Diş teli nasıl takılır ve kimlere uygulanabilir?

Diş teli tedavisi kesinlikle ertelenecek bir sağlık sorunu değildir. Çünkü ertelenme halinde dişlerde daha büyük çapraşıklıklar oluşacak ve tedavi sonucunda yüzde 100 düzelme olasılığı düşecektir. Diş teli tedavisi dişlerinde çapraşıklık olan hastalara uygulanır. Bu görüntüden rahatsız olan ve toplum içinde rahat bir şekilde gülmek isteyen kişiler tercih eder. Bu şekilde hem dişlerindeki bozukluklardan kurtulacaklar hem de psikolojik olarak bir rahatlama yaşayacaklar.diş teli nasıl takılır, diş teli takma, diş teli kimlere takılabilirDiş teli nasıl takılır sorusu ise her bu tedaviyi uygulamak isteyen kişinin merak ettiği ve üstüne araştırma yaptığı bir konudur. İnternet ortamında türlü türlü anlatımını bulabilir ve yaptıranlar tarafından nasıl yapıldığı konusunda fikir alabilirsiniz. Bizde bu makalede diş teli nasıl takılır sorusuna cevap verelim. Öncelikle diş teli tedavisine karar vermiş kişinin diş kontrolü yapılır. Dişlerde ve etlerde sıkıntılar varsa bunlar önce halledilir. Daha sonrasında hastanın ağzında tükürük birikmemesi için ağız içinden bir aparat yardımı ile tükürük dışarı çıkartılır. Uzmanın bütün dişleri görebilmesi gerekmektedir bu nedenle ağız ona göre şekil aldırılır. Geleneksel yöntemde dişlerde pürüzlendirme işlemi yapılır ve metal braketler özel bir yapıştırıcı yardımı ile dişlere yapıştırılır. Braketler içerisinden bir tel geçirilerek birbirlerini desteklemeleri sağlanır. Bu şekilde diş teli takımı sonuçlanmış olur. Bundan sonrasında hastanın uzun süre sabır göstermesi ve dişlerinin çürümemesi için braketler arasını iyi temizlemesi gerekir. Görünmez diş teli tedavisinde ise braketler bu sefer dişin arka tarafına yani görünmeyen yüzüne monte edilir. Birde en son tür olan diş teli tedavisi yöntemi indirekt bonding yönteminde ise hastanın ağız ölçüleri alınarak ona uygun bir kalıp hazırlanır. Bu kalıp sertleştikten sonra üstüne braketler yerleştirilir. Bu şekilde hasta bazı durumlarda diş telini çıkarma imkanına sahip olur.

Diş teli nasıl takılır ya da diş teli tedavisi sırasında can acır mı gibi sorular çok endişe edilecek sorular değildir. Çünkü emin olabilirsiniz ki diş teli takılırken her hangi bir acı hissedilmez. Sadece ilk zamanlarda ağız içindeki hassas doku üzerinde bazı ufak yaralar çıkabilir. Ancak belli bir müddetten sonra onlarda kaybolacaktır.

Saç Bakım ürünlerine dair her şey!

Saçlar insanların kişiliğinin bir parçasıdır. Kozmetik dünyası saçların bakımı ve şekillendirilmesi gibi pek çok konuda çalışmalar yapmaktadır. Saçlardaki kalınlık ya da incelik, yoğunluk, renk ve dağılım gibi özellikler genetik olarak belirlenmektedir. Ayrıca ırka ve yaşa göre de değişiklikler görülmektedir. Saçın oldukça büyük bir bölümü keratin adı verilen protein maddesinden oluşur. Kozmetik reaksiyonlar, keratindeki iyonik ve sülfür bağlarında uygulanan değişiklikler ile gerçekleşmektedir. Diğer proteinler ile keratin kıyaslandığında keratinin birtakım reaktiflerle reaksiyona girmesi gibi bir durum söz konusudur. Oksidan, asitler ya da kaynar su gibi maddeler, kontrolsüz koşullarda kullanıldığında saça olumsuz etki eder ve zarar verebilir. Bu noktada saç bakım ürünleri devreye girer. Saçların beslenebilmesi için kan dolaşımı sayesinde kükürt içerikli olan aminoasitlerin ve diğer maddelerin saç folikülüne ulaşması gerekmektedir.saç bakımı nasıl yapılır, saç bakımı yapma, saç bakımı yapma avantajları Saç gelişiminin olumsuz etkilenmesinde mineral ve vitamin eksikliklerinin, beslenme yetersizliğinin ve bazı ilaçların da etkisi olmaktadır. Besin maddelerinin saçların uzamasında büyük etkisi vardır. Saçların beyazlaması, dökülmesi ve incelmesinin en önemli nedeni protein yetersizliğidir. Saç beyazlamasında melanoasitlerin fonksiyon kaybının ya da sayı olarak azalmasının da etkileri bulunmaktadır. Bunun dışında saç için kullanılan sular ve ilaçlar da saçların beyazlamasına neden olabilir. Saç bakım ürünleri bilinçli ve düzenli bir şekilde kullanıldığında saçlarda oluşabilecek olan hasarlar azaltılırken, sağlıklı saçların da korunması sağlanmış olur. Ayrıca bu ürünler sayesinde saçların canlılığının korunması ve parlak bir görünüm kazanması, saçın ihtiyacı olan bakımının yapılması, şeklinin değişmesi ya da korunması gibi pek çok konuda olumlu etkiler görülmektedir.

Saç bakımında şampuan ve önemi

Saçların bakımının en önemli parçası olan saç temizliğinde kullanılan şampuanlar, saç bakım ürünleri arasında vazgeçilemeyenlerdendir. Saçların terlemesi, kepek oluşumu, dış çevrenin neden olduğu kirlilik gibi saça zarar veren tüm maddelerin saçlı deriyi korumayarak, temizlenmesinde şampuanlar kullanılır. Saç bakım ürünleri üzerinde yapılan kozmetik çalışmalar neticesinde her saç tipi için farklı farklı ihtiyaçlara cevap verecek nitelikte şampuanlar üretilmektedir. Yapılarında bulunan yüzey etken maddelerin dışında kıvam verici ve aktif maddeler, koruyucular, opaklaştırıcı, koku ve renk gibi maddelerin de yer aldığı şampuan seçiminde saç türüne ve saçın ihtiyacına uygun olan şampuan seçimi oldukça önemlidir.

El Bakımı İçin Hangi ürünleri kullanmalı?

El bakımı yüz bakımına göre asında çok daha kolay yapılıyor. Yalnızca cilt yapınıza uygun içeriğinde kimyasal ve alkol olmayan kremleri seçmeniz bu bakımın en önemli noktasıdır denilebilir. El bakımı ise sadece ellerde meydana gelen rahatsızlıklardan dolayı değil de güzel bir el yapısına sahip olmak için de kullanılmalıdır. Özellikle bir kadının kuru, nemsiz ve sönük bir el yapısına sahip olması hiç bir erkeğin hoşuna gitmeyeceği gibi bu durum kadınların güzelliğe olan tutkunluğuna da aykırıdır.  Capcanlı, parlak, yumuşacık ve bakımlı bir el yapısı için mutlaka el kremi kullanmak gerekiyor. Bakımı eller güzel görünmenin önemli bir unsurudur.el bakım ürünleri, el bakımı yapma, el bakımı için ürünlerNemlendirici El Kremleri

Nem ve su cildin karşılanması gereken ihtiyacıdır. Nasıl vücudun günlük suya ihtiyacı varsa ellerinde neme ve suya ihtiyacı vardır. Bu ihtiyacı karşılamanın tek yöntemi ise nem ile su içeriğine sahip el kremi ürünlerini günlük olarak kullanılmasıdır. Yaz aylarında vücut sıcaklara bağlı olarak terleme yapar ve su kaybeder. Bu yüzden yaz aylarında sürekli bakım yapmak gerekir. Özelikle de güneş etkilerine karşı koruma faktörleri kremlerin kullanılması tavsiye edilir. Kış aylarında ise soğuk hava şartlarına bağlı olarak eler kurur ve yine aynı önemde bir bakım gerektirir. Kış aylarında kuruluk ellerin yalnızca dış yüzeyinde değil iç yüzeyinde de rahatsız edici bir seviyeye gelir.

El Bakımında Hangi Markalar Tercih Edilmeli?

Günümüzde el bakımı için üretim yapan yüzlerce hatta binlerce marka vardır. Bazıları gerçekten içeriğindeki etken maddelere bağlı olarak alerjik reaksiyonlara yol açar. Bu durumda elleri güzelleştireyim derken sağlığımıza zarar veririz. Bilimsel olarak kanıtlanmış markaları tercih etmek ve kullanmadan önce etken maddesine bakmak önemlidir. Duyarlı olduğunuz maddeleri içeren kremleri kesinlikle kullanmamalısınız. Aslında böyle karmaşık yapılı kremlerin yerine yalnızca su, nem ve hafif yağ içeren daha sade kremleri kullanmak yeterli olacaktır. Kremlerin fiyatlarına baktığınızda pahalı olan iyidir düşüncesiyle yaklaşmayın. Çünkü her el kremi her cilt yapısı için uygun değildir. Ayrıca hoş kokulu esans türü ve alkollü paraben içerikli ürünlere aldanmayınız.

Doğal Yöntemlerle Kaş ve Kirpik Bakımı

Yüzümüzde belki de en çok dikkat çeken, ışıltılı ve bir o kadar hoş bakan gözler ve gözleri çerçeveleyen kaşlarımız olsa gerek. Daha anlamlı bakışlar için kimimiz kaşlarını kalemle dolduruyor, takma kirpik kullanıyor ya da maskarayı biraz abartıyoruz. Bu da kaş ve kirpiklerimize zarar vererek zamanla incelmesine hatta dökülmesine neden oluyor. Fakat doğal yollardan, zahmetsiz bir şekilde istediğiniz gürlükte kaş ve kirpikleri kısa sürede elde etmek artık hayal değil. Böylece boyalı görüntüden uzak, son derece doğal kaş ve kirpik bakımı yöntemleri ile kendinize güveniniz artacak.doğal yöntemlerle kaş bakımı, doğal yöntemler ile kirpik bakımı, kaş ve kirpik bakımıKaş ve Kirpik Uzatmada Etkili Yöntemler

Kirpiklerinizin kısalığından ve kaşlarınızın seyrekliğinden yakınıyorsanız, bu yazı tam size göre. Evde kolayca uygulanabilen ve oldukça ekonomik olan kaş ve kirpik uzatma ile ilgili yöntemler ve püf noktaları aşağıda sıralanmıştır.

  • Her şeyden önce sağlıklı ve dengeli beslenmek güzel görünmenin bir anahtarıdır. Nasıl ki sağlıklı beslenmeyle saçlarımızın uzama hızı artıyorsa bu durum kaş ve kirpikler için de geçerlidir.
  • Bakım yağları kullanmak en etkili çözümler arasındır. Bunun için kirpiklere ve kaşlara bakım yapan, uzamaya yardımcı Hint yağını tercih edebilirsiz. Yine alternatif olarak, hindistan cevizi yağı, zeytinyağı, avokado yağı, tatlı badem yağı hatta yoğun kıvamıyla ve uzun süreli nemlendirici etkisiyle vazelin de bu tercihlerin arasında bulunabilir.
  • Kulağa biraz garip gelse de sarımsağı kaş bakımınız için kullanabilirsiniz. Bir diş sarımsağı geceden kaşlarınızın üzerinde bir süre gezdirerek yine başarılı bir sonuca ulaşabilirsiniz.
  • Kaş ve kirpiklerinizin hava almasını engelleyen aynı zamanda uzama hızını yavaşlatan bir faktörde göz makyajı ile uyumaktır. Kullandığınız rimel ve kaş kalemleri içerdikleri kimyasallar ile uzun süre cildinizde kaldığında zarar verecektir. Mümkün olduğunca göz makyajı temizlenerek kaş ve kirpik diplerinin hava alması sağlanmalıdır.

Kaş ve Kirpik Bakımı Hangi Sıklıkla Yapılır?

Güçlü kaş ve kirpikler için düzenli bakım uygulamak şart. Ancak kaş ve kirpik bakım sıklığı hakkında yapılan bir hata bu işlemi gün içinde sürekli tekrarlamak olacaktır. Kaş ve kirpiklerinizi makyajdan arındırdıktan sonra, gece yatmadan önce pamuklu çubuklar yardımıyla istediğiniz herhangi yağı, bir miktar alarak kaş ve kirpiklerinize sürebilirsiniz. Bir hafta boyunca her gece bu işlemi yaparak daha sonrasında birkaç gün kaş ve kirpiklerinizi dinlendirmelisiniz. Bu öneriler doğrultusunda güçlü görünen gür kaş ve kirpiklere siz de sahip olabilirsiniz.

Spor yapmak kısırlık sebebi mi?

Her gün düzenli olarak spor ve ya egzersiz yapılması sağlıklı yaşamın vazgeçilmez bir parçası olmakla beraber her şeyde olduğu gibi olduğu gibi sporun da azı karar çoğu zarardır. Ergenliğe yeni girmiş hassas yapıdaki vücudun fazla egzersiz ile zorlanması ve düzensiz beslenmelerin yumurta kalitesini bozarak kısırlığa neden olabiliyor. Çok fazla yorucu ile ağır spor yapan genç kızlarda bu duruma beslenme bozukluğu eklendiğinde östrojen yani kadınlık hormonu azalıyor ve buna bağlı olarak kemik erimesi başlamaktadır. Fiziksel ve ruhsal anlamda çok çeşitli gelişmelerin yaşandığı bu dönemde ağır egzersizler altına giren genç kızların yüzde 60’ında amenore yani hiç adet kanamasının olmaması durumu görülmektedir. Doğum uzmanları ise; kilo kaybının yaşanması aşırı yorgunluk ile konsantrasyon bozukluğu, düzensiz adet kanamaları ve ya regl dönemlerinin kesilmesi gibi durumlarda hemen bir hekime başvurulmasını önermektedir.spor kısırlığa sebep olur mu, sporun kısırlığa etkisi, spor ve kısırlıkYUMURTA KALİTESİNİN BOZULMASINA SEBEP OLUR!

Kadın doğum uzmanları ergenliğe yeni girmiş hassas yapıdaki vücudun fazla egzersiz ile zorlanmasının kas yaralanmalarına ve özellikle kemiklerde herhangi bir travmaya bağlı olmadan kendiliğinden oluşan kırıklara neden olabileceğini belirtmektedir. Özellikle bu durum tedavi edilmediğinde kısırlığa neden olabilmektedir. Çok hazla kilo verenlerde ise altı ay boyunca yumurtlamaları durunca, o döneme mahsus olmak üzere kısırlık sorunları yaşanabiliyor. Vitaminsizlikten dolayı yumurta kalitesi bozulabilir. Uzun süre tedavi edilmediği zaman üreme sağlığında ve kemiklerde kalıcı zararlar meydana gelmektedir. Genç yaşta olan kişilerin kilo almaya başladıklarında adetleri düzene girerek kısırlık sorunları ortadan kalkabilir.

ÖGÜN ATLAMAMALISINIZ!

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanları genç kızların spora bağlı sağlık sorunlarının yaşamamaları için düzenli beslenmeye çok dikkat etmeli ayrıca gerekli durumlarda kalsiyum ve vitamin takviyesi yapılması gerektiğini belirtmektedir. Bilinçsizce yapılan spor sonucunda istenmeyen durumlar yaşanabilir. Fazla spor yapıldığı durumlarda adet kanmalarının tarihleri kaydilerek izlenmeli ve öğün atlamadan düzenli olarak beslenilmesi daha doğru olacaktır. Genç kızlar bayan atletlerle çalışan diyetisyenlerden beslenmeleri ile ilgili tavsiyeler alarak, gerektiğinde vitamin, kalsiyum ve demir takviyesi yapabilirler. Dikkat edilirse bir sorun yaşanmadan istenilen sonuçlara kolaylıkla ulaşabilmeniz mümkün olacaktır.