tedavisi ile cilt onarımı ( Bkz. Estetik Dermatoloji linki-Cilt bakımları konusu ),

5- Dolgu maddeleri ile cilt onarımı ( Bkz. Estetik Dermatoloji linki-Dolgu maddeleri konusu)

6- BOTOX ile ANTI-AGING ( Bkz. Estetik Dermatoloji linki-Botoks konusu ),

7- LASER ile cilt onarımı ( Bkz.Estetik Dermatoloji linki-Laser tedavileri ).

Işık yaşlanması, ultraviyole yaşlanması (PHOTO-AGING ), bronzluk tutkusu devam ettiği sürece kaçınılmazdır. Güneşin kalıcı hasarlarını onarmak için yukarıda maddelediklerimiz cildimiz için yüz güldürücü olabilecektir. Sağlıklı ışıl ışıl ciltler dileklerimizle…

Karın Germe Ameliyatı Fiyatları Hakkında Detaylı Bilgiler

Karın Germe Ameliyatı Fiyatları Hakkında Detaylı Bilgiler

Sizlere bir önceki yazılarımızda estetik karın germe ameliyatı hakkında detaylı bilgiler vermiştik. Daha sonra ise karın germe ameliyatını olabilmek için gerekli kriterlerden bahsetmiştik. Son olarak ise estetik karın germe ameliyatı öncesinde ve karın germe ameliyatı sonrasında yapılması gerekenleri detaylı bir şekilde anlatmıştık.

Şimdi ise yani bu yazımızda estetik karın germe ameliyatının fiyatlarından konuşacağız.

Aslında karın germe ameliyatının sabit bir fiyatı yoktur. Kesinlikle ve kesinlikle gerekli müdehaleyi yani ameliyatı yapacak doktorunuz sizi görmeden, ön muayene yapmadan, vücut ölçülerinizi almadan hiç bir şekilde size herhangi bir fiyat vermez. Eğer bu şekilde size herhangi bir yerden fiyat veriliyorsa kesinlikle tavsiye etmeyiz öyle yerleri.

Çünkü estetik karın germe ameliyatının fiyatları kişiden kişiye değişebilir. Yani biraz daha açacak olursak bunu kişinin karnının beden ölçülerinden, kilosundan ve karın bölgesinde bulunan derideki sarkma oranından vs. gibi etmenlerden bu fiyatların değeri değişebilmektedir.

Hatta bazı kişilerin vücut ölçülerine ve karın bölgesindeki yağlara ve aynı şekilde karın bölgesindeki deri sarkmasına göre genel estetik karın germe ameliyatı olmasına gerek kalmayabilir bile. Eğer bu saydığımız faktörlerin oranı bir kişi de az ise mini estetik karın germe ameliyatı yapılabilir.

Nedir bu mini estetik karın germe ameliyatı diye soracak olursanız hemen açıklayalım.

Mini karın germe ameliyatı, sadece göbek deliği altında kalan bölgenin gerilmesidir.

Bu sebeple mini karın germe ameliyatı olacak kişilerin ameliyat fiyatları daha ucuz olabilmektedir.

İMPLANT NASIL UYGULANIR, YARARLARI NELERDİR?

İMPLANT NASIL UYGULANIR, YARARLARI NELERDİR?
İmplant uygulaması, son zamanlarda doktorlar tarafından en çok seçenek edilen diş uygulamasıdır. Bu uygulama ile yapılan diş rehabilitasyonunda, konuşma ve çiğneme işlevleri daha kolay kullanılacaktır. Bu uygulama için en ehemmiyetli konu, işini iyi bilen bir hekimin doğru malzemeler kullanarak işlemi gerçekleştirmesidir.

İmplant uygulamasının emeli, kaybedilen dişin yerine yapay bir diş hazırlamak ve bu dişi çene kemiğine vidalamaktır. Bu işlemin uygulanması için çene kemiğinin istenilen genişlikte olması gerekmektedir.

İmplant yapılacak hastanın çene kemiğinin yeterince geniş ve uzun olması gerekir. Bu isteklere uygun olmayan ancak yeniden de uygulanan implantın vidası giderek çıkar. Vidanın gevşemesi, hastada dayanılması zor acılara kapı aralayabilir.

ZİRKONYUM NASIL UYGULANIR, YARARLARI NELERDİR?
Zirkonyum uygulamasında, öncelik olarak dişin dış görünümüne dikkat edilir. Görselliğin ön tasarıda tutulduğu uygulamada, implantta olduğu gibi dişin işlevleri ile ilgili çok fazla ayrıntıya inilmemektedir.Bu yolu daha çok görselliğe ehemmiyet verenler tercih eder.

Zirkonyum uygulaması kullanılan malzeme sayesinde hem azı hem de ön dişlere kolaylıkla kullanılabilir. İmplantta ise böyle bir talih yoktur. Uygulama yalnızca arka dişlere gerçekleştirilir.

Uygulamalardan hangisine karar vereceğinizi bilemiyorsanız, kısaca şunu söyleyebiliriz; İmplant diş uygulaması hazırlanan yapay diş çene kemiğine vidalandığı için daha gerçekçi durur ve daha işlevlidir. Zirkonyum diş uygulaması ise fonksiyonellikten öte görünüm olarak daha gerçekçi durmaktadır.

Meme Estetiği

Meme Estetiği

Meme estetiği operasyonları göğüsleri sarkmış ve göğüslerde gevşeme görülen kişilerde uygulanan cerrahi estetik bir uygulamadır. Genellikle hamilelik sonrasında yada aşırı kilo alıp vermeler sonucunda boşalmış olan göğüslerde meydana gelen sarkmaların giderilmesi için kullanılan işlemlerdir.

Göğüs bölgesinde sorunları olan bayanların kendilerine olan güven yetersizliği sosyal çevrelerinede yansıyor. Cinsel anlamda bir olgu olan göğüslerin kötü görünümleri cinsel isteksizliği bununla beraberde kişilerin evliliklerinde kötüye doğru bir ilerleme oluşmasına neden oluyor..

Tüm bu olumsuz koşullardan kurtulmanın yolu ise estetik cerrahi ameliyatlar.. Meme estetiğinde eğer küçük göğüslere sahipseniz göğüs büyütme silikon ameliyatları, büyük ve sarkık göğüslere sahipseniz meme küçültme ameliyatları, sarkık ve gevşemiş olan göğüsleere sahipseniz meme dikleştirme operasyonları uygulanarak kişiye estetik bir görünüm kazandırılır. bahsedilen göğüs estetiği ameliyatları tek başına uygulandıkları gibi kombine olarakta uygulanarak kişinin ameliyattan en iyi sonuçla çıkması için gayret edilir.

Meme büyütme ameliyatları; Göğüs silikon uygulamaları ile gerçekleştirilirken,
meme küçültme ameliyatları; fazla olan derinin ve fazla olan yağ dokularının bölgeden uzaklaştırılması yöntemi ile yapılabilir.. Bu operasyonlar genel olarak göğüs dikleştirme ameliyatları ile beraberde uygulanmaktadırlar. Bununla beraber..

Göğüs dikleştirme ameliyatları; Kişinin kendi dokularıyla beraber yapılır. Eğer göğüs dokularında fazlalık varsa atılır. Göğüs dikleştirme ameliyatlarına ek olarak göğüs büyütme uygulamalarıda gerekiyorsa dikleştirme silikon işlemleri ile sağlanmaktadır..

Göğüslerde görülen en büyük problemlerden birisi sarkmaların oluşmasıdır. Çeşitli sınıflandırmalar şeklinde göğüslerde sarkmalar görülebilir. Genel olarak göğüs sarkmalarını nitelendirecek olursak meme başının olması gereken konumdan göğüs altı çizgisinin hizasına veya daha aşağısına kadar inmesidir. Göğüs sarkmalarında göğüs halkasının üzerindeki deriden yarım ay şeklinde bir parça çıkarılarak göğüs halkasının biraz daha yukarı olması gereke konuma çekilmesi sağlanır

Bel ve Boyun Fıtığı Egzersizleri

Bel ve Boyun Fıtığı Egzersizleri

Bel ve boyun fıtığı birçok insan da bulunan sık karşılaşılan bir hastalık olarak karşımıza çıkmaktadır.Bunun için doktor kontrollerinden mutlaka geçmemiz tedavisi hakkın da geniş ve ayrıntılı bilgiler edinmemiz gerekir.Çünkü bel ve boyun fıtığı tedavi edilmediği müddetçe ciddi hastalıklara neden olmaktadır.Bu hastalıkların başın da bel kayması boyun kireçlenmesi ve hatta felç bile bulunmaktadır.
Bu yüzden oldukça dikkatli olmalıyız.Bel ve boyun fıtığı hastalara oldukça ağrı ve acı veren kötü bir hastalıktır.Birçok insan tarafından yaşanılan bu durumu bazen dayanılmaz hale gelebilmektedir.Bel ve boyun fıtığına karşı bazı egzersiz hareketleri düşünülmüştür.Bu egzersiz hareketleri sayesin de çok kolay bir şekil de bu kötü hastalıkları önleyebiliriz.Ayrıca bel ve boyun fıtığı hastalığı olan hastalar verilen bu egzersizlere uydukları zaman görecekler ki ağrısız ve acısız bir şekil de bu durumdan kurtulabilecekler.Ağrı ve acıları giderek azalacak ve zaman içerisin de tamamen ortadan kalkacaktır.
Bel ve boyun fıtığı bulunan hastaların bazı durumlar da kendilerine özellik ile dikkat etmeleri gerekmektedir.Bu durum da öncelik olarak ağır eşya kaldırmamaya özen gösterilmelidir.Çünkü ağır kaldırılması bel ve boyun omurlarının kireçlenme sebebi ile çok daha kolay bir şekil de hareket etmesini sağlayacaktır.Bunların dışın da bel ve boyun fıtığı bulunan hastalar ani hareketlerden kaçınmalıdır.Çünkü ani hareketler hastaların bel ve boyun omurlarının yer değiştirmesine ve bu durum da tamiri mümkün olmayan hasarlara sebep olmaktadır.Ortopedik yatak tercih edilmelidir.
bu saye de çok daha rahat pozisyonlar da uyuyabilirsiniz.Kireçlenme ve fıtık oranı azalabilir.En önemlisi de bel ve boyun fıtıkları için doktorların önerdikleri belli başlı bazı egzersizleri yapmak gerekir.Bu egzersizler bel ve boyun fıtığı hastalarının tedavi süresin de iyileşme hızını bir kat daha artıracaktır.Bu egzersizler hakkın da kısa bir bilgi verecek olur isek şu şekil de bir açıklama getirebiliriz.
Yere sır üstü dizler bükük şekil de uzanın ve yoruluncaya kadar bu şekil de kalmayı deneyin.Bu esna da karın kaslarınızı çalıştırmak adına kendinizi sıkın ve yere doğru bastırarak ağırlığınız kadar bir basınç uygulayın.Gevşeyin ve kendinizi çok fazla zorlamadan bu hareketleri tekrarlamaya devam edin.

Basur Tedavisi İçin Şifalı Bitkiler

Birçok insanın uykularını kaçıran basur hastalığı, her geçen gün daha fazla insanın ortak sorunu haline gelmektedir. Tıp dili ile hemoroid denen basur hastalığı, birçok farklı neden oluşmaktadır. Ancak temel olarak basur oluşumuna insanın kendisinin neden olduğu söylenebilir. Basura şifalı bitkiler aracılığı ile çözüm aramak, son yıllarda oldukça yaygın bir çaba haline gelmiştir. Basur için şifalı bitki ve baharatlar vardır ancak yine de kişinin hastalığın tekrarlamaması için yaşantısına dikkat etmesi gerekir.
Basura şifalı bitkiler ile araştırma yapmadan önce kişinin, basur hastalığının ne olduğunu ve bu hastalığa yakalanmasına neden olan hataları anlaması gerekir. Basur hastalığı kalın bağırsaklarda görülen ve insan hayatını son derece olumsuz bir yönde etkileyebilen çok ciddi bir rahatsızlıktır. Kalın bağırsağın Rektum adı verilen çıkış bölümünde yer alan damarların, dışkı atımı esnasında hasar görmesi nedeni ile genişlemesine hemoroid denmektedir.

Kalın bağırsağın iç kısımlarında oluşabildiği gibi anüs çevresinde de görülen basur memeleri, tedavi edilmediği süre boyunca kişinin yaşamını bir çile haline dönüştürecektir. Cerrahi yöntemler bulunmasına rağmen basur için şifalı bitki kullanımı daha yaygın olarak tercih edilmektedir. Basura şifalı bitkiler ile müdahale etmek hem daha kolay hem de kişinin mahremiyetini koruyan bir yöntemdir. Kalın bağırsaklarda sert bir şekilde bulunana dışkının atımı esnasında, bu bölgede bulunan damar tabakası zedelenmektedir.
Zedelenen bu damarlar şişerek basur memesi denen hale gelmek ve ilerleyen aşamalarda basur için şifalı bitki karışımları kullanılsa dahi anüsün dışarısına kadar çıkabilmektedir. Basura şifalı bitkiler ile müdahale ederek, birkaç hafta içerisinde oluşan memelerin küçülmesi sağlanabilmektedir. Basur için şifalı bitki ve baharatların kullanımı son yıllarda birçok bilim adamı tarafından araştırılmaktadır. Basura şifalı bitkiler sayesinde çözüm bulmanın mümkün olduğu yapılan birçok araştırma ile kanıtlandığından, basur için şifalı bitki ve baharatlara olan ilgi de hızla artmıştır.
Basura şifalı bitkiler ile çare bulmak mümkündür ancak tedavi sürecinin ardından kişinin düzenli su içmesi ve yediklerine dikkat etmesi gerekmektedir. Basur için şifalı bitki karışımları her ne kadar rahatsızlığa iyi gelse de, kişinin hayatına dikkat etmesi muazzam derecede önemlidir.

Meme Kanseri ve Tümörleri

Meme tümörü
Boyları,biçimleri ve tipleri değişir.Kimileri küçük,sert,düzgün çeperli ve başlangıçta bezelye gibidir.Kimileriyse daha yaygın kistik bir yapıdan kaynaklanabilir ve dokununca lastiksiymiş duygusunu verir.Eğer süt kanalcıklarında ortaya çıkarsa kanser,bunun farkına varmak çok zor olabilir ve ancak meme başından akıntı olmasıyla durum anlaşılır.meme kanseri, meme tümörü, meme tümörü tedavisiHızla büyüyen bir tümörün her nasılsa,yavaş büyüen tümörden farklı özellikleri vardır.Kanserler her yöne yayılma eğilimindedirler.Bu yüzden yukarı doğru yayılabilirler ve deriyi tutup özgün belirtilerin ortaya çıkmasına neden olabilirler.Aşağı doğru da yayılıp pektoral kasları tutabilirler ve bu durumda da gene özgün belirtiler verirler.

Kanserin yerini gösterebilmek için meme dört kadrana bölünür.Üst dış kadrandaki bir tümör,lenfatik damarlara,lenf bezlerine ve koltuk altına çok çabuk yayılabileceği için,genelde öbür kadranlardaki tümörlerden daha tehlikeli olarak kabul edilir.

Meme Kanseri

Meme kanserine otuz beş ile kırk dört yaş arasındaki kadınlarda sıkça rastlanır.Ne var ki,meme kanseri tedavi edilebilir bir hastalıktır.Yani,meme dokusuna varmak ve memeyi tümüyle çıkartmak çok kolaydır.Kendinize,doktorunuza ve kanseri çıkartacak operatöre yardım etmenin en iyi yolu düzenli olarak memelerinizi muayene etmek,kuşkulu olduğunuz durumlarda hemen doktorunuza görünmektir.

Korku duyuyorsanız duraksamayın.İyileşme şansı kendi ellerinizdedir.Meme kanseri koltukaltındaki lenf bezlerine sıçramadan tanınırsa,hastanın on yıl yaşama şansı yüzde 70’tir.Lenf yayılması olduktan sonra tanınırsa,tedaviden sonra on yıl yaşama şansı yüzde 30’a düşer.Ne varki yayılmanın miktarı çok önemlidir.Yayılma en az düzeydeyse,başarı şansı yüzde 30’un epey üstünde,yayılma fazlaysa epey altında olabilir.

Genelde tümörün boyutları ne ölçüde yayıldığının iyi bir göstergesidir.Eğer 6.5 cm’den büyükse yüzde 75 olasılıkla bezleri de içine alıyor demektir;eğer daha küçükse ancak yüzde 50 olasılıkla lenf nodüllerine yayılmış demektir.Küçük tümörlerin(8 mm.) ancak on tanesinden biri nodüllere yayılabilir.Kesn olarak bildiğimiz bir şey,meme kanserinde iyileştilme oranının erken yakalanmayla doğrudan bağıntılı olduğudur.

Psikiyatri hastalıkları nelerdir?

Psikiyatri oldukça farklı tıp dallarıyla birlikte çalışmakta ve birçok bilim dalını içerisinde barındırmaktadır. Bunlar arasında psikoloji, farmakoloji, nörobilim, biyokimya ve çeşitli tıp dalları yer almaktadır. Bu alanla ilgilenen, ruhsal hastalıkların tanısının konması, tedavi edilmesi ve engellenebilmesi için çalışmakta olan psikiyatristler ise nörolog ve diğer branş uzmanlarından daha farklı eğitimler almakta, özellikle de psikoterapinin farklı kullanım alanlarını uygulayabilmek üzerine eğitimler almaktadırlar.psikiyatri hastalıkları, psikiyatri hastalığı, psikiyatri hastaları ve hastalıkları

Psikiyatri uzmanları hastalarında genel durum kontrolünden sonra ayakta tedavi uygulayabilmekte, bununla birlikte ayırıcı tanıların saptanmasına yönelik nöro görüntüleme araçlarını kullanabilme yetkisine sahiptir. İstemeleri halinde ise psikoterapi tedavileri ya da psikiyatrik ilaç tedavisi uygulamalarına karar verme yetkisine de sahiptir. Yapılan tüm incelemeler ve sonuçlarla birlikte psikiyatrinin tanı koyabildiği ve tedavi sürecinin başlayabileceği bazı psikiyatri hastalıkları bulunmaktadır.

Tedavi Uygulanan Hastalıklar

Psikiyatristler tarafından tanı ve tedavisi yapılabilen psikiyatri hastalıkları arasında yer alan gruplar aşağıdaki gibidir:

  • Depresyon
  • Bipolar bozukluk
  • Panik bozukluklar ve anksiyete bozuklukları
  • Şizofreni ve diğer psikotik bozukluklar
  • Alkol ve madde bağımlılığı
  • Obsesif kompulsif bozukluk
  • Kişilik bozuklukları
  • Disosiyatif bozukluklar
  • Dikkat eksikliği ve hiperaktivite
  • Demanslar
  • Uyku bozuklukları
  • Akut ve post-travmatik stres bozukluğu
  • Somatoform bozukluklar

Tedavi Süreci ve Aşamaları

Bu alanda hastalara öncelikle psikiyatrik testler ve psikolojik testlerin uygulanması işlemi gerçekleştirilmektedir. Testler yalnızca kendi alanlarında değil, normal şartlar altında hayal gücü ve diğer beyinle ilgili nöropsikiyatrik tekniklerin kullanılmasını da daha kolay bir hale getirmektedir. Psikiyatri alanı için hastalara en çok uygulanmakta olan tedavi yöntemi ise psikoterapi ve psikotrop olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak bunlarla birlikte pek çok tedavi yöntemi de gündemdedir.

Psikolog Merkezleri Hakkında Bilmeniz Gerekenler

19. yüzyılın sonlarından beri günümüze gelen, farklı hedeflere ulaşmak adına ve farklı öncelikleri ile farklı değişik yöntemleri olan çok sayıda tedavi, tedavi yaklaşımı gelişmiştir. Bu yaklaşımların birbirileri ile olan bazı ortak noktaları bulunsa dahi, terapilerin özünde insan doğasını farklı yorumladıkları için daha çok farklı varsayımları olasılıkları vardır ve terapistlere de farklı yol haritaları sunarlar. Kullanılan yaklaşım nasıl ve ne olursa olsun, her terapi de ve tedavi de olmazsa olmaz kimi koşullar vardır. Sempatik ve empatianlama becerisi, saygı duyma ve olumlu tavır, samimiyet, sıcaklık hissi ile şimdi ve burada olma durumları, terapistin tedavi sürecine katması gereken bu koşullardan bazıları ve bir kaçıdır. Tüm bu unsurlar, özde, kendine olan güvene dayalı ve yardımcı ve destekleyici nitelikte bir ilişki oluşmasının şartıdır.psikoloji merkezleri, psikoloji merkezlerinde tedavi ücretleri, psikolojik tedavi nasıl yapılır

Merkezlerdeki danışmanlar

Psikolog merkezleri hakkında bilinmesi gerekenlerden biri de terapinin ve terapistin kimin olduğu ile ilgili bilgilerdir. Terapist alanında uzman kişilerin eğitimini alanların ve sertifikalarını tamamlamış kişilerin

Terapi de olması gerekenler

Psikolog merkezleri hakkında terapist ile yapacağınız ilk görüşmede seansta şu soruları sormanız faydalı olabilir: Akademik olarak veya terapiye göre nerede ve nasıl, ne eğitimi aldınız? Sorunuma yönelik ne derece de tecrübeniz var? Terapi ücreti ve fiyatı nedir? Bir seans ne kadar, kaç sürede tamamlanır ve sürer? Seanslar hangi sıklıkta yapılır?  Benim gizlilik haklarım nelerdir? Sorularının sorulması uygundur.