Bebekleri Yıkamanın Kolay Yolları

Bebeklerinizi yıkamak ile ilgili sorunlar yaşıyorsanız bugün ele aldığımız konu sayesinde bu sorununuzu bir adım gerinizde bırakabilirsiniz. Bebekleri yıkamak ilk kez anne olan kişiler için oldukça zor bir şeydir. Hele ki bir de aile büyüğü ya da komşu da olsa bebek yıkamayı bilen bir büyük yoksa durum bir hayli vahimdir. Ancak o kadar da çok telaş edilecek bir şey aslında yoktur. Çünkü temel anlamda bir şeyler öğrenirseniz zaten birkaç defa çocuğunuzu yıkayınca deneyim kazanırsınız. Sizlere tavsiye edebileceğimiz birkaç pratik bebek yıkama tüyosunu hemen aşağıda veriyoruz. Buyurun;Bebek yıkamanın yolları, bebekler nasıl yıkanır, bebek yıkarken nelere dikkat edilmeliBebek Yıkama Leğenlerinden Satın Alın

Bebekleri tutarken dahi ödü patlayan anneler için bebek yıkamayı çok kolay bir hale getiren fileli bebek yıkama leğenleri bulunmaktadır. Çok uygun fiyatlara satın alabileceğiniz bebek yıkama leğenleri sayesinde tek başınıza dahi olsalar kolayca bebeğinizi yıkayabilirsiniz. Satın alacağınız fileli bebek yıkama leğeninin filesini üstüne geçirin ve bebeğinizi sırt üstü bu fileye yatırın. Ayrı bir kapta ılık su hazırlayın. Önce bebeğinizin vücudunu yıkamalı sonrasında ise başını yıkamalısınız. Bebeğinizin vücudunu da başını da yıkarken suyu doğrudan onun tenine değil de önce kendi elinize dökün ve eliniz ile onun vücudu üzerinde gezdirin. Başını yıkarken bebeğinizin alnından başlayıp başının gerisine doğru su dökün. Böylece gözlerine şampuan kaçmasını önleyebilirsiniz.

Baş Yıkama Aparatı Satın Alabilirsiniz

Bebeklerini yıkarken annelerin en çok çekindiği şey bebeklerinin gözüne su ve sabun kaçmasıdır. Bunu görmüş olan üreticiler hemen duruma müdahale etmiş ve bebek banyo başlığı üretmişlerdir. Bir nevi şapkaya benzeyen bebek başlıkları alından aşağıya doğru su akmasını engellemektedir. Başlığı taktığınız bebeğinizin açıkta kalan saçını içiniz rahat bir şekilde yıkayabilirsiniz.

Bebekler İçin Üretilmiş Ürünleri Tercih Edin

Banyo ettirdiğiniz sırada bebeğinizin gözünün yanmasını ya da şampuan ve sabuna karşı alerji göstermesini istemiyorsanız bebekler için üretilmiş olan özel ürünleri kullanın. Bebek tenine uygun olarak üretilen ürünler zararlı kimyasallardan vb. arındırılmış oldukları için içiniz rahat olabilir.

Çalışan Hamileler için Kahvaltının Önemi

Kahvaltı sağlıklı bir gün geçirmek için çok önemli bir konudur. Kahvaltısını düzenli yapan bir kişi gün boyunca kahvaltı yapmayan insanlara göre çok daha enerjik ve zinde olur. Özellikle de hamile kadınlarda kahvaltı çok daha önem arz eder. Fakat maalesef çalışan kadınlar kahvaltılarını nasıl aksatıyorlar ise, hamile çalışan kadınlarda kahvaltısını aksatıyor. Hamile anneler bebek gelişimi için ve anne adayının da kendini daha enerjik hissetmesi için kahvaltı yapması ve atlamaması gerekiyor. Çalışan kadınlar erken saatlerde evden çıktıkları için vakitsizlikten kahvaltılarını ertelemekte ve iş yerinde de en önemli öğün olan kahvaltıyı aksatmayınız. Çoğu uzman hamile kadınların kahvaltı yapmamaları durumunda hamilelik süreçlerinde sıkıntılı günler geçirdiklerini savunuyorlar.çalışan hamileler için kahvaltı, kahvaltının önemi nedir, hamileler için kahvaltının önemiSabahları kahvaltı uykudan daha önemli!

Kahvaltı kadar tabii ki de uyku da önemli ve özellikle hamile kadınların da uykularını almaları oldukça önem taşır. Sabahları kahvaltı yapmak 15 ile 20 dakikalık uykudan çok daha önemli bir konudur. Hamile olan anne adaylarının sabah uykularından birkaç dakika daha erken kalkarak kahvaltı hazırlamaları çok önem taşır. Kahvaltı kadar gün içerisinde öğün atlamamalısınız. Kahvaltı yapıldığında ve öğün atlanmadığında çok daha enerjik gün yaşanmaktadır. Böyle olduğunda ise bebek gelişimi çok daha sağlıklı şekilde devam eder. Genel olarak sadece Pazar günleri sağlıklı kahvaltı yapılır. Tek bir gün sağlıklı kahvaltı yapılması bebek gelişimi ve hamile annenin sağlığı için yeterli olmaz.

Kahvaltı öğünü atlandığında ne olabilir?

Kahvaltı öğünü atlanmaması gereken en önemli öğünlerdendir. Hiçbir insanın kahvaltısını geçiştirmemesi gerekiyor. Kilo vermek isteyen insanlar dahi kahvaltı öğünleri çok daha ciddi yapması lazımdır. Özellikle de söz konusu insan hamile ise yediklerine çok daha fazla dikkat etmesi gerekir. Bu şekilde hareket edildiğinde diğer öğünlerde yüklenme olmaz. Gerek sağlıksız kilo almanın önüne geçilir gerekse de bebek gelişimi daha sağlıklı gerçekleşmektedir. Tüm bunlar göz önüne alındığında her insanın özellikle de hamile kadınların her öğününe özellikle de kahvaltılarına çok dikkat edilmesi gerekir. Kahvaltı için çalışan hamile kadınların biraz daha erken kalması ve kahvaltılarını yaptıktan sonra evden çıkmaları önemli bir konudur. Aksi halde iş yerinde yapılan hafif kahvaltılar kahvaltı olarak sayılmaz.

Hamileyken nasıl beslenmeliyim?

Hamilelik döneminde alınacak her türlü yiyecek ve içecek yalnızca annede değil bebek üzerinde de iyi ya da kötü etkiye neden olacağından tüketilen tüm besinlere dikkat edilmesi gerekmektedir. Bu konuda doktorlar oldukça uygun ve tüm besin gruplarının yer aldığı beslenme listeleri önermektedir. Vitamin ve mineral destekli bu besinler bebeğin bedensel ve zihinsel gelişimi için oldukça önemlidir. Ayrıca bebeğin hücrelerinin temelini proteinler oluşturduğundan bu dönemde protein alımına dikkat edilmelidir. Tüm besin gruplardan doğru miktarlarda tüketilerek hamilelik boyunca spor ve egzersizler aksatılmamalıdır. Gelin hangi besinlerin tüketilmesi gerektiğine, hangi besinlerden uzak durulması gerektiğine birlikte bakalımhamileyken nasıl beslenilmeli, hamilelikte beslenme önemlidir, hamile kadınlar nasıl beslenir

Hamilelikte yenilmesi ve içilmesi önerilen faydalı besinler

  • Bol bol meyve ve sebze tüketilmelidir.
  • Süt, yoğurt gibi ürünler her gün düzenli olarak tüketilmelidir.
  • Haftada 1-2 gün balık tüketilmesi önerilmektedir.
  • Kırmızı et ve tavuk eti tüketmekte fayda vardır.
  • Çay ve kahve aşırıya kaçmayacak şekilde tüketilebilmektedir.
  • Taze meyve sularının tüketilmesi faydalı olacaktır.
  • Bol bol su içmek hamilelik boyunca önerilmektedir.
  • Maden suyu tüketilebilir.
  • Nane, limon, kuşburnu, ıhlamur, papatya, adaçayı gibi bitki çayları bu dönemde tüketilebilir.
  • Az miktarda kola, gazoz gibi ürünler içilebilir, ancak içilmemesi daha doğru olacaktır.
  • Salata tüketmek hamilelikte oldukça faydalıdır.
  • Dondurma tüketiminde herhangi bir sakınca yoktur. Süt içermesi nedeniyle tatlılar arasında en faydalı olanlar arasında yer almaktadır.
  • Bu dönemde ekmek tüketimi aşırı olmayacak şekilde yapılabilir.

Hamilelikte hangi besinleri tüketirken dikkat edilmelidir, hangileri zararlıdır?

  • Pasta, çikolata, şekerleme, şerbetli tatlıların çok fazla tüketilmesinden kaçınılmalıdır.
  • Fastfood türü pizza, hamburger gibi ürünler ve hamur işleri fazla tüketilmemelidir.
  • Kuruyemişlerin çok fazla kalorili olmaları nedeniyle çok fazla tüketilmemesi gerekmektedir. Ancak ceviz, badem, fındık ve diğer kuruyemişler içerdikleri zengin mineraller ve vitaminler nedeniyle önerilmektedir. Aşırıya kaçmadan tüketilmelidir.
  • Tatlandırıcı, diet ve light türü yiyeceklerden uzak durulmalıdır.
  • Sigara kullanımı asla olmamalıdır.
  • Az miktarda dahi olsa kesinle alkol kullanılmamalıdır.
  • Çiğ et, iyi pişmemiş sucuk gibi ürünler tüketilmemelidir.
  • İyi pişmemiş yumurta ve mayonez içeren yiyecekler yenilmemelidir.
  • Pastörize edilmemiş sütler kesinlikle tüketilmemelidir.
  • Bisküvi, cips gibi aşırı yağlı ve kalorili yiyecekler çok nadir tercih edilmelidir.

Çocuklarda Zeka Gelişimi

Zeka gelişimi bebeklik döneminden başlar. Hamileyken beslenmemize doğduktan sonra emzirdiğimiz için yine beslenmemize dikkat etmeye devam ederiz. Fakat bir şeyi unutmamak gerekir ki bir çocuğun sağlıklı gelişimi için geçerli olan tek şey beslenme değildir.çocuklarda zeka gelişimi, zeka gelişiminin önemi, zeka gelişimi için önemli noktalar

Beslenmemize dikkat ettiğimiz kadar bebeğimize yani çocuğumuza nasıl davrandığımız da çok önemlidir. Beslenmenin çocuğun hem fiziksel hem zihinsel gelişimi açısından önemi yadsınamaz bir gerçek. Fakat iyi beslenip ailesinden yeterli ilgi, sevgi ve şefkat görmeyen çocuklar akranlarından geri kalmaktan kaçamazlar. Sevgi eksikliği çocuğun fiziksel gelişimini de etkileyecektir.

Zeka Gelişiminde Sevginin Önemi

Çocuğunu sevmeyen anne baba var mıdır? Tabi ki yoktur. Her anne baba çocuğunu sever ve ona değer verir. Burada önemli olan ona sevgimizi yeteri kadar hissettirip hissettiremediğimizdir. Yeterli sevgiyi alamayan çocuk hayatı boyunca sadece sevgiyi arayacaktır. Aynı zamanda sevgiyi doya doya yaşamayan ve ailesinden sevgi görmeyen çocuk ruhsal açıdan olumsuz etkilenecektir. Ruh hali üzgün ve mutsuz bir hal alan çocuğun dış dünyaya ilgisi azalır. Başka şeyler ile ilgilenmez ve dikkatini başka bir şeye veremez. Ne kadar çok sevginizi hissettirip mutlu ederseniz çocuk o kadar mutlu olup dış dünyaya o kadar kolay adapte olacaktır.

Sevgi göstermenin çocuğun fiziksel gelişimi üzerinde de oldukça önemli bir etkisi vardır. Sevgi görmeyen çocuk mutsuz olduğu için beslenmesi etkilenecektir. Ayrıca mutsuzluğun sebep olduğu psikolojik rahatsızlar meydana geleceği için sağlığı etkilenecektir. Sağlığı etkilendiği takdirde bunun çocuğun genel olarak vücuduna ve büyümesine olumsuz etkileri olması kaçınılmaz bir durumdur.

Zekasını Geliştirmek İçin Nasıl Davranabiliriz?

Çocuklarımıza karşı mümkün olduğunca güler yüzlü olmalıyız ve bize bir soru sorduğunda geçiştirmek yerine basit ve onların anlayacağı şekilde açıklama yapmalıyız. Sorduğu sorunun cevabını bilmek zorunda değiliz tabi ki. Bilmediğimiz bir soru sorduğunda birlikte araştırabileceğinizi söyleyip onu araştırmaya teşvik edebilirsiniz. Böylece araştırmaya öğrenmeye karşı bir eğilimi olacaktır.

Detaylı açıklamalar yerine onların yaşına uygun basit çok fazla detaya girmeden yüzeysel bir açıklama ile kafasındaki soru işaretini yok edebilirsiniz. Sorularını cevaplandırmayıp sürekli sonraya bırakırsanız çocuğunuzun bir süre sonra merak duygusu kaybolacaktır.

Yapmasını istemediğiniz bir davranış ile ilgili uyarırken mutlaka nedenini de söylemelisiniz. Bunun sonucunda bir süre sonra çocuğunuz kendisi akıl yürüterek davranışlarının sonuçlarını bilecektir.

Çocuğunuzun Beynini Geliştirecek Özel Yöntemler

Çocuk gelişimi oldukça hassasiyet ve özen gerektirir. Gelişimin temelleri çocuk yaşta atışır. Bebeklik döneminden başlayarak ilkokul çağlarına kadar insan algısı oldukça açıktır. Çevresinde olup biten olaylara karşı daha hassas ve daha alıcıdır. Bunun sebebini örnekle açıklamak gerekirse şu şekilde özetleyebiliriz.çocuk gelişimi, çocukların beyin gelişimi, çocuklarda beyin geliştirme yöntemleri

Çocuk yaşta yaratıcılık çok daha yüksektir. Çünkü henüz hazır bilgiler elde edilmemiştir. Her şeyi yeni öğrendiği için kendi hayal gücü ile durumu genişletirler. Örnek olarak pembe bir güneş çizen çocuk kendi hayal gücünü ve yaratıcılığını rahatlıkla kullanmıştır. Yetişkin bir birey ise güneşin yalnızca sarı olduğunu bildiği için güneşi farklı bir renge veya farklı bir şekle sokamaz.

Çocuklarınızın beyin gelişimlerine katkıda bulunmak istiyorsanız onlar ile aktiviteler yapın ve birlikte zaman geçirin. Çalışan anneler bu konuda biraz dertliler fakat belirtmek gerekir ki çocukla geçirilen zamanın süresinden çok ne kadar verimli olduğu daha önemlidir. Kısa vakitlerin içini doldurup hem eğlendirerek mutlu edip hem de bilişsel gelişimine katkıda bulunabilirsiniz. Çocuğunuza sorular sorun ve onunda aynı şekilde size soru sormasına izin verin. Örnek olarak ona bir kitap okuduğunuzda kitap bittiğinde ona sorular sorun. “Niçin böyle olmuş olabilir? Sen olsaydın ne yapardın? Nereye gitmişler? Hikayede kimler vardı? ” gibi sorular çocuğunuzun konuyu pekiştirmesine ve verdiği cevaplar ile  kendi düşüncelerinin farkına varmasını sağlayacaktır.

Ona hikaye anlattırın tamamen kendi istediği gibi anlatsın. Eğer çekinecek olursa önce siz anlatın ki cesaret alsın. Daha sonra anlattığınız hikayenin resmini çizin. Bunu eğlenerek ve komik olduğunu belirterek yapın. Çocuğunuzun hikaye anlatmasını isteyin ve resmini çizmesini sağlayın. Tam tersini de yapabilirsiniz. Önce resim çizin daha sonra resmi hikayeye dönüştürün. Hatta daha sonra birde hikayeyi hareketler ile canlandırarak anlatmasını isteyin. Bu resimleri çocuğunuzun odasına asmayı unutmayın. Ders çalıştığı oda temiz, düzenli ve güzel kokan bir oda olsun. Oda dağınık olduğu zaman çocuk dikkatini derse veremeyecektir. Dikkatini dağıtan çok fazla görsel olduğundan derse veya yapacağı işe odaklanamaz. Algı karmaşası yaşayabilir.

İlk başlarda parmakları ile hesap yapmayı öğrenmiş olsa da siz aklından hesap yapmasını isteyin. Fakat bunu isterken zor olacak büyük rakamlardan başlamayın. Yapamadığı takdirde rahatsız olacak kendine olan güveni olumsuz etkilenecektir.  Okumayı öğrendiği zaman sözcükleri tersten okumasını isteyin. Bu beynin alışık olmadığı bir durum olduğu için her zamankinden farklı olarak aktif işlem yapacaktır.

Çocuğunuza sevginizi gösterin

Her anne çocuğuna karşı kayıtsız şartsız sevgi ve şefkat duymaktadır. Çocuklar ile annelerin arasındaki bu güçlü bağ da annelerin şefkatleri sevgilerinden ileri gelmektedir. Dünyaya gözlerini ilk açtığını annesinin sonsuz sevgisini gören çocuklar yaşamlarının devamında da en çok annesi ile vakit geçirmekte ve annesini görmektedir. Bunun beraberinde çocukların ilk aldıkları koku, ses ve bakışlar da annelerinden oldukları için ilk sevdikleri ve güvendikleri kişiler de anneleri olmaktadır. Bu nedenle çocuklar her zaman annelerine güvenmekte ve onların her dediklerini önemsemektedir. Burada annelerin üzerine ise en büyük görev düşmektedir. Çünkü çocuğun ilerideki geleceğini e çok anneler etkilemektedir.

Anne davranışları ile çocuk psikolojisi

Çocuğunuza yaklaşımınız, küçük yaşta öğreteceğiniz saygı, sevgi ve bunun gibi davranışlar çocuğunuzun çevresine karşı tutumunu oluşturmaktadır. Tıpkı sizin gibi davranmaya çalışacak olan çocuklar sizin söylediğiniz bir sözü söyleyebilir veya sizin gibi sevgi dolu veya öfke dolu konuşabilir. Bu nedenle çocuğunuz ile iletişiminizde mutlaka dikkatli olmalı ve ona her şeyin doğrusunu ve yanlışını henüz çocuğunuz 2-3 yaşında da olsa bir birey gibi anlatmalısınız.çocuk sevgisi, çocuk ile iletişim, anne ve çocukBoşanmış annelerin çocukları

Günümüzde ne yazık ki birçok anne ve baba evliliklerine son vermektedir. Tabi ki mutsuz ve tartışma dolu evliliklerde karşılıklı olarak bireyler birbirlerini kırmadan ve incitmeden evliliklerine son verebilirler fakat burada çocuğun anne ve baba sevgisinden kesinlikle mahrum kalmaması gerekmektedir. Anne her zaman çocuğuna nasıl sevgisini ve güvenini gösteriyorsa baba da en az anne kadar çocuğuna sevgisini ve güvenini göstermelidir. Ebeveynler unutmamalıdır ki çocuklar için en önemli şey sevgidir. Bu nedenle evliliklerine son veren anne ve babalar da çocuklarına karşı olan sevgilerini hiçbir zaman esirgememeli ve ona karşı olan ilgileri hiçbir zaman azalmamalıdır.

Özellikle küçük yaşta çocuğu olan aileler ayrıldığında bu çocuk için oldukça büyük bir travma olmaktadır. Bu nedenle çocuğunuza karşı olan sevginizi her zaman göstermelisiniz. Küçük yaşta annesinden uzakta kalan çocuklar ileriki yaşlarda anne yoksunluğu sendromu geçirmekte ve bu da çocuk için oldukça büyük bir psikolojik sorun olmaktadır. Tüm bunlar göz önünde bulundurularak çocuklara ayrılsanız dahi sevginizi ve ilginizi her zaman göstermeniz gerekmektedir.

Bebekleri Yalancı Memeden Ayırma Yolları

Annelerin sahip olduğu en güzel şeylerden bir tanesi de bebekleridir. Bebekler dünyaya geldikleri andan itibaren anne ve babalarının ilgilerine muhtaçtır. Bu muhtaçlıklarını gidermek adına anne ve babaları da onlara hizmet etmeye her daim hazırdırlar. Yeme, iç ve barınma gibi temel ihtiyaçların yanı sıra bebeklerin oyalanacak bazı şeylere ihtiyacı olmaktadır. Bu şeylerden bir tanesi de yalancı memedir. Nedendir bilinmez birçok bebek yalancı memeyi emerken kendini huzurlu hissetmekte ve ağlıyorsa susmaktadır. Bu sebepten dolayı tüm anneler bebeklerine doğdukları ilk günden 1-2 yaşına kadar yalancı emzik vermektedir.Yalancı emzik, yalancı meme, memeden vazgeçirme

Yalancı emzik bebekler için bir oyalanma aracıdır, iyi bir şeydir. Ancak uzun süre kullanımında ağız ve diş yapısında bir takım sorunlar ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Bir de işin psikolojik yönü vardır. Uzun süre yalancı meme kullandırılan bebeklerin büyüdüklerinde özgüven sorunu yaşadıkları gözlenmiştir. Ağız ve diş salığı ile ruh sağlığı açısından tedbir alınması amacıyla en fazla 1,5 yaşına kadar bebeklere yalancı emzik verilmeli ve sonrasında kullandırılmamalıdır. Peki; yalancı emzikten bebekler nasıl soğutulur?

Bebeklerin yalancı emzik alışkanlığına son verebilmek için halk arasında kabul görmüş bazı uygulamalar vardır. Bunların en başında hafif acılı toz bibere emziğin sürülmesi ve acı bu emme diyerek çocuğun şartlandırılması gelmektedir. Acılaştırılan emzik tadını tadan bebeklerde emziğe karşı bir tiksinme gelişmekte ve bir daha canı emzik emmek istediğinde acı tat aklına gelip vazgeçmektedir. Bir diğer yalancı memeden soğutma yöntemi ise unutturmadır. Bebek uyurken emziği ağzından alıp göremeyeceği bir yere saklayıp emziği istediğinde kaybolmuş, çalınmış diyerek kullandırmamak unutturma yöntemi için kullanılmaktadır. Eğer bebeğiniz ısrarla emzik isterse hiçbir yerde bulamayacağınızı söyleyin, ağlasa dahi yalancı emzik vermeyin. Çünkü bir kere kayboldu dediğiniz yalancı memeyi sonradan ortaya çıkarmanız unutturma yöntemini baltalayacaktır. Bir diğer yöntem olarak da doğrudan tiksindirme gelebilir. Yalancı emziğin üstüne siyah boya sürün ve “eh-kaka-pis” diyerek emziğin kötü bir şey olduğuna artık onu emmemesi gerektiğine bebeğinizi ikna etmeye çalışın.

Çocukların Sünnet Korkusunu Yenme

Anne-babalar için çocuklarının sağlıklı bir şekilde hayatlarına devam edebiliyor olması çok önemli bir konudur. Bu sebepten dolayıdır ki anne-babalar çocuklarınızı her türlü sağlık sorunundan korumak için birçok farklı önemler alırlar. İşte anne-babaların aldıkları önlemlerden bir tanesi de erkek çocuklarını sünnet ettiriyor olmalarıdır. Sünnet derisi olarak isimlendirilen penisin baş kısmında uzanan derinin alınması ile erkek çocuklarının sünnet operasyonu yapılmış olur. Bu derinin alınmaması halinde bazen idrar yolu enfeksiyonları vb. gibi durumlar meydana gelebilmektedir. İşte bu tür sorunların yaşanmaması için Müslüman aileler çocuklarının yaşları geldiğinde sünnet işlemini yaptırmaktadır. Birçok çocuk pipisinin acıyacağını düşündüğü için sünnet olmaktan korkmaktadır. Aslına bakılırsa operasyon yapıldığı anda çocuklarda acı hissedilmemekte ancak sonrasında birkaç gün acı hissedilebilmektedir. Ancak bu hissedilecek acı bir çocuğun sünnetten korkmasını gerektirebilecek boyutlarda değildir.Sünnet korkusu, sünnet, sünnet korkusunu yenme

Peki çocuklarda sünnet korkusu nasıl yenilir?

Çocukların sünnet korkusunu yenmek için yapılması gereken pek fazla bir şeye gerek yoktur. Çocuğunuzu karşınıza alıp yapılacak olan işlemin gerekli olduğunu anlatın. Canının hiç yanmayacağını söylemeyin. Biraz canının yanacağını söyleyin. Çünkü her ne kadar çocuk da olsa canın hiç yanmayacak dediğinizde yalan söylediğinizi anlayacak ve yapılan işlemin illaki acı vereceğini düşünecektir. Eğer canın hiç yanmayacak derseniz çocuğunuzun ters düşünmesine ve daha fazla korkmasına sebep olursunuz. Mutlaka canının yanacağını ancak çok az düzeyde yanacağınız, bu işlemden sonra yetişkinliğine bir adım daha atmış olacağını söyleyerek onu gururlandırıp ikna edebilirsiniz. Konuşmalarınız sonuç vermiyorsa çocuğunun kendi pipisi üzerinde nasıl bir işlem yapılacağını göstererek anlatın. Sünnet derisini çocuğunuzun pipisinin gerisine doğru çekin ve penis başının dışarı çıkmasını sağlayın. Sünnetten sonra pipisinin bu şekli alacağını tamamen kesilmeyeceğini, tuvaletini yaparken daha rahat olacağını vb. anlatın. Yapacağınız tüm bu konuşmalar onun ikna olmasını sağlayacaktır. Bir başka açıdan ikna edici olmak adına sünnetten birkaç gün önce sünnetlik kıyafetlerini alıp çocuğunuza giydirebilir ve bu kıyafetin ona ne kadar çok yakıştığını söyleyebilir ve ancak sünnet olursa bu kıyafeti tekrar giyebileceğini söylerseniz faydasını görebilirsiniz. Tabii bu ikna yöntemi yaşı biraz daha küçük olan çocuklarda işe yarayacaktır.

Çocukların Duygusal Gelişimi Ailede Başlar

Çocuklar her şeyin ilkini ailelerinden öğrenirler. Çünkü sürekli olarak iletişimde oldukları kişiler aileleridir. Davranışları, yeme alışkanlıkları vb. her şeylerini aileleri etkiler. Aynı şekilde duygusal açıdan da anne-babalar çocuklarına bazı şeyler katarlar. Nasıl ki çocuğun eğitimi ailede başlıyorsa duygusal gelişimi de ailede başlar. Çocuklara verilen değer onların kendilerine karşı güvenlerinin oluşmasını sağlar, aynı şekilde itilip kakılmaları özgüvenlerinin eksik olmasına sebep olur vb.Çocukların duygusal gelişimi, duygusal gelişim, çocuklarda duygusal gelişimÇocuğunuzun duygusal açıdan tam olarak yetişmiş olmasını istiyorsanız ona karşı biraz daha dikkatli davranmalısınız. Bir çocuğun sürekli olarak azarlanması, fikirlerine değer verilmemesi gelecekte onun sorunlu bir birey olmasına sebep olacaktır. Çünkü kendisi ile pek ilgilenilmeyen çocuklar duygusal açıdan tam bir gelişim gösteremezler. İtilip kakılan çocuklar aşırı duygusal olur ya da aşırı saldırgan olup etraflarındaki insanları kırarak yalnız kalırlar. Çocuklarınızın içine döndük değil de dışa dönük olmasını, güler yüzlü bir birey olmasını istiyorsanız mutlaka onlara gereken değeri vermelisiniz. Çocuğunuz size bir şeyler anlatıyorsa onu mutlaka dinlemelisiniz. Sanki karşınızda bir yetişkin varmış gibi cevaplar vermeli, gerekli durumlarda konu neyse onun ile ilgili bazı fikir alışverişlerinde bulunup beyin fırtınası dahi yapabilirsiniz. Bu şekilde davranırsanız çocuğunuz kendini daha iyi ifade edebilecek ve size karşı açık sözlü olabilecektir. Bu da elbette onun duygusal anlamda kendini tamamlamasına destek olacaktır.

Pısırık, içine kapanık, bir çocuğunuz olmasını istemiyorsanız etkili iletişim kurmayı anne-baba olarak öğrenmelisiniz. Tabii çocuğum içine kapanık, korkak birisi olmasın deyip kavga etmeyi, insanları incitmeyi öğretmemeniz gerekmektedir. Kötü örnek teşkil edebilecek her türlü davranışlardan uzak durmalı, iyi olan, güzel olan şeyleri çocuklarınıza öğretmelisiniz. Çocuğunuza onu sevdiğinizi söyleyin, aynı zamanda onu ne kadar çok sevdiğinizi de ona gösterin. Sadece seviyorum demek ile sevilmez. Mutlaka sevdiğinizi çocuklarınıza davranışlarınız ile göstermelisiniz. 15-20 yıl öncesinin çocuğu içinden sev dışından seversen şımarır saçmalıklarını ardınızda bırakın. İnsan nadide bir varlıktır ve sevmeye sevilmeye muhtaçtır. Birisi sevildiği için şımarmaz, kesinlikle böyle düşünmeyin.

Çocuklara Kaç Yaşında Tuvalet Eğitimi Verilmelidir?

Çocuk gelişiminin en önemli parçalarından olan tuvalet eğitimi, çocuğunuzun hijyen ve temizlik konularında da eğitim almasını sağlıyor.  Özellikle 18 ay sonrası ve 3 yaş arasını kapsayan bu dönem çocukların başkalarına ihtiyaç duymadan rahatlıkla tuvaletini yapmasını sağlıyor.  Bu döneme çok yabancı olan çocuklar,  zor ve sıkıcı geçirecekleri bu sürede sizleri de aynı şekilde stres altına sokabilirler. Sizler sakin ve temkinli olursanız, durum  iki taraf içinde mutlu sonuçlanır.çocuklarda tuvalet eğitimi, tuvalet eğitimi yaşı, sorunsuz tuvalet eğitimi

Anne Ve Baba Hazır  Mı?

Çocuğu tuvalete hazırlamada en büyük görev hiç şüphesiz anne ve babaya aittir. Anne ve babanın da  tuvalet eğitimine hazır olduğu bir dönemde tuvalet eğitimi verilmelidir. Çünkü kopuk kopuk verilen eğitimin  hiçbir faydası yoktur, hatta zararı vardır.  Anne veya eğitimi verecek olan  kişinin bu süreçte hiçbir işi olmamalı ve bütün vaktini çocuğa ayırmalıdır. Çocuğunuzun bu süreci hızlı ve sağlıklı geçirmesini istiyorsanız; erkek çocuğunu  babası, kız çocuğunu  da annesi eğitmelidir. Bu şekilde daha sağlıklı sonuçlara ulaşırsınız.

Tuvalet Eğitiminin Sorunsuz Geçmesi İçin Neler Yapılmalıdır?

1- 18 ve 36 haftalık dönemler arasında verilecek olan eğitiminin ne zaman biteceği hiç belli olmaz, bu yüzden siz şu zaman biter bu zaman biter diye hiç zaman kavramına girmeyin. Sonucunda üzülen siz olursunuz.

2- Alıştırma kilodu kullanmayı deneyin. Bu size yardımcı olacaktır.

3- Lazımlık alın ve çocuğunuzu ona alıştırmaya çalışın. Ona uyum sağladıktan sonra tuvalete rahatlıkla gidebilir.

4- Çocuğunuzun tuvaletine pis, kötü, iğrenç kokuyor gibi kelimeler kullanmayın. Bu kelimeler bu eğitimi başlamadan bitirir.

5- Gündüz eğitimini verip,  gece bezlemeyin. Bu en büyük yanlışlardan biridir. Önüne geçmek için akşam  yatmadan tuvaletini yaptırın ve gece boyu belli aralıklar ile tuvalete kaldırın.

6-Çocuğunuzun yatağına alez alıp serin, arada tuvaletini yatağa yaparsa sıkıntı olmasın.

7- Çocuğunuza asla bağırıp çağırmayın kesinlikle;  bu tuvalet alışkanlığını zora sokar,  çocuk korkar ve altına yapmaya devam eder.

8- Başkasının çocuğuyla kendi çocuğunuzu asla kıyaslamayın.  Her çocuğun özellikleri farklıdır bunun farkına varın.